BU SAHNE ÇEKİLİRKEN NELER ÇEKTİM, NELER!
Galata Köprüsü'nden geçen bu küçük cipin direksiyonundaki kişi Zeki Müren. Yanında Nilüfer Aydan ve Münir Özkul oturuyor. Ne var ki Sanat Güneşi'nin eli ayağı rahat durmadığı için Özkul'a doğru yanaşan Aydan zor anlar yaşıyor.  

Yüksel ŞENGÜL

Türk Sineması’nın efsane oyuncusu Nilüfer Aydan'ın 60 yıllık sanat hayatında şaşırtıcı olaylar var. Halit Refiğ'in Yasak Aşk filminde gerçekten yasak aşk yaşayan, sinemanın ilk lezbiyen filminde rol alan Aydan, Altın Kafes filmindeki rol arkadaşı Zeki Müren'e ise özel bir parantez açıyor:

"Müziğimizin Sanat Güneşi çok çapkındı. Altın Kafes filminde sürekli peşimdeydi ve elleri hiç rahat durmuyordu. Bunaldığım anlarda bir köşeye kaçıp gizli gizli ağladığımı hatırlıyorum. Anneme söylesem gidip onu öldüreceğini bildiğim için de her şeyi sineye çekiyordum."



AYDAN ŞİMDİ 75 YAŞINDA...

Sinemaya 1955 yılında Yörük Ali filmiyle adım atan Nilüfer Aydan, güzelliğiyle dillere destan olduğu o dönemde çok sayıda erkeğin peşinde gölge gibi dolaştığını gizlemiyor.

Evliyken evlilik teklifi aldım!..


Nilüfer Aydan “Yıl, 1961’di ve Halit Refiğ’in Yasak Aşk filmine başladım. Yılmaz Duru yakışıklı bir adamdı, onunla evliydim ama  Refiğ’in bilgisi ve kültürü beni inanılmaz etkiledi.
Refiğ teklifini yaptı, ‘Şayet Yılmaz’la yollarını ayırırsan ben seninle evlenmek istiyorum”dedi

Türk Sineması’nın efsane oyuncularından birisi olan Nilüfer Aydan sanat hayatının 60. yılını kutluyor. 1955’ten bu yana oyuncu ve dansçı olarak sanat dünyasında yer alan 75 yaşındaki Aydan’la Göztepe’deki evinde 60 yılın anılarını konuştuk.



- Geçişiniz nasıl oldu sinemaya?
Anadolu Film’in sahibi Esat Özgül, ablamın erkek arkadaşıydı. Yıl, 1955’ti ve Yörük Ali adlı filmi çeken Esat Bey beni aldı filme. Oyunculuğa 15 yaşında başladım.
- Bu 60 yılda kimbilir neler yaşadınız.
Bizim kuşak oyunculuk yaparken sinemada para yoktu. Parayla değil aşkla çalıştık. Yaşım küçüktü, çocuktum. O dönemde kendimi filmlerde gösterdiğim için mutlu olurdum. Yıllar sonra sinemanın sanat olduğunu Halit Refiğ’den öğrendim..
- Sizin dans yeteneğiniz de var.
Yılmaz Duru’dan oryantal ve folklor dansı dersleri aldım. Sonra aramızda aşk başladı, evlendik.
- Altın Kafes filmi o arada mı çekildi?
Yılmaz Duru ile Zeki Müren arkadaştı. Yılmaz benden söz etmiş, Kemal Film’den çağırdılar. Altın Kafes filminde Zeki Müren ve Sezer Sezin’le birlikte oynamam teklif edilince heyecandan kalbim ağzımdan çıkacaktı.
- Bu filmle ilgili anılarınız...
Bu filmde Zeki Müren’in tacizlerine hedef oldum. Zeki Müren her fırsatta sıkıştırıyordu beni. Göğüslerimi, kalçalarımı mıncıklıyordu. Köşe bucak kaçıp, gizli gizli ağlıyordum. Beni ilk elleyen, bana ilk dokunan Zeki Müren oldu. Annem Çerkez’dir, ona söylesem gidip Zeki Müren’i öldürürdü. Herkesten gizledim, sakladım.
Mesela, filmde bir sahne vardı. Küçük bir cipe ben dahil 16 kişi bindik. Direksiyonda Zeki Müren var, ben de yanında oturuyorum. Direksiyonu çevirirken, vitesi geçirirken Zeki sürekli dirseğiyle göğsümü sıkıştırıyordu. Bu yüzden kendimi Münir Özkul’un oturduğu tarafa doğru çekiyordum.
- Sizin Amerika maceranız var.
Yılmaz Duru ile birlikte New York’a gittik. Sonra İstanbul’a geldik. New York’a dönecektik ama 27 Mayıs İhtilali gerçekleşti. Bir daha gidemedik.
- Neden gidemediniz?
Çünkü ben aşık oldum. Yıl, 1961’di ve Halit Refiğ’in Yasak Aşk filmine başladım. Yılmaz Duru yakışıklı bir adamdı, onunla evliydim ama Halit Refiğ’in bilgisi ve kültürü beni inanılmaz etkiledi. Yasak Aşk adlı filmde yasak aşk yaşadım. Sinemanın ne olduğunu ben ondan öğrendim. Halit Refiğ benim üniversitem oldu. Onun beynine aşık oldum.

Parayı sahnede buldum


- Yasak Aşk adlı filminiz var...
Yasak Aşk filmi bildiğimiz Aşk-ı Memnu işte... 2008’de Beren Saat’in dizide canlandırdığı Bihter rolünü 47 yıl önce (1961) sinemada ilk ben oynadım. Sıkıntılı bir dönemimdi ve bir gün Halit Refiğ teklifini yaptı: “Yılmaz’la ayrılırsan seninle evlenirim.”
- Evli değil misiniz?
Evliyim elbette (gülüyor). Evliyken evlilik teklifi aldım. Sonra Yılmaz Duru’dan boşandım ve Halit Refiğ’le evlendim. Refiğ benim adımı şikrket kurdu.
- Evli de olsanız bekar da olsanız hep göz kamaştırdınız...
Peşimde koşan çok erkek oldu. Çok evlilik teklifi aldım.
- Halit Refiğ’in yönettiği Haremde Dört Kadın filminde lezbiyen ilişkiler yansıtılmıştı.
Bunlar sarayda yaşanmış olan gerçekler. O filmde Sevda Ferdağ ile Leyla Sayar oynayacaktı. Lezbiyenlik olduğu için kabul etmediler. Onların yerine Ayfer Feray’la Birsen Menekşeli getirildi. n Filmde Nilüfer Aydan’la yakınlaşmak isteyen kadın kim oldu?
Filmin bir hamam sahnesinde Ayfer Feray, beni gözüne kestirip sıkıştırmaya çalıştı ama kaçıverdim elinden.



- Halit Refiğ’le de yollarınız ayrıldı.
Evet, Halit Refiğ’le beş yıl devam etti evliliğimiz ve boşandıktan sonra yeniden dansa döndüm... Kazablanka Gazinosu’nda oryantal olarak çalışmaya başladım. Şunu söyleyebilirim, yıllarca sinemada kazanamadığım paraları oryantal yaparak kazandım. Kazablanka’daki sahne çalışmalarımdan gelen parayla Topağacı’nda daire satın aldım. O arada Yücel Yılmaz’la tanıştım ve 1968’de üçüncü evliliğimi de onunla yaptım. İkinci oğlum Kayhan, bu evlilikten doğdu.
- 80’lerde üçüncü evliliğiniz bitince sinemaya döndünüz.
Hem sinemaya hem dansa geri döndüm. Bu arada dizilerde de rol aldım. Teklif gelirse oynarım.


Hayata daima gülerim


- 75 yaşındasınız ama hala formunuzu koruyorsunuz... Bunun formülü nedir?
Hayata daima gülümseyerek bakarım. Balık yerim. Yıllardır vitamin alırım, maydanoz suyu içerim. Sigaram, içkim ve kötü alışkanlığım yoktur. Erkekler de dahildir buna (gülüyoruz). Hayatımda hiçbir erkek için ağlamadım.

Elle çok tacize uğradım

- Kadına taciz o dönemde de var mıydı?
Evet, o dönemde de kadına taciz vardı. Ben de elle çok tacize uğradım. Bu yaşımda bile taciz edildim. O yıllarda erkekler dirsekleriyle kadınların göğüslerine dokunurdu. Böyle bir kötü moda vardı. Özellikle tramvaylarda olurdu o tür tacizler.