Emin Çölaşan’ın notu:
Sevgili okuyucularım, sizlerden her gün çok sayıda mesaj alıyorum. Hepsine tek tek yanıt vermem ne yazık ki mümkün olmuyor. Bunlardan bazılarını yazılarımda kullanıyorum, bazılarını ise pazartesi günleri burada yayınlıyorum.
Burada kullandığım mesajların bazılarında, gönderen okuyucularımın isimlerini ne olur ne olmaz diye vermiyorum. Başlarına iş açılmasın.
Ayrıca bu mesajları, harf ve cümle hataları dahil, üzerlerinde hiçbir oynama yapmadan sizlere iletiyorum.
Her pazartesi günü burada, gazetemizin internet sitesinde buluşmak umuduyla.

______________________________

Emin Bey,

Bugün yine yazınızı okudum.Haklısınız sandıklara sahip çıkılmalıdır. Birazcık bilgisayar ilişkime dayanarak size önemli bir bilgiyi aktarmak istedim.

Her sandıkta bir güvenilir partili görev almalı ve seçim saatı sonrası sandık sayımı yapılıp tutanak tutulmalı ve görevliler imzalamalı.

İşte bu noktada çok önemli bir konu var.

Güvenilir görevli Tutanağın resmini çekmeli ve bunu partisinin merkezine göndermelidir. Her sandık için yapılacak bu işlem sonucunda tüm tutanaklar gerçek rakamlarla parti merkezinde toplanacak. Merkezde kurulacak bir ekip bu tutanakları bilgisayarlara girecek ve YSK sonuçları ile karşılaştırırma imkanı olacaktır.

Bu işlem için güvenilir görevlinin resim çekebilecek telefonu olmalı ve bu konuda yapacakları konusunda bilgilendirilmelidir.Eğer resim için telefonu yoksa en azından tutanak rakamlarını bir kağıda not almalı ve bunu merkeze göndermelidir.

Emin Bey başka şekilde ne yaparsanız yapın bilgisayarda yapılacak yazılım oyunlarını farkedemezsiniz.

Köşenizde bu konuya önemle değinmenizi bekliyorum. Teşekkürler..

______________________________

SAYIN ÇÖLAŞAN, İŞYERİME GELDİĞİMDE GÜNE SÖZCÜ İLE BAŞLIYORUM. YAZILARINIZI HERGÜN MERAKLA TAKİP EDİYORUM. OKURKEN YARIN NE YAZACAKSINIZ DİYE MERAK EDİYORUM. SÜPERSİNİZ. BUGÜNKÜ YAZINIZDA KÖRFEZ AKP TEŞKİLATINDAN SMS ALDIĞINIZ YAZMIŞSINIZ. GEÇENLERDE E DEVLET ÜZERİNDEN BABAMIN BİLGİLERİNE BAKARKEN TESADÜFEN GÖRDÜM Kİ BABAM 2012 YILINDA AKP AKŞEHİR 'E AKTİF ÜYE OLMUŞ Kİ HİÇ ALAKAMIZ OLMADI KENDİSİNE SORDUĞUMDA YERLERİNİ DAHİ BİLMEM DEDİ. KENDİLERİNE GİDİP SORDUM HANGİ YOLLARDAN NE ŞEKİLDE ÜYE KAYDI YAPIYORSUNUZ DİYE ? FORM DOLDURTTUKLARINI ISLAK İMZA ALDIKLARINI SÖYLEDİLER. BABAMIN İMZASINI GÖRMEK İSTEDİĞİMİ SÖYLEDİK İKİ ÜÇ DELİKANLI DAKİKALARCA KLASÖRLERİ DÖKTÜ DEVİRDİLER BULAMADILAR. SİNİRLENDİM BENİM VAKTİM YOK SİZİ BEKLEYEMEM LÜTFEN ÜYELİĞİ İPTAL EDİN DEDİM .DİLEKÇE İSTEDİLER ONU DA VERİP ÇIKTIM. BU ARADA BİR KİŞİ BİLE BUYURUN OTURUN DAHİ DEMEDİ SON DERECE SAYGISIZLAR. YANİ İNSANLARIN BİLGİSİ DIŞINDA ÇOK KİŞİYİ ÜYE YAPTIKLARINI DA SONRADAN ÖĞRENDİM. YAZINIZI OKUYUNCA SİZİNLE BUNLARI PAYLAŞMAK İSTEDİM. SAHTEKARLIK DİZ BOYUNU DA GEÇTİ ADAM BOYU!!! SEVGİLER / SAĞLIKLI UZUN ÖMÜRLER DİLİYORUM

Bedriye
______________________________
Her gün yazılarınızı beğeni ile okurum. Sizler olmasanız bu diyarda olup biteni kimse farkına varmayacak. Tekrar teşekkür ederim çalışmalarınıza ve yazılarınıza. Çok sık olmasa da ben de size yazıyorum. Gündem çok yoğun, şimdi bahsedeceğim konu toplumun dikkatinden kaçmış olabilir.
Şu anda hukuken (ilticacılarla ilgili uluslararası anlaşmalar gereği), başkenti Gaziantep olan ve başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası kuruluş ve devletlerin kontrolunda olan bir bölge kuruldu. Bütün ülkelerin Büyükelçilikleri ve BM Gaziantepte ofisler açtı, sürekli personel istihdam ediliyor. Aşağıda linkini ve metnini verdiğim ilanda Hataydan başlayıp bütün Irak, Suriye, Ermenistan ve diğer sınırlarımızda mayınların kaldırılması projesini yönetecek eleman aranıyor.
Evet, bütün sınırlarımızdan mayınlar kaldırılıyor, belli ki buralar yerleşime açılacak (Ağrı Ermenilere söz verildi anlaşılan). Bu çok kaygı verici konuyu dikkatinize sunmak istedim.
Saygılar, sevgiler.
(lütfen ismimi yayınlamayın)
______________________________

Sn.Emin Çölaşan

Kısaca başımdan geçen bir olayı size duyurmak ve güzel memleketimizin ne hale geldiğini gözler önüne sermek için bu elektronik postayı yazmak durumunda kalmış bulunmaktayım.
Pazar günü,(12/05/2015 tarihinde) Üsküdar iskelesinden, saat 12.00 civarında İstanbul Anadolu Yakasından Avrupa yakasına deniz yoluyla geçmek istedim.Yanımda eşimde olmak üzere.
Partilerin ve bağımsız milletvekili adaylarının seçim çalışmaları yapılmakta idi. Bu arada AKP.nin seçim bürosu Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun posterleri ile süslenmiş idi. Sesli olarak propaganda yapılmakta idi. Bu ses kulaklarımızı tırmalarken, gayri ihtiyari bu seste bir anormallik hissettim. Gelen ses Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a aitti.Kulaklarıma inanamadım. Eşime sordum. Evet doğru duyuyorsun. Bu ses Cumhurbaşkanına ait. Yine inanamadım. Arkamdaki yurttaşlara sordum. Onlarda bu sesin Cumhurbaşkanına ait olduğunu teyit ettiler.
Konuyu yorumsuz olarak sizin takdir ve görüşlerinize sunuyorum.
Saygılarımla.

Niyazi

______________________________

Sayın Emin Çölaşan,

bugünkü köşe yazınızı inanın memnuniyetle okuduk.
Eski TBMM Başkanı Uluç Gürkan'ın dosyası elime geçtiğinde hemen okudum ve kendiliğinde "işte en iyisi bu!" dedim. Yıllardır Ermeni konusunda çok önemli kitaplar yayımladık, belgeler sunduk vs. Uluç Beyin kitabı soykırım suçlamasını bütünüyle yerle bir eden çok aydınlatıcı bir kitap. Kitabı bugünkü köşe yazınızda öne çıkarmış olmanız, inanın beni çok mutlu etti. Keşke akıcı bir üslupla da yazılmış olan bu kitabı yüz binlerce yurttaşımız alıp okusa, keşke bazı önemli kurum ve kuruluşlarımız bu kitabı alsalar da yurttaşlarımıza dağıtsalar...
Ayrıca Ermeni konusunun ciddi belge ve bulgular ışığında tartışılması, hem uluslararası alanda hem de Türkiye'de bu konunun bu derinlikte ve bu kadar ciddi belgelere dayanarak çürütülmesi, hiç abartmadan söylemeliyim Mehmet Perinçek kardeşimiz sayesindedir.
Genç yaşına rağmen ısrarla ve yıllarca bu konuda arşivlerde çalışmış, zaman nedeniyle okuyamadığı belgeleri Türkiye'ye getirmiş ve çabasına burada ki hapishanede bile devam etmiş, saygın bir bilim adamıdır.
Bilim adamlığı konusunda da örnektir.

Yeniden size bugünkü yazılarınızdan dolayı teşekkür ederim, dostça selamlarımı gönderirim.

Saygılarımla

Sadık Usta
Kaynak Yayınları Genel Yayın Yönetmeni
______________________________
Tandoğan Meydanı nın adını değiştirdiler,yeni adı Anadolu Meydanı!..
Yarın Taksim'i de değiştirirler!
Alışılmış, içselleşmiş isim halka sormadan değiştirilir mi?
"Tandoğan" neden kimyaları bozuyor?Ankaralı orayı Tandoğan biliyor ve öyle bilmeye devam edecek.
Değişikliğe meraklılar, mahallelerde parklara verdikleri kendi isimlerini gözden geçirsin!
Değiştirerek değiştireceklerini sanıyorlar ama...
Kafaları çarpacaklar,kafalarını vuracaklar duvarlara!
Hukukçular söylemeli, ne yapmalı, nasıl önlenmeli.
(İlber Hoca'nın ağzına sağlık...)

Metin Altay
______________________________
Sayın Emin Çölaşan Bey,
"Ermeni tehciri" başlıklı bugünkü (14.4.2015) yazınızı, diğer yazılarınızdaki gibi, ilgi ile okudum. Yazınızdaki vurgulamalarınız ve tavsiyeleriniz için teşekkür ederim. Bildiğin kadarı ile "van" kelimesi Ermeni dilinde "şehir" anlamındadır. Bu doğru ise, bu ülkenin büyük kentlerinden birinin adıdır. Ayrıca çok güzel ilçelerimizin de adları bu kelime ile biter. Örneğin "Silvan, Tatvan"... Hala daha kullanılan köy adlarını saymakla bitiremeyiz. Dilini hala daha kullandığımız bir kadim ulusa neden "soykırım" yapalım ? Selamlar...

Dr. Güngör Akçay
Erzurum.
______________________________
Emin Abi Merhabalar

Öncelikle iyi çalışmalar diliyorum sana ve ekip arkadaşlarına... 22 yaşındayım öğrenciyim İstanbul'da yaşıyorum. Yazılarını ve gazeteyi sürekli takip eden bir okuyucu olarak her hafta maillere bakmaya çalıştığını ve ne kadar zor durumda olduğunu biliyorum. Lafı uzatmadan özel bir ricada bulunacağım. Sn. Osman Pamukoğlu hakkında gazetenizde pek göremiyorum ben partisinin üyesiyim ve kendisi İstanbul 3.bölge bağımsız milletvekili adayı... Çalışmalarına destek olmak için değerli paşamıza da yer verirseniz çok seviniriz..

SAYGILAR
Alp SODACI
______________________________
Sayın Emin Çölaşan
Bu günkü yazınızda 1915 i anlatırken Doğu cephesinde Ermeni vatandaşlarımızın Türk ordusunu arkadan vurduğunu anlatıyorsunuz.Bundan dolayıdır ki zamanın karar vericileri onları göçe zorlamışlardır.Peki ta şimdi Doğu ve Güneydoğuda Türk Askerlerini arkadan vurmuyorlar mı.Bırakın onları ülkeyi yönetenler vurmadı mı?
Saygı ve sevgilerimi sunar sizin gibi insanların kaleminin ilelebet yazmasını dilerim.
Mehmet Ali Diyarbakırlıoğlu
Ressam

______________________________
Tayyip Erdoğan, parlamenter sistem ile işlerin artık yürümediğini, gömleğin dar geldiğini sık sık ifade ediyor.Bunun üzerine televizyonlarda günlerce tartışmalar yaşanıyor.
Daha öncede AKP' yi kurarken Milli Görüş gömleğini artık çıkardığını belirtmişti.
Niye kimse gerçeği göremiyor. Erdoğan' ın sorunu sistemle değil, terzisiyle.
Erdoğan' ın gömleklerini diken terzi bulunup doğru dürüst gömlek dikmesi sağlanırsa sorun çözülür.
Yoksa bu gidişle millet her akşam aynı tartışmaları izlemekten deli gömleğini giyecek.

Ersoy

______________________________

Emin Bey,
Avustral'da buyuk ugraslar sonucunda buyuk bir alana Turk-Avustralya dostluk anıtının acılısını 13 Nisan 2015 tarihinde yaptık.Bu anıtın acılmaması için Basta Yunan'lılar olmak uzere Ermeni Diasporasıda karsı cıktı.
Biz bunu basardık.Anıtın uzerinede Yuce ATATURK'un ANZAC Anneleri için yazdıgı mektubuTurkce ve İngilizce yazdırdık Avustralya'da ilk haber oldu.Malum burası sakin bir Ülke..Sozcu dahil haber olmadı.
Haber hakkında bilgi almak isterseniz.?
Avustralya'da Yaşayan Türkler
face book sayfasını veya Yeni vatan Gazetesini ziyaret edebilirsiniz.Siz Turkiye'dekiler
Ermeni'lerden devamlı Gol yerken biz Gol atıyoruz.
Saygılarımla

Nejat TEKİNER
______________________________
Davutoğlu, ümitsiz konuşmuş ;
"Seçimde kazanamazsak, emaneti devrederim"
Sonra da eklemiş ;
"Belki gene kitap yazarım"
Aman abicim, sakın haa !!!
Bir tane yazdın, bak ne oldu. Bütün komşularla kavgalıyız. İkinci kitap, kim bilir hangi felaketleri getirir başımıza.
"Günlük yaz" diyecektim ama, olayları nasıl yorumladığını görünce, vazgeçtim.
Sen hiçbir şey yapma abicim, sadece otur. Bütün masraflarını karşılamaya hazırız.
Selçuk Tınaz
______________________________

Çok Kıymetli ÇÖLAŞAN

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nda çalışmakta iken AKP'nin gelmesi ile birlikte 2004 yılında genç yaşta (44) emekli oldum.Emeklilikten sonrada önce bir elektrik firmasında Genel Müdür Yardımcısı daha sonrada bir inşaat firmasında İdari ve Mali İşler Müdürü olarak çalıştım.Çalmadan çırpmadan tüm namuslu insanlar gibi alnımızın teri ile 2014 yılında Ankara-Yenimahalle-Batıkent-Turgut Özal Mahallesi Park Zirve Evleri….. adresindeki daireyi eşim adına aldık.

Bu çok geniş olan Cadde, aldığımızda nasılsa hala o şekilde.Yani toz-toprak, delik-deşik.Asfalt,elektrik,kaldırım yok.Kanalizasyon kapaklarının üzerleri açık.Yağmurda yaşta çamurdan, gece elektrik olmadığından karanlıktan ve köpeklerin sürü halinde saldırılarından, araçlar derin çukurlardan, çocuklar kanalizasyon kapakları olmadığından ve de üzerlerinin açıklığı nedeniyle kelle koltukta acayip gaz kokularından evlerimize gitmekte çok zorlanıyoruz.Kuru havalarda ise araçların geçmesi nedeniyle oluşan toz bulutları ben 13. katta oturmama rağmen evlerimizin kapı ve camlarını açamamakta, nefes almamız zorlaşmaktadır.

Daha evvel defalarca kez Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Başbakanımıza, Sayın İçişleri Bakanlarımıza,Sayın Valilerimize, Sayın Kaymakamımıza,Sağlık Bakanlığının ilgili birimleri ile bizatihi Ankara Büyükşehir Belediyesi Yetkililerine bildirmemize rağmen hiçbir çözüm bulamayarak sonuç alamadık.Evet mücadelemizi birakmadık ve aslada bırakmayacağım.

Konuyu size yazmamdaki ve sizi rahatsız etmemdeki neden ise, sizin çok duyarlı kişiliğiniz ve elinizdeki medya marifetiyle bu durumun önemli bir haber olarak halkımızın ve kamuoyunun bilgisine sunmasını sağlamanızdır.Çektiğimiz rezilliğin yanı sıra, benim bu çaba ve feveranlarıma rağmen hiçbir çözüm üretmeyen Ankara Büyükşehir Belediyesinin bahse konu aynı cadde üzerinde bulunan ve bize yaklaşık 300 metre ileride bulunan ve eski ulaştırma bakanlarımızdan Binali YILDIRIM'ın yeğeni olduğu belirtilen bir müteahhidin sırf daireleri prim yapsın ve yüksek bedelden satılsın diye ilgili müteahhidin arsasının sağı-solu-önü-arkası heryeri trilyonlar harcanarak gereksiz büyüklükte bir park yapıldığı gibi, sadece bahse konu kişinin arsasının yanındaki bizimle aynı olan 1949 cadde Büyükşehir ekiplerince asfalt - kaldırım-park çalışmaları yapılarak değerine değer katmaya çalışmaktadırlar.

Çok yakında büyük reklamlar yapılarak genel seçimler öncesinde AKP reklamı yapmak için ... adet tesis açılışı denilerek şov yapacaklardır.Size sunduğum bilgiler doğrultusunda konuya hassasiyet göstererek Gazetemiz Sözcü'de yayımlatmanız için durumun değerlendirilmesini Saygılarımla Arz ederim.

______________________________

AKKUYU NÜKLEER SANTRALİNİN ARKA YÜZÜ:
*SANTRAL FAY HATTI ÜZERİNDEKİ BİR DOĞA CENNETİNDE İNŞA EDİLİYOR.
*MALİYETİ 22 MİLYAR DOLAR.(ŞU ANDA 1DOLAR=2.70 PARİTESİ TIRMANMAKTA...)
*BİR RÜZGAR VE GÜNEŞ CENNETİ OLAN TÜRKİYENİN ENERJİ İHTİYACININ SADECE
%6'LIK KISMINI KARŞILAYABİLECEK...
*SANTRAL %100 SERMAYE ORANI İLE TAMAMEN BİR RUS ŞİRKETİNİN...
*SADECE RUS VATANDAŞLARI İSTİHDAM EDİLECEK...
*BU RUS VATANDAŞLARININ İSKANI İÇİN 5000-10.000 KİŞİLİK BİR KASABA
İNŞA EDİLECEK.(iNCİRLİK ABD ÜSSÜNÜ ÇAĞRIŞTIRIYOR.)
*AVRUPADA NÜKLEER SANTRALLERDE ÜRETİLEN ELEKTRİĞİN SATIŞ FİATI
4.5-5 SENTKEN, BU SANTRALİN ÜRETECEĞİ TÜM ELEKTRİĞİN 12.35 SENTTEN
EN AZ 10 YIL BOYUNCA SATIN ALINACAĞI İLGİLİ ŞİRKETE TAAHHÜT EDİLDİ.
HAYIRLI... OLSUN DA ALLAH KORUSUN ÇERNOBİL OLMASIN...

Noyan
______________________________

Sözde Ermeni soykırımı iddialarıyla Türkiye’ye uluslararası alanda yöneltilen suçlamalar karşısında milletçe kararlı bir tutum izlememiz ve her düzeyde gerekli tepkiyi göstermemiz gerekiyor.

Bakınız bu haksız suçlamalar konusunda Atatürk ne diyordu:

"Şüphe etmemek gerekirdi ki, Ermeni soykırımı konusundaki sözler, gerçeğe uygun değildir. Aksine, güney bölgelerinde, yabancı kuvvetler tarafından silahlandırılan Ermeniler, gördükleri koruyuculuktan cesaret alarak bulundukları yerlerdeki Müslümanlara saldırmaktaydılar. İntikam düşüncesiyle her tarafta insafsız bir şekilde öldürme ve yok etme siyaseti gütmekteydiler. Maraş’taki feci olay bu yüzden çıkmıştı. Yabancı kuvvetlerle birleşen Ermeniler, top ve ağır makineli tüfeklerle Maraş gibi eski bir Müslüman şehrini yerle bir etmişlerdi. Binlerce çaresiz ve suçsuz ana ve çocukları işkenceyle öldürmüşlerdi. Tarihte bir benzeri görülmemiş olan bu vahşeti yapan Ermenilerdi. Müslümanlar yalnız namuslarını ve canlarını korumak için karşı koymuş ve kendilerini savunmuşlardı. Yirmi gün süren Maraş soykırımında, Müslümanlarla birlikte şehirde kalan Amerikalıların, bu olay hakkında İstanbul’daki temsilciliklerine çektikleri telgraf, bu faciayı yaratanları, yalanlanamayacak bir şekilde ortaya koymaktaydı.

Adana ili içindeki Müslümanlar, tepeden tırnağa kadar silahlandırılan Ermenilerin süngülerinin baskısı altında her dakika öldürülmek tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyorlardı. Canlarının ve bağımsızlıklarının korunmasından başka bir şey istemeyen Müslümanlara karşı uygulanan bu zulüm ve yok etme politikası, uygar dünyanın dikkatini çekecek ve onları insafa getirecek nitelikteyken, aksinin yapıldığını iddia ederek ondan vazgeçilmesini isteme gibi bir teklif nasıl ciddi olarak kabul edilebilirdi?” (Nutuk, CHP İstanbul İl Başkanlığı Yayını, s. 348-349)

Şimdi, başta Atatürk’ün kurucusu olduğu Cumhuriyet Halk Partisi olmak üzere, bütün siyasi partilere, üniversitelere, sivil toplum örgütlerine düşen görev Türk milletine bu konuda yapılan haksızlıklara karşı güçlü bir tepki göstermektir. Bu konuda sessiz kalanlar veya yüzeysel, yetersiz tepkilerle durumu geçiştirmek isteyenler tarihin parlak sayfalarında yer almayacaktır.

Saygılar, sevgiler.

Onur Öymen
______________________________
Emin abi merhaba:) direk olaya giriyorm bn Kadıköy'de oturuyrm ailemin yanina Ümraniye geldim ve bizim evin önünde zübeyde hanim ilköğretim okulu var ve bu okulun teneffüs zili söyle caliyor.allahümme salli alaaaa seyyidine diye gidiyor yani ilahi caliyor.ben ilk kez boyle bisey duyuyorum bu okul imam hatip olsa anlayacam ama.. seninde herzaman dedign gibi burasi Türkiye,pardon yeni Türkiye diyecektim. Saygilarimla emin abi:)

______________________________

SAYGIDEGER ÜSTAD EMİN BEY

TÜRK DÜŞMANLARI.....okudum okudum bir daha bir daha ve de ofiste herkese okuttum bütün gün iletilerimde yayınlıyacağım.
Eline, kalemine sağlık, iyi ki varsınız. Teşekkürlerimle.. Allah razı olsun. Ülke öyle bir hale geldi ki nerdeyse TÜRKLÜĞÜMÜZÜ UNUTTURACAKLAR SİLECEKLER Ş......
Saygılarımla

______________________________

EMİN BEY MERHABALAR SAĞLIKLAR DİLERİM

ÜLKENİN DURUMU HEPİMİZİ UMUTSUZLUĞA DÜŞÜRÜYOR AMA YAPILACAK TEK ŞEY SONUNA KADAR MÜCADELE ETMEK.

CHP NİN OYUNU ARTTIRMASININ BİRTEK YOLU VAR AKP SEÇMENİNİN ANLADIĞI DİLDEN KONUŞMAK. BUDA İŞÇİYE,MEMURA,EMEKLİYE,FAKİR FUKARAYA SONUNDA YAPARMIYIM YAPAMAZMIYIM DÜŞÜNMEDEN VEREBİLECEĞİ KADAR VAADLER VERMESİ GEREK. BİR EV YANIYORSA DÜŞÜNÜLECEK TEK ŞEY O YANGINI SÖNDÜRMEKTİR YANGINDAN SONRASININ PLANLARI YAPILMAZ. ŞU ANDADA ÜLKE YANIYOR.

SAYGILARIMLA

Erdalveli

______________________________

Anayasadan Türk sözünü cikarmaya muktedir olurlarsa halk ihtilâli olur ve ben 65 yaşinda bir hanim olarak en ön safta yerimi alirim.
Saygilarimla
Mualla Aksoy

______________________________

Sayın Emin Bey 17.04.2015 tarihli Sözcü Gazetesindeki yazınızda eğer
AKP bir daha tek başına(Allah korusun) seçilirse artık Türk olduğumuzu söylemek bile suç sayılabilir şeklindeki düşüncenize ben de katılıyorum hatta TÜRKİYE'nin adını bile değiştirmeye kalkar anonim ya da kollektif de koyabilirler.Zaten hazretleri devleti şirket gibi yönetmek lazım diyor ya.TÜRKİYE derken mecburenTürk kelimesini kullanmak zorunda kalmak istemezler.Yok canım o kadar da olmaz diyemeyiz olmaz denilen her şey oldu.Saygılarımla sadık okuyucunuz Füsun

______________________________

Iyi günler Emin Bey. Ben istanbulda yaşayan 20 yaşında genc bir okuyucunuzum. Yazılarınız her sabah merak ve yorumlarınıza hayran kalarak okuyorum. Ancak size haddim olmayarak rahatsiz oldugum bir seyden bahsetmek istiyorum. 20 yaşında oldugun icin sadece 2 yıldır oy kullanıyorum. Oy kullanmaya başladığım dönemde tam olarak seçim maratonunun pes pese olduğu senelere denk geldi. Belediye secimleri Cumhurbaşkanlığı secimleri ikisinde de chp'den sandik görevlisi oldum. Islerin nasıl yürüdüğünü merak ettigimden. Belediye seçimlerinde çok hileler oldu bunu hepimiz biliyoruz. Herkes buna karsi tetikteydi ancak olmadi sistemde oylar degistirildi sonucta. Hem gazetenizde hemde koseyazilarinizda sürekli oy pusulasi soyle olmali su kadar muhur varsa gecersiz soyle yapılırsa gecersiz, dikkat edin oylariniza sahip çıkın diye hakli uyarilarda bulundunuz. Ama bu uyarilara hergun dozaji da arttirilarak devam edildi ve gozlemci oldugum sandıkta insanlarin tabiri caizse paranoyaklastigini iyice herseyden suphelendigini, insanların surekli birbirleriyle kavga ettigini gordum. Hepside sizin uyarilarinizdaki gibi konusuyor su kadar muhur var gecersiz sh var gecersiz diye. Sandik baskaniyla kavga ettiler hakaretler ettiler. Chpden gorevli olduğumu soyledigim halde hicbir şekilde sakinlesmedi ve bu kavgayi cikaranin oyu gecersiz sayildi çünkü oy pusulasini yirtti kafasina gore pusula aldi vs. Demek istedigim bu secimler cok tartışmalı gececek simdiden belli ama bizim halki sakinlestirmemiz gerekiyor. Sakin bir sekilde oylarına sahip cikmalari gerekiyor bagirarak kavga ederek digerlerinden farkimiz kalmaz. Umarim haddimi asmamisimdir. Okursaniz simdiden teşekkür ederim. Saygılarımla
Erge Erdier
______________________________
Sn Colasan

Mukerrer oyu onlemenin en kestirme yolu bana gore parmak boyasi. Akp belli isine gelmiyor. Basta CHP bu konuda neden israrci olmuyor, gundeme getirmiyor? Anlamak mumkun degil. Muhalefet parmak boyasinda israrci olmali...parmak boyasi olmadan secime girmeyi ret etmelidir. Aksi takdirde beyhude secim olacaktir. Gecmis secimler gibi. Saygilarimla

Nazim