16 milyar TL’lik ihalenin hesabı verilmeli

Değerli okurlar, uzun yıllardır pazarlık usulüyle (çoğu 21/b) ihalelerini yazıyor, proje proje duyuruyorum. “Pazarlık” usulü, Kamu İhale Kanunu'nun 21. Maddesi.

Olağanüstü şartlar için konulmuş maddenin, felaket ve afetin yaşanmadığı 2015-2019 döneminde varmış gibi işletilmesi, rekabeti ve saydamlığı ortadan kaldırdı.

İktidarın yönettiği kamu kuruluşlarında az sayıda müteahhidin çağrıldığı, yüzlerce yol, köprü, cezaevi, ihalelerinde “pazarlık” usulü, su yolu haline getirildi.

İhalelerin katılıma açık, saydam yapılması bütçeden müteahhitlere ödenecek kaynaktan tasarruf demekti. Bu tasarruf ise çalışarak ödediğimiz vergilerden başka bir şey değildi. Çalışanın, emeklinin insanca yaşayabileceği geliri, çocukların iyi eğitim alabilmesi,  gençlerin asgari ücrete, hayattan bıktıran kölelik koşullarına razı olmaması için önemliydi.

Usulsüzlükleri belgeleriyle “Olağan İşler” adıyla kitaplaştırdım. Kuşkusuz ki, bu çarpık ihale düzeninin şu gün bitmesi için bir neden bulunmuyor!

Birçok okur bu konudan hâlâ mı bıkmadığımı içtenlikle merak ediyor.

Son olarak bir okurum sosyal medyada “Bunun gibi yüzlerce konuyu gündeme getirip sordunuz Kaçından sonuç çıktı?” diye sordu.

Bu satırları da dertleşmek için değil, pazarlık usulüyle yapılmış kapalı yüzlerce büyük ihaleyi kamuoyuna taşıyan bana bile “Bu kadar olmaz” dedirten son ihaleyi duyurmak için yazıyorum.

Üç bakanlığın 2021 yılı bütçesine bedel tutarda (Enerji, Ticaret, Dışişleri) bir ihaleden söz ediyorum.

Adı:

“Aksaray-Ulukışla-Yenice Yüksek Standartlı Demiryolu Hattı İnşaatı ile Elektromekanik Sistemlerinin Temini ve Yapım İşi”

Yaklaşık Değer: 16.338.146.708,00 TL.

Evet, 16.3 milyar TL.

(2021 yılında Enerji Bakanlığı'na 4, Ticaret Bakanlığı'na 6.6, Dışişleri Bakanlığı'na 5.8 milyar TL ödenek konuldu.)

Bu büyüklükteki bir ihale Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından, ayrı kesimlere bölünme gereği duyulmadan, tek kalemde ve pazarlık usulüyle ihale edildi.

19-20 Ağustos'ta yapılan ihaleye katılan firma ve teklifler:

(En düşük teklifi veren Taşyapı dışındaki tekliflere dikkat. Yaklaşık maliyetin çok çok üzerinde….)

Taşyapı yükselirken

Taşyapı'nın adını yakın zamanda yine bir büyük 21/b ihalesinde gördük ve Sözcü okurları geçen ay bu köşede okudu: “Halkalı-Ispartakule Arası (Kanal İstanbul Geçişi) Demiryolu İnşaatı”

O ihaleyi Gülermak ve Yapı&Yapı ile üstlenen Taşyapı, bu ihaleye de Çin firmasıyla girmiş. Taşyapı'nın demiryolu işlerinde yeterliliği var mıdır bilmiyorum ama birçok demiryolu işi yapmış Çin firmasıyla ihaleye girince, ya da girmesi uygun görülünce muhtemelen bu sorun kalmamıştır.

Başlıktaki “hesap verme” konusunu açalım:

16 milyar TL'lik ihaleyi, kesimlere bölmek mümkünken neden tek kalemde, açık usulle yapmak mümkünken neden pazarlık usulüyle yaptınız?

Sağlanan tasarruf yeterli midir?

Bu ihaleyi vatandaşın haklarını gözeterek denetleyebilecek soruşturabilecek bir mekanizma var mı?

Osmaneli YHT'ye İsveç kredisi

Tam bir yıl önce bir büyük demiryolu projesi daha ihale edildi. Yine pazarlık usulü, 21/b, yine kapalı. Ama bu ihaleyi hemen ertesinde bu köşede duyurmuştuk.

Bandırma-Bursa-Yenişehir Osmaneli Yüksek Standartlı Demiryolu Hattı İnşaatı ile Elektromekanik Sistemlerinin Temini İşi Projesi”ne beş firma/firma grubu davet edilmiş, ihaleyi 9 milyar 449 milyon TL teklifle Kalyon İnşaat almıştı. Geçenlerde bu projeyle ilgili Bandırma'da halkı bilgilendirme toplantısı yapıldığı haberini okuyunca merak ettim.

Lütfedip bizim yetkililerin açıklamadığı bir bilgiye ulaştım. Meğerse proje finansmanı konusunda İsveç'in resmi ihracat kredisi kuruluşu EKN ile görüşmeler yapılıyormuş. EKN, ekipman finansmanı için garanti verilmesinin düşünüldüğünü resmi sitesinde ilan etmiş.

Bu arada EKN, söz konusu demiryolu projesinin A kategorisinde olduğunu duyuruyor. Yani? Önemli oranda olumsuz etkileme riski bulunan bir proje. Bu riskler de şöyle açılmış: Biyolojik çeşitlilik, sosyal ve çevresel, arazi mülkiyeti, yeniden yerleşim ve kültürel miras üzerinde.

Bakalım İsveç'in kredi garanti değerlendirmesi nasıl sonuçlanacak.