Sözcü Plus Giriş

Ay sonu gelmiyor! İşte vatandaşın bütçe açığı…

2019'da Türkiye'nin geliri ile gideri arasındaki fark 124 milyar TL oldu. Devletin gideri gelirinden yüzde 14 daha fazla çıktı. Bütçe açığı Cumhuriyet tarihi rekorunu kırarken vatandaşın bütçesi de alarm veriyor. Kimi her ay 1000, kimi ise 2000 TL içeride, halk hesaplarında eksi bakiyeye düşüyor veya kredi kartlarına yükleniyor! Vatandaşın bütçe açığı devletinki gibi tarihi seviyede mi bilmiyoruz ama durum alarm veriyor!

Sozcu.com.tr
09:55 -
Ay sonu gelmiyor! İşte vatandaşın bütçe açığı…

Bütçe giderlerinin, gelirlerinden fazla olması durumuna bütçe açığı deniyor. Biz tanımı yazdık ama aslında herkes bunun ne demek olduğunu özellikle son iki yılda çok iyi öğrendi.

2019 bütçesinde oluşan devasa açık gözleri vatandaşın bütçesine çevirdi. Hayat pahalılığının her alanda hissedildiği günümüzde vatandaş da aldığı maaş ile ay sonunu getiremiyor. Bütçesinde oluşan kara delik her geçen gün daha da büyüyor.

ANTALYA

İsmail AKIN / Antalya

Sinan Dülger verdiği bütçe açığına rağmen hayata gülümseyerek bakıyor.

“2 BİN LİRA AÇIK VERİYORUM”

55 yaşındaki iş yeri sahibi Sinan Dülger vergi, kira gibi masrafları düştüğünde elinde yaklaşık 3-4 bin lira para kaldığını belirtti. Evinin kendisine ait olduğunu söyleyen Dülger, “Eşim ve çocuklarım da değişik işlerde çalıştığı halde 2 bin lira açık veriyorum. Bu yüzden de kredi kartına yükleniyorum. Bazen kredi kartı ödemelerini dahi yapamıyor, asgarisini ödeyebiliyorum.

İhtiyaçlar bitmiyor. Markete gidiyorsun kahvaltılığın, deterjanın diğer ihtiyaçlar derken bir bakıyorsun elimizde ki para bitmiş kredi kartına yüklenmişsin. Pazar alışverişi ayrı bir dert. Her şey ateş pahası. Her ihtiyacını alamıyorsun. Şu zamanda borcu olmayan birini düşünemiyorum. Herkes borçlu, çalışanı da, iş yeri sahibi de. Millet 10 yıl geriden gidiyor. Maaşla çalışan bir arkadaşım, “maaşım daha almadan eridi” diyor. Öyle 15-20 lira maaş alıp ta ahkam kesmeyle olmuyor bu işler. Versinler bakalım ellerine 2 bin 350 lira maaş, sonra bununla bir ay geçin desinler. Geçinebiliyor mu bakalım!”

ELAZIĞ

Evren DEMİRDAŞ / Elazığ

Nesrin Şirin

“HER AY 300-400 LİRA AÇIK VERİYORUM”

Pamukkale Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunu olan ancak bir kafede garson olarak çalışan 32 yaşındaki Nesrin Şirin aile bütçesinde her ay 300-400 TL açık verdiğini söyledi. Şirin şöyle konuştu:

Aylık 2 bin 100 lira maaş alıyorum bu maaşla aileme bakıyorum. Aile bütçemde her ay açık 300-400 civarında değişiyor. Aile bütçemin açık vermemesi için yıllardır kendime kıyafet almıyorum ve aynı kıyafetleri giyiniyorum.

Mutfak masraflarımızı kısıyoruz et almıyoruz mesela. Sebze meyveyi çok sınırlı alıyoruz. Kredi kartı kullanmıyorum, bunun dışında doğalgazı en kısık halinde yakıyoruz mutfak ve yatak odamı yakıyorum sadece. Ama ısınmıyoruz sadece faturasını ödüyoruz. Kişisel bakımımdan feragat ediyorum sadece iki ayda bir saçımı kestirmek için kuaföre gidiyorum.

Sosyal çevreye çok fazla girmemeye çalışıyorum çünkü bir yemeğe gitseniz hesaplardan çekindiğimiz için bir arkadaş grubuyla restorana gitmeye korkuyorum. Kültürel anlamda da herhangi bir faaliyete katılmıyorum örneğin kitap almıyorum, sinemaya ve tiyatroya gitmiyorum.

Buna rağmen aile bütçemde açık veriyorum. Bu açığı da eşten dosttan borç para alarak kapatmaya çalışıyorum. İyi bir yaşam sürmek için en az 4 bin lira maaş almamız gerekir diye düşünüyorum.

Duran Özdemir

“ÇOCUĞUMUN HARÇLIĞINDAN KISMAK ZORUNDAYIM”

Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde yemekhane görevlisi olan 51 yaşındaki Duran Özdemir, aldığı maaşın geçinmesi için yeterli olmadığını ve bütçesinin her ay açık verdiğini söyledi. “Ayağımızı yorganımıza göre uzatıyoruz” diyen Özdemir, “Mevcut maaşım 2 bin 300 lira. Zamdan sonra 2 bin 700 lira alırım galiba. Ben kirada oturan biriyim bir ev kirası 600 liradan aşağı değil 300-400 lirada aşağı doğalgaz gelmez. Çocuğum okula gidiyor harçlığıdır, giyimidir derken en az 500 lirada ona gidiyor normal koşullarda. Ama aile bütçemin açık vermemesi için çocuğumun harçlığından kısmak zorunda kalıyorum.

Kredi kartı kullanmıyorum evimin ne eksiği varsa tüm eksikliklerden az az alıyorum. Ayağımdaki ayakkabı yırtık tam yırtıldığında yeni bir ayakkabı alıyorum. Her gün evde farklı yemekler yemiyoruz. Hanım elbise alacak durumu iyi olan akrabalar kullanmadıklarını elbiselerini veriyorlar. Benim cekete ihtiyacım var giymeyen bir yakınımdan alıyorum birkaç sene o ceketle idare ediyorum. Aile bütçemin açık vermemesi için bu gibi tedbirler alıyorum. En az 5 bin lira maaş alacağız ki bu tarz kısıtlamalara gitmeyelim” diye konuştu.

BURSA

 

Halil ATAŞ / Bursa

“BÜTÇE SÜREKLİ BOŞ”

Bursalı 55 yaşındaki 2 çocuk babası Zeki Lapacı, söz konusu şartlar altında birikim yapmanın son derece zor olduğunu belirtti. Lapacı şöyle konuştu:

Bu ekonomik şartlarda birikim yapmak hayal. Sürekli harcama var. Çiftçilik ve esnaflık yapmama rağmen kenara koyabildiğimiz hiç bir şey yok. Çiftçilikten yılda 70-80 bin TL kazanıyorum ama gider 60 bin TL. Geriye kalıyor 10 bin TL. Aynı zamanda esnafım ayda 4 bin TL de gelirim var. Yine de gelecek aya kalan bir şey var mı diye baktığımda yok. Ev gideri, çocukların gideri, faturalar, gel de birikim yap. Birikim yok. Bütçe sürekli boş” ifadelerini kullandı.

Zeki Lapacı.

“ŞARTLAR AİLE KURMA İSTEĞİ BIRAKMIYOR”

Bursa’da Biyomedikal Mühendisi 23 yaşındaki Pınar Başak ise maddi sıkıntıların aile içi dengeleri ve huzur ortamını bozduğunu söyledi. Başak şöyle konuştu:

Aile başlı başına bir eğitim kurumudur. Bir çocuğun gelecek nesillere fayda sağlayacak, topluma yararlı bir birey olması için iyi bir aile ortamında büyümesi çok büyük önem taşıyor. İyi bir aile ortamının olması için de, sevgi, saygı ve karakteristik özellikler dışında maddi açıdan toplumun yaşam standartlarına ayak uydurabilecek finansal durumun olması gerekmektedir.

Bir örnekle açıklarsam; kirasını, evinin faturalarını ödeyemeyen çocuğunun ve eşinin ihtiyaçlarını karşılamak için çırpınan bir birey düşünün. Bu bireyin ruhsal olarak mutlu hissetmesi imkansız ve bu ruh halini eşine ve çocuğuna yansıtması ise kaçınılmazdır. Maddi durumun yetersizliği nedeniyle sıklıkla çıkan tartışmalar zamanla çocuğun psikolojisini etkilemekle kalmayıp eşler arasındaki sevgi ve saygıyı da zedelemekte. Bu şartlar ne yazık ki aile kurma isteği bırakmıyor” ifadelerinde bulundu.

Pınar Başak


SAMSUN

İsmail AKDUMAN / Samsun

Ferhat Kara

Ferat Kara, 48 yaşında ve 3 çocuk sahibi. Asgari ücretle çalıştığını söyleyen Kara, özellikle hafta sonları ek işler de yaptığını belirtiyor. Buna rağmen ay sonunu getiremediğini belirten Kara, “Kredi kartına yükleniyoruz. Ödeme vakti gelince de asgarisini ödüyoruz. Çocukların 2’si okuyor. Evimiz kiralık. Yetiştiremiyorum. Bu şartla da ay sonunu getirmek imkansız. Ekmek aslanın ağzındaydı şimdi midesine indi.” dedi.

MUĞLA

 

Mustafa SARIİPEK / Muğla

Ayşe H. İyigün

Marmaris'te bir otelde çalışan ve üniversitede okuyan oğluna da her ay sürekli para göndermek zorunda olan Ayşe H. İyigün, geçinebilmek için el işi çalışmalar da yaptığını söyledi.

İyigün, “Rölyefler yapıyorum. Eski dantelleri toplayıp onları yeniliyorum, tığdan melekler örüyorum. Bezden ve örgüyle bebekler yapıyorum. Ojelerle ahşap boyuyor magnet yapıyorum. El işi olarak aklınıza gelebilecek ne varsa yapıyorum diyebilirim. Yazın turistlere sattığım için iyi kazanç oluyor.

Kışın ise kermeslere ve hafta sonları ikinci el satışı yapan yerlere katılıyorum. Kışın ayda nereden bakarsan bak 1000 liraya yakın para kazanıyorum. Denizli'de okuyan oğlumun ev kirası ve harçlığı çıkmış oluyor. Eşim asker emeklisi ama ailesine yardım etmek zorunda. Ev kira. Ayakta kalabilmek için büyük uğraş veriyorum” dedi.

KONYA

 

Müslüm EVCİ / Konya

Mehmet Savaş

Konya’da TIR şoförü olan 37 yaşındaki Mehmet Savaş, 3 çocuk sahibi olduğunu ve aylık gelirinin 3 bin lira olduğunu belirtti. 800 TL ev kirası ödediğini söyleyen Savaş, “Doğalgaz, su ve elektrik faturamız 700 lira tutuyor. Çocuklarımın okul servis ücretleri 250 lira tutuyor. Aylık gıda masrafı ise bin lira tutuyor. Bize aylık kalan para sıfır var elde sıfır. Sosyal hiçbir hayatımız yok. Ayı ucu ucuna zor denk getirebiliyorum. Çocuklarımın geleceğinden endişe duyuyorum. Kurbandan kurbana evimize et giriyor. Böyle nereye kadar sürer, bilemiyorum” dedi.

ÇANAKKALE

 

Mehmet ANDAÇ / Çanakkale

Gazetecilik yapan 29 yaşındaki Esra Çanlı ise aile bütçesinde açık olamasa da ellerinde az miktarda para kaldığını söyledi. Çanlı şöyle konuştu:

Bütçe açığı açıklandı. Kötü bir durum, vatandaş zaten geçimde zorlanıyordu. Vatandaşın halini görünce böyle bir rakamın ortaya çıkmasını bekliyorduk. Devlete yansıyan açık bize de yansıyor. Pazar alışverişleri, ev kirası gibi ihtiyaç harcamaları olsun bunlara gelen zamlar bizde de açık yaratıyor. Açık olmasa bile elimizde kalan para azalıyor. Durumun düzelmesini umuyoruz.

KOCAELİ

 

Uğur ENÇ / Kocaeli

Doruk Cihangir Ahişoğlu

Kocaeli'de garsonluk yapan 28 yaşındaki Doruk Cihangir Ahişoğlu, ay sonunu getirecek bir bütçesi olmadığını söyledi. Eşinin de çalıştığını ancak buna rağmen hiçbir şekilde ayın sonunu getiremediklerini söyleyen Ahişoğlu, “Aylık ortalama 3 bin 500 lira ev giderimiz var. Çok çalışmama rağmen, eşim çalışmasına rağmen hiçbir şekilde ayın sonunu getiremiyoruz. Hiçbir faturaya yetişemiyorum. Faturalara yetişsem mutlaka bir şeyler eksik kalıyor.

Sabah 7.30'da evden çıkıp akşam 9'da eve giriyorum. Buna rağmen 111 lira elektrik faturası geldi. Sadece haftada 2 kere çamaşır makinesi açıyoruz. Evde doğru düzgün elektrik kullanmıyoruz zaten. Telefon faturamız cabası. İnternet kullanmadığımız halde, olmuyor. Elimizden geldiğince ev ihtiyaçlarımızı kısmak için çabalıyoruz. Ay sonunu bu şekilde getirmeye çalışıyoruz.

Dolabımız boş. 1+1 eve bin lira kira ödüyorum. Aidatı var. Merkezi sistem yakıtı var. Kendi ihtiyaçlarımı hiçbir şekilde karşılayamıyorum. En az 1 yıldır üstüme başıma, kendime bir şey almadım. Eşime de aynı şekilde bir şey alamadık. Var olanla bir şekilde yetinmeye çalışıyoruz. Ancak bu ekonomide insanların bu kadar çalışmasına rağmen aldıkları karşılık hiç denecek kadar az.

Eşim bir süre çalışmadı. Bu sebeple bir süre borçlandık. Sürekli olarak aylık 500 ile bin lira arasında bir açığımız oluyordu. Eşim işe girdikten sonra, çocuksuz bir ailede 2 kişi çalışarak bu açığı dengeleyebildik. Çocuk sahibi olmak için ikinci bir işe girmemiz gerekiyor. Evimizi ancak öyle döndürebiliriz.” açıklamasında bulundu.

ESKİŞEHİR

Kemal ATLAN / Eskişehir

Saber Doğan

Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde memur olan, evli ve 2 çocuk annesi Saber Doğan, aile bütçesinin her ay daha fazla açık verdiğini söyledi. Saber Doğan şöyle konuştu:

Açık her ay katlanarak gidiyor. 2 tane çocuğum var. Eğitim zaten berbat. Okulda alamadıkları eğitimi dışarıdan aldırmaya çalışıyorum. Benim çektiğim sıkıntıları çocuklarımın çekmemesi için. Dünya kadar para ödüyorum çocuklara. Yemesidir, içmesidir, servisidir, okuludur, kitabıdır…

Harcamalar her ay katlanarak gidiyor. Aile bütçelerinin açık vermemesi mümkün değil. 20 sene önce markete gidip aldıklarımla şimdi gidip aldıklarım arasında dünya kadar fark var. Aile bütçemizin açık vermemesi için mesela markete gitmiyorum, gitmemeye çalışıyorum. Yani acil olan ihtiyaçlarımı topluyorum her hafta gideceğime 2 haftada bir gidiyorum. Ya da maaşımı aldığım zaman gidiyorum. Bazı ihtiyaçlarımızı öteliyoruz. Kredi kartlarımın minimum ödeme tutarını ödüyorum. Para kalırsa asıl ihtiyaçlarımı karşılıyorum. Para kalmazsa bir dahaki aya erteliyoruz. Sürekli erteleme yapıyoruz.

 

Son güncelleme: 13:59 17.01.2020
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more