Sözcü Plus Giriş
EGE CANSEN

Dünya iyiye gidiyor

22 Eylül 2019

Yazıya temel bir soru ile başlayalım. Dünya iyiye mi, yoksa kötüye mi gidiyor? Yoksa bir iyiye, bir kötüye doğru dalgalanıyor mu? Bir başka ihtimal de dünyada iyi veya kötü diye bir şey olmadığıdır. Yani iyiye veya kötüye gidiyor ifadeleri, kişiden kişiye, ülkeden ülkeye göre değişen izafi değerlemeler, hatta gerçek bile olmayan algılardan mı ibarettir? “Dünya kötüye gidiyor” diyenlerin, bu kötü gidişin ne zaman başladığını ve kötü gidiş başlamadan önce dünyanın ne mertebede iyi olduğunu “ölçülebilir ve dolayısıyla bugünle kıyaslanabilir” bulgularla ortaya koymaları gerekir. Hakeza dünya iyiye gidiyor diyenler de tezlerini aynı yöntemle savunmalıdır. Bir iyiye, bir kötüye doğru gidiyor yani dalgalanıyor veya değişen bir durum yok, bunların hepsi algıdır diyenlerin de görüşlerini savunmak için kanıt toplamaları şarttır. İktisatçıların sanki alacaklılar uzayda yaşıyormuş gibi “Borçluluk çok arttı, sadece Türkiye değil, dünya borçtan batacak” diye zırva bir tezle felaket kahinliği yaptığı günümüzde bu konuyu, bilhassa dikkatinize sunmak istedim. Dünya, dünyaya olan borcundan batmaz.

TANRININ TASARIMI İYİDİR

Allah yerine kasten tanrı sözcüğünü kullanıyorum. Çünkü fark ettim ki; Allah sözcüğünü kullanınca düşünme özgürlüğüm kısıtlanıyor. “Her söylediğimin İslami kaynaklarda bir karşılığının bulunması gerekir” gibi bir baskı hissediyorum üstümde. Tanrı ile daha özgür bir iletişim kuruyorum. Yale Üniversitesi'nde adı Nicholas Christakis, unvanı ise “Doğal ve Sosyal Bilimler (Social and Natural Sciences) Profesörü” olan bir bilgin adam varmış. Bu muhterem arkadaş önce tıp doktoru, sonra da sosyolog olmuş. “Büyük uygarlıklar, nehirlerin kesiştiği yerlerde kurulmuştur. Bilimde de yaratıcılık, disiplinlerin kesiştiği noktalarda gelişir” der, dururmuş. Min gayr-i haddin, meğer o da benim gibi “Dünya iyiye gider” tezini savunurmuş. Çünkü dermiş Nicholas Hoca (dünya tanrı tarafından, burası benim ilavemdir) “İyi olarak tasarlanmıştır” (good by design). Hoca şöyle devam ediyor: “Her çağda birbirinden beter olaylar yaşanmıştır. Savaşlar, isyanlar, katliamlar, soykırımlar olmuştur. Ama o dönemlerde ‘iyi şeyler' de olmuştur. Ben, iyilerin üzerinde duruyorum.”

DEĞİŞİM VARSA, DEĞİŞİME UYUM GÖSTERMEK DE VARDIR

Darwin'in “en iyi uyum gösterenin yaşamını sürdürmesi” (survival of the fittest) diye özetlediği “Evrim Yasası”, sadece biyolojide değil, her alanda ve özellikle iktisatta geçerlidir. Böyle olduğu için dünyada refah hep artıyor. Çünkü zayıflar elenince, ortaya daha güçlülerden kurulu bir iktisadi sistem çıkıyor. Bu sebeple ben de “yaşam kötüye gitmez, hep daha iyiye gider” diyorum. Tarihin hiçbir döneminde insanlar bugünkü kadar yüksek bir hayat seviyesinde yaşamamıştır. Bundan sonra gelecek nesiller de bizden daha müreffeh yaşacaktır. Tabii, değişime ayak uyduranlar için geçerlidir bu öngörüm. Ayak uyduramayanlar ya tamamen elimine olacak ya da yerlerde sürünecektir.

Son söz: Yarının sorunlarını, yarının teknolojisi çözer.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more