Sözcü Plus Giriş
EMİN ÇÖLAŞAN

Eskisi gibi olmayacak

12 Nisan 2020

Sevgili okurlarım, yazının başlığını bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Umarım yanılırım ama bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Sokaklarda gezmeyi…

Dışarıda yürüyüş yapmayı…

Bir yerde oturup çay, kahve içmeyi…

Berbere, kuaföre gitmeyi…

Maça, sinemaya gitmeyi…

Eş dost, akraba ziyaretlerini…

Dışarıda içki içip muhabbet etmeyi…

İnsanlarla el sıkışmayı, kucaklaşmayı, sarılıp öpüşmeyi…

Her şeyi, ama her şeyi uzunca bir süre unutmak zorunda kalacağız.

★★★

Toplumda acayip bir kızgınlık, panik, bilinmezlik var.

Kim ne derse desin, isteyen inkâr etsin ama gerçek bu.

Bunu hem kendim gözlemliyorum, hem de sizlerden gelen okur mesajlarında görüyorum.

Bazı insanlar bu panik nedeniyle kişilik değiştiriyor. İsminin yazılmasını istemeyen bir okurum anlatıyor:

“Bir konuda size akıl danışmak istiyorum. Son korona olayları sonrasında bizim hanımda tuhaf değişiklikler olmaya başladı. Çok titiz olduğu için olsa gerek, bazı şeyler yapıyor ki, onu tanımakta güçlük çekiyorum.

Hanım şimdi emekli ve 65 yaşın üzerinde. Dolayısıyla dışarı çıkamıyoruz. O halde ne yapacağız, marketten sipariş vereceğiz.

Bizim hanım önce, gelen poşetleri tek tek antiseptikle yıkıyor. Bu işi yaparken çamaşır suyu kullanıyor.

Önceleri ekmekleri de yıkamaya, ya da silip kurutmaya kalkışmıştı ama şimdi bu işi hafif ıslak ve antiseptikli bir bezle sıvayarak yapıyor.

Sonra aynı karışımla bütün meyveleri tek tek yıkıyor, eve gelen bütün paketleri siliyor.

Ancak birkaç gün önce evde tanık olduğum bir manzara beni ürküttü.

Şimdi kağıt paraları ve metal paraları da yıkamaya başladı.

Kağıt paraları ilaçla siliyor, metalleri tek tek yıkıyor. Sonra kağıt paraları çamaşır gibi asıp kurutuyor.

Geçen gün bankadan para çekip eve getirdim, hepsini birden güzelce yıkadı.

Bir şey desem, içerideki odada hapşırsam veya öksürsem kıyameti koparıyor. Sinirleri tepesinde, bağırıp çağırıyor.

Benim kaç yıllık eşim böyle değildi ve şimdi görüyorum ki ruh sağlığı epeyce bozulmuş, ya da bozulmak üzere. Ona dokunma, buna dokunma, yanıma yaklaşma, her şey yasak oldu bizim evde.

Dahası var, evde maske takmaya zorluyor ve kendisi de takıyor. Çaresiz kaldım, ne yapacağımı bilemiyorum. Yav hanım, gelen giden yok. Birbirimize karşı mı maske takacağız falan demek işe yaramıyor. Sonra işi şakaya vurmak zorunda kaldım, bari yemek yerken de maskeleri çıkarmayalım dedim!

Acaba bu durumda ben ne yapabilirim?..”

Bu okuruma yardımcı olamadığım için üzgünüm!

★★★

Okurum Esra Hanım yazıyor:

“Emin Bey, şimdi bunu okuyunca seninki de dert mi diyeceksiniz ama dert. Bir köşe yazınızda yer verebilirseniz çok sevinirim.

10 yıldır devam eden problemli bir evliliğim vardı. En sonunda zar zor çekişmeli boşanmadan anlaşmalı boşanmaya döndük.

Kurtulacağım diye duruşma için gün, saat ve dakika sayarken haydii, korona nedeniyle bizim duruşma da iptal.

Artık yüz göz olmuş, çığırından çıkmış bir sürü olaylarla yeniden baş başa kaldım.

Evlenmek serbest ama boşanma iptal.

İki dakikada evleniyorsunuz ama iş boşanmaya gelince bin türlü engelle yüz yüze kalıyorsunuz.

Sürecin kaç ay devam edeceği belirsiz. Önümüzdeki yaz aylarında bu kez adli tatil başlayacak ve bizim duruşma en erken yıl sonuna sarkacak.

Teknolojinin bu kadar gelişmiş olduğu bir dünyada hiç değilse bu gibi duruşmalar online yapılamaz mı?..”

★★★

Afet Hanım yazıyor:

“65 yaş üzeri emekliyim ve evden dışarı çıkamıyorum. Bugüne kadar gidip maaşımı alamadım. Cumhurbaşkanı açıklama yaptı, emekliler maaşlarını evlerinde alacak dedi. Ben maaşımı özel bir bankadan alıyorum. O bankayı aradım, bizim böyle bir hizmetimiz yok, maaşı evde vermemiz mümkün değil, kamu bankalarında var dediler.

Emeklilere güya kolonya verilecekti, maske gelecekti ama gelen giden yok. Onlardan vazgeçtim, maaşımı alamıyorum. Hepsi palavra. Kapımı şu ana kadar bir Allah kulu çalmadı. Bu konuyu köşenizde dile getirmenizi rica ederim…”

★★★

Almanya'dan Hadi Bey yazıyor:

“Mainz Başkonsolosluğumuz, çevresindeki bütün vatandaşlarımıza mesaj gönderip cumhurbaşkanının kampanyasına katılmamızı istiyor. Mesaj özetle şöyle:

 ‘Biz bize yeteriz kampanyası çerçevesinde bağışlarınızı Almanya'daki Ziraat Bankası şubelerine havale masrafı ödemeden gönderebilirsiniz.'

Türkiye'de yaşayanlar herhalde bitti ki, para toplama sırası anlaşılan bize, yurt dışındakilere geldi!”

★★★

Almanya'dan Yusuf Kasap yazıyor:

“Emin, bugünlerde bile elinden silahı bırakmıyor, önüne gelene ateş ediyorsun.

Rabbimden bir tek dileğim var. O da, bir gün seni Recep Bey'e muhtaç etmesi.

Yahu sen bu dünyaya kazık çakmaya mı geldin? Ölmeye hiç niyetin yok mu?

Öl de şu millet biraz rahat etsin.

Senin öldüğün gün bir yerlerime kına yakacak ve helvalar dağıtacağım.”

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more