Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Vay vay! Bu ne şiddet bu ne celâl?

20 Haziran 2020

İçişleri Bakanı'na yakıştı mı?

Nedir bu hiddet, bu öfke?

Bakan Süleyman Soylu'nun meslektaşımız Saygı Öztürk hakkındaki sözlerini dehşet içinde okudum.

Bir devlet adamı böyle konuşmaz!

Önce şunu söyleyeyim:

Saygı Öztürk meslek ahlâkı yüksek olan ve bugün sayıları çok azalan düzgün gazetecilerden biridir. Mesleğimizin yüz akıdır.

★★★

Ne yapmış Saygı?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yu “Bu yazısı namussuzluktur!” diyecek kadar çileden çıkartan ne yapmış?

Saygı Öztürk, AKP Trabzon Milletvekili Bahar Ayvazoğlu'nun eşi Ali Ayvazoğlu'nun “Yükseliş öyküsünü” yazmış…

Haber yalan mı? Yanlış mı? Nedir?

Hayır, anlatılanlar doğru, kanıtlı, ispatlı…

Neresi namussuzluk bunun?

Anlatılanların doğru olmadığını iddia ediyorsanız, yasal hakkınızı kullanıp tekzip edersiniz. Küfretmek, hakaretler, tehditler savurmak niye?

★★★

Bakan Süleyman Soylu “Ali Bey'e minnettarız. Trabzon turizmini ayağa kaldırdı. Bu günden sonra bu namus düşmanını kim muhatap alırsa gözümde aynı namussuzluğun ortağıdır, haysiyet celladıdır!” diyor.

Yalnız Süleyman Soylu'nun değil, hiçbir bakanın, haber hoşuna gitmedi diye, gazeteciye küfretmeye hakkı yoktur!

Devleti yönetenlerin üslûbu millete örnek olmalıdır.

Devlet adamının ifadelerinin “gerçek bir devlet adamı gibi” olgun, düzgün, seviyeli olması gerekir.

Acaba bizzat Süleyman Soylu, kullandığı sözleri kendisine yakıştırdı mı? Ben şahsen o makamdaki bir kişiye hiç yakıştıramadım. Yazık etti!

Amaç korku yaratmak!

Ülkemizi yöneten iktidarın demokrasi anlayışı (!) bu…

Hoşlarına gitmeyen haberleri yazanlara hakaretler yağdırıp tehditler savurmak ve… İşlerine gelmeyen gazetecileri, tutuklayıp hapse tıkmak!

OdaTv'yi neden kapattılar? Hükümlü olmadıkları halde (Murat Ağırel, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Müyesser Yıldız, Hülya Kılınç ve diğerleri gibi) birçok meslektaşımızı neden cezaevine kapattılar?

Tutuksuz yargılanamazlar mıydı?

Hayır, maksat korku yaratmak!

Gazetecilerin gerçek habercilik yapmasından hoşlanmıyorlar. Her gazetecinin “yağdanlık” olması isteniyor!

Kendinden olmayanlara korku salıp, hak arayanları, adalet isteyenleri, demokrasi diyenleri sindirmeye çalışıyorlar! İşin gerçeği bu!

★★★

Düşünceyi ifade özgürlüğü istemeyeceksin, haksızlıklar var demeyeceksin, vatandaşın dertlerini dile getirmeyeceksin…

O zaman iktidarın gözdesi olursun, her işin düzgün gider, ballı böreklere konarsın…

“Peki, siz neden öyle yapmıyorsunuz?” diye soranlar olabilir…

Bu karakter meselesidir…

Bizim ilkemiz, ülkemizin ve milletimizin haklarını savunmaktır.

Düzgün ve dürüst davrananlar, Saygı Öztürk ve diğer SÖZCÜ yazarları, OdaTv mensupları, Yeniçağ yazarları Murat Ağırel ve Yavuz Selim Demirağ ile muhtelif yayın organlarından çok sayıda muhalif gazeteci hedef tahtasına oturtuluyor.

★★★

Dünyanın her yanından izlenen İngiliz yayın kuruluşu BBC, ülkemizde gazetecilere ağır baskı yapıldığını anlatarak “Türkiye dünyanın en büyük gazeteci hapishanesidir!” diye yayın yaptı.

Ülkemiz için çok üzücü bir durum!

TEBESSÜM

“Sökül paraları!”

Eczacı olan Temel, eczanesini yeni açmıştır. Akşam üzeri yüzü korona maskeli bir adam gelir, elindeki tabancayı ona doğrultarak:

“Sökül paraları! Kasada ne kadar varsa ver!” diye kükrer. Temel boynunu büker:

“Kusura bakma hemşerum… Bakanlığın emru var. Reçetesiz hiçbir şey veremem!”

GÜNÜN SÖZÜ

Kuvvet, adalete zorbaca galip gelse de sonunda kazanan adalet olacak!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more