Sözcü Plus Giriş

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin sınır içinde de dışında terörle kararlı bir şekilde mücadele ettiğini kaydeden Çelik, “PKK ile sürdürdüğümüz gibi geçen haftalarda DEAŞ’a göz açtırmayan güvenliğin operasyonları gerçekleşti” dedi.

“KABA SABA AÇIKLAMALAR YAPTILAR”

Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan eylemleri ve çeşitli ülkelerin bu konuda yaptığı açıklamaları takip ettiklerini kaydeden Çelik, şunları söyledi:

* Türkiye’nin egemenlik hakkına dönük olarak hiçbir şekilde kabul edemeyeceğimiz yaklaşımlar, cümleler söz konusu oluyor.

* Kendi ülkelerindeki olaylarla ilgili detaylı anlayış bekleyenler, bizim ülkemizdeki olaylarla ilgili olarak son derece kaba saba, standart açıklamaları yapmakla yetiniyorlar.

* Türkiye’de bu açıklamaların ifade ettiği gibi bir durum söz konusu değil.

Boğaziçi’nde herkesin protesto hakkını kullandığını belirten Çelik, “Sonra engelleme, işgal etme, rektörü dışarı çıkarmama gibi yaklaşımlar demokratik protesto içine girmiyor. Boğaziçi, gözbebeğimiz bir üniversite. Bundan sonrasında artık eğitim öğretim hayatının sağlıklı bir şekilde işletilmesine odaklanmak gerekiyor” dedi.

“DİJİTAL FAŞİZM VE DİKTATÖRLÜK GETİRECEKTİR”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya Twitter tarafından getirilen kısıtlama kararlarına değinen Çelik, şu ifadeleri kullandı:

* Sosyal medya şirketleri birer özgürlük mecrası olarak ortaya çıktılar. Şimdi kafalarına göre, keyfi kararlarla kamu otoritesi gibi davranıyorlar.

* PKK/PYD yöneticilerine ‘mavi tık’ verilirken KKTC yöneticileri neden bundan mahrum bırakılıyor? Bunu neye göre yapıyorsunuz? Sosyal medya özgürlükçü mekanizma olarak çıktı ama şimdi ulusal iradelerle kavga eden, milli egemenlikle hukukla kavga eden mekanizmaya dönüşmeye başlıyor.

* Bu arkasından dijital faşizm getirecektir, dijital diktatörlük getirecektir. Artık yeni mücadele alanı siber alandır. Bu kriz alanına olumsuz katkıda bulunmak yerine mantıklı bir açıklama getirmelidirler.

“TÜRK ASKERİ KIBRIS’TAN ÇEKİLMEYECEK”

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da cevaplandıran Çelik, Yunanistan’la yapılan istikşafi görüşmelerin sağlıklı yürümesi için hassasiyet göstermeye çalıştıklarını belirtti. Türkiye’nin görüşmelere olumlu katkı sağladığını pozitif gündemle devam ettiğini belirten Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

* Yunanistan radikal dilden vazgeçmeli. Türk askeri Kıbrıs’ta işgal gücü değildir. Tam tersine barış gücüdür. Türk askeri oraya katliamları önlemek için gitmiştir.

* Maalesef bu katliamların halen mantığını taşıyan kesimlerin aynı ırkçı yaklaşımları üretmekle meşgul olduklarını görüyoruz. Türk askerinin oradaki varlığı kalıcıdır. Türk askeri oradan çekilmeyecek.

* Türk askeri işgal gücü olarak nitelendirilemez. Garantörlük ve askerin orada bulunmasının modasının geçtiğini söylüyorlar. Ne garantörlüğün modası geçti ne Türk askerinin orada olmasının sebepleri ortadan kalktı.”

“GELECEK NESİLLERE BORCUMUZ”

Yeni anayasa çalışmaları hakkındaki soruyu yanıtlayan Çelik, şunları söyledi:

* Bugün ‘parlamenter sisteme dönelim’ diyenler o zaman parlamenter sistemin çalışmalarında, doğru düzgün bir kuvvetler ayrılığı sistemi, denge denetleme sistemi getirememişlerdi. ‘Parlamenter sistem’ diyerek konuyu başka yere çekmeye çalışıyorlar.

* Cumhurbaşkanı halk tarafından seçiliyor. Millete verilmiş bir yetki milletten geri alınamaz. Nasıl sistem öngörüyorlar temel haklar koşununda, nasıl bir Meclis istedikleri konusunda yaklaşımlar milletin önünde tartışılmalı.

* Tek başımıza yapacak gücümüz olsa bile AK Parti ya da Cumhur İttifakı olarak en geniş uzlaşmayı biz arzu ederiz. Anayasa gelecek dönemlerin nüfus cüzdanı niteliğindedir. Geniş bir uzlaşıyla sağlanması gerekir. Buna herkesin pozitif katkı yapması gerekiyor.

* Siyaset kurumunun anayasa konusunda yapacağı işler gelecek nesillere borcumuzdur. Herkes Türkiye’de darbe anayasasından bir yakınır, eleştiri getirir fakat sivil siyaset sıfırdan bir anayasa yapma ödevini yerine getirememiştir. Bugün siyaset yapan kim varsa gelecek nesillere yeni bir anayasa borcumuz vardır. Gelecek nesiller bunu hak ediyor.

CHP’den istifa eden Muharrem İnce’nin “Asla Cumhur İttifakı’yla bir arada olmayacağım” açıklamasını değerlendiren Çelik, “Cumhur İttifakı’yla beraber olmak herkese nasip olamaz” dedi.

“KENDİ PARTİSİNİN ZAYIFLIĞINI GÖSTERİYOR”

CHP’den yapılan istifalardan AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sorumlu tutulmasını eleştiren Çelik, şu ifadeleri kullandı:

* Hemen Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne haksız ve maalesef ahlak dışı ‘saray’ diyenler bu gelişmeler arkasında Cumhurbaşkanımız, partimiz, iktidarımız arayışına giriyorlar.

* Zaten birisi partisinden istifa ettiği zaman birileri çıkıp da bize bağlıyorsa kendilerinin ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor. Biz istediğimiz zaman birisinin partisinden birini sökebiliyorsak bunu söylüyorsa kendi partisine hakaret ediyordur. DHA

İlginizi ÇekebilirDestici'den Akşener'e 'yeni anayasa' ziyaretiDestici'den Akşener'e 'yeni anayasa' ziyaretiİlginizi ÇekebilirSarıgül'den 'yeni anayasa' açıklamasıSarıgül'den 'yeni anayasa' açıklaması