Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Vergiler can yakmamalı!

16 Aralık 2019

Halkın sıkıntıları, problemleri, fukaralığı ikinci plana atılmış gibi… Siyasetçiler arasındaki karşılıklı suçlamalar, yolsuzluk iddiaları her yanı sarmış durumda…

Oysa yeni yıl yaklaşıyor ve Meclis'ten çıkan yeni vergiler de 1 Ocak'tan itibaren tepemize yağmaya başlayacak!

Bu vergilerin halkın canını yakacağı kesin…

Her dönemde vergi konusu idare makamı ile halk arasında huzursuzluk, gerilim yaratmıştır.

Akıllı yöneticiler yurttaşlarının canını acıtmadan vergi almayı becerince orası huzur ülkesi haline gelmiştir. Fakat can yakarak vergi toplanınca o toplum hiçbir zaman huzura kavuşmamıştır.

Eski Roma'da, eyalet valilerinden biri başkente gelip İmparator Tiberius'un huzuruna çıkar ve:

“Ey haşmetli imparatorum. Çok sıkıntıdayız. Vergileri arttıralım” der.

İmparatorun cevabı şöyle olur:

“Evet, arttıralım ama kural şu olmalı: İyi bir çoban, koyunlarının yününü kırpar ama derisini yüzmez! Her yönetici akıllı çoban olmalıdır!”

SÖZCÜ yazarı Soner Yalçın büyük emekler vererek önemli bir kitap yazdı. Adı:

“Kara Kutu – Yüzleşme Vakti”

Soner kardeşimiz bu kitabında “Küresel ilaç endüstrisi ve tekellerinin kara kutusunu” açıklıyor.

Kitap büyük ses getirdi ve her başarılı işte olduğu gibi hemen bir saldırı kampanyası başladı.

Son yıllarda halkımızın yapısı değişti. Kıskançlık, haset ve kin duyguları ön plana çıktı. İnsanlar (özellikle bizim meslekte) birbirinin gözünü oymaya çalışıyor.

Nerede o bizim yiğit, mert, asil, özü-sözü doğru toplumumuz?

“Neden böyle olduk, niçin bu hale geldik?” Bu ayrı bir yazı konusu.

★★★

Kapitalist tıp anlayışını eleştiren Soner Yalçın “Çocuğa lolipop gibi antibiyotik veriyorlar” diyor ve Türkiye'nin boş yere en çok antibiyotik kullanan ülkeler arasında yer aldığını belirtiyor. Yüzde yüz doğrudur.

Yalçın, sağlıklı yaşamayı “Benim ilacım temiz hava, güzel uyku, sağlıklı gıda ve spor” diye izah ediyor. Bunda da çok haklıdır. İnsanlara sağlık için spor yapmak ve beslenmeye dikkat etmek yerine yerine ilaç kullanmak daha kolay geliyor.

★★★

“Küresel ilaç şirketlerinin temsilcileri ve işbirlikçileriyle hesaplaşmamız sürecek” diyen Soner azimli, yılmaz bir meslektaşımızıdır, “Hesaplaşacağız” diyorsa hesaplaşacaktır.

Kitap büyük ilgi gördü. Bu arada bazı doktorlarımızdan ve ilaç endüstrisi çevrelerinden (özellikle aşılar konusunda) tepki ve eleştiriler geldi. Bu da çok normal, çünkü dünya aşı pazarındaki satışlar toplam 40-45 milyar dolar civarında… Öylesine büyük bir pazar…

Aşılar konusunun da ayrıca konuşlulması, tartışılması lâzım. Aşıların faydalıları var, faydasızları var…

“KARA KUTU-Yüzleşme Vakti” okunması gereken önemli bir kitap…

Halkımızın bu kitabı sevdiği, imza günlerindeki uzun kuyruklardan belli…

Herkesin yaşaması gerekli

Okurlarımdan, emekli edebiyat öğretmeni Hami Karslı (hamikarsli@gmail.com) bana gönderdiği mailde Soner Yalçın'ın son kitabı “Kara Kutu”yu büyük bir ilgiyle okuduğunu belirterek şöyle diyor:

“Ölüm imparatoru adı verilen Rockefeller'in modern tıp adı altında neler yaptığını, egemenlerin örgütü olan devletlerin de bu işleri nasıl desteklediğini anlatan Soner Yalçın, gerçekten çok büyük bir cerahati deşmiş durumda…

Yıllar önce Hacettepe Hastanesi'nin büyük konferans salonunda yapılan bir etkinlikte, katılımcı sanatçılardan biri bir fıkra anlatmıştı Aklıma o geldi. Konu ile ilgili olarak sizinle paylaşmak istedim.

Etkinliği izleyenlerin büyük çoğunluğu doktor ve tıp öğrencileriydi. Beni de bir doktor öğrencim davet etmişti.

İzleyicileri güldüren ve büyük alkış alan fıkra şöyleydi:

★★★

Hasta olunca doktora gidiniz ve muayene olunuz.

Çünkü doktorların yaşaması gerekli.

Doktorun verdiği reçeteyi almak için eczaneye gidiniz.

Çünkü eczacıların da yaşaması gerekli.

Ancak sakın aldığınız ilaçları kullanmayınız.

Çünkü sizin de yaşamanız gerekli!”

TEBESSÜM

Elektrik ve gaz lambası!

Okuldan eve gelen çocuk Temel seslenir:

“Dede!”

“Buyur yavrum!”

“Sana bir şey soracağım.”

“Sor bakalım…”

“Okulda öğretmen ‘insanlar birbirinden elektrik alınca evlenir' dedi. Sen evlenirken ninemden elektrik aldın mı?”

“Yok… Bizim zamanımızda elektrik yoktu evladım.”

“Nasıl yani?” 

“O tarihte gaz lambası vardı. Ben de gaza geldim, evlendim!”

GÜNÜN SÖZÜ

Cahil ve bilinçsiz olan toplumlar kolay aldatılıp istenilen yöne çekilebilir!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more