Nanoksia bayisi bakan danışmanı mı?

Emanet edilen gücün özel çıkarlar için kötüye kullanılmasına yolsuzluk deniliyor.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün bu tanımına “Kamu İhalelerinde Olağan İşler” kitabımda ayrıntılı yer verdim. Kamu İhale Kanunu'nda acil durumlar için düzenlenen 21/b usulünün hiçbir acil durum yokken, yıllarca iktidar yanlısı şirketler lehine adrese teslim yoluna dönüştürülmesini anlattım. Bu düzen, şimdi pandemi bahanesiyle doludizgin sürüyor.

Ruhsar Pekcan, Ticaret Bakanlığı görevinden alındı. Gerekçe bu olmadı tabii ama onun aile şirketleri Nanoksia ve Karon Mühendislik ile bakanlığı sırasında kamu kaynakları üzerinden kurduğu köprüler “yolsuzluk” tanımına uyuyor.

Gereğini yapıp yapmamaksa bizim işimiz değil. İşimiz, halkın haber alma hakkı için kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığına ilişkin haber ve gelişmeleri paylaşmak.

DANIŞMAN'IN BAYİLİĞİ

Nanoksia ile bağlantılı haberler bitmiyor. Geçen hafta bakanın şirketi Karon Mühendislik'in, Çinli şirket XinXing ile bağlantısını yazdıktan sonra, web sitesinin kapatıldığını da duyurdum. (Nanoksia şirketinin üç kurucusundan biri, Karon Mühendislik)

Sektör içindeki bir okurumdan e-posta aldım. Aile şirketi Nanoksia'dan satın alınan dezenfektan konusunun bu kadarla sınırlı olmadığını söylüyor.

Pekcan, bakan iken danışmanlığına getirilen Cihat Alagöz'ün kurduğu şirketin de Nanoksia bayisi olduğunu belirtiyor okurum.

Alagöz, TOBB Genel İdare Kurulu üyesi ve Fuarcılık Meclisi Başkanı.

Okurum, Pekcan'ın danışmanı Alagöz'ün, şirketi ALZ Grup'un bakanın aile şirketi Nanoksia'nın bayiliğinin sektör içinde bilindiğini ekliyor.

(Not: Birçok kişi gibi okurumun da çekinceleri var. O yüzden adı bende saklı.)

Yakın zamana kadar ALZ Grup'un web sitesinde Nanoksia'nın bayiliğinin yapıldığı bilgisi de yer alıyormuş. Ancak şirket bu bilgileri sayfadan kaldırmış. (Belgesi yukarıda)

SEKİZ AYLIK ŞİRKET

Ticaret Sicil'e göre ALZ Grup A.Ş. sekiz ay önce (25 Ağustos 2020) kurulmuş bir şirket. 250 bin TL sermayeli şirketin diğer ortağı Mülkiye Alagöz.

Ticaret Bakanı danışmanısınız. Bu göreve geldikten sonra, danışmanı olduğunuz bakanlığın faaliyet alanına giren bir ticaret şirketi kuruyorsunuz. Bakanın aile şirketinin bayiliğini üstleniyorsunuz.

Bütün bunlar normalse bayilik bilgisi sayfadan neden kaldırılır?

İkizdere'yi lojistik limana feda edenler

Cengiz İnşaat'ın Rize İkizdere'de kuracağı taşocağı, yöre halkının direnciyle karşılaşıyor. İş makinalarının, son yıllarda hep olduğu gibi şirketleri, halka karşı koruyan (!) güvenlik güçlerinin fotoğraflarını görmüşsünüzdür.

Taşocağı deyip geçmeyin. Geniş bir vadide milyonlarca ton taş, dinamitle patlatılarak çıkarılacak. Ne için? Lojistik limanı yapmak için.

İkizdere halkı, o doğanın bir daha geri gelmeyeceğini söylüyor. Haklılar. Ama bugüne, bir günde gelinmedi.

İkizdere'deki taşocağı meselesi; AKP'nin kurduğu ihale düzenindeki, sistem mimarisinin son örneği.

Ne mi var o sistem mimarisinde?

– Önce bir 21/b ya da yap-işlet-devret ihalesi.

– Az sayıda firmaya davet. Sözleşme imzalandıktan sonra, “ÇED olumlu” ya da “ÇED gerekli değil” raporu. O proje doğayı katledecek olsa bile sonuç değişmez, çünkü karar önceden verilmiştir.

-Vatandaşlar/meslek örgütleri dava açarsa, aleyhte kararları dinlememe.

– Bir sonraki adımda acele kamulaştırma kararları.

– Sonra, onların “saha” dediği güzelim doğaya iş makinalarıyla dalış.

– Köylülerle jandarmaların karşı karşıya gelişi.  Köylülerin darp edilmesi, biber gazına boğulması. Ormanların, hayvanların, bitkilerin yok oluşu.

LOJİSTİK İHALESİ DE ‘DAVET'LİYDİ

İkizdere'deki taş ocağı İyidere Lojistik Limanı için kuruluyor. Oradan çıkarılacak taşlar limanın terminalinde kullanılacak. Deniz doldurulacak. Tıpkı yine Cengiz'in yapmakta olduğu Rize Havalimanı gibi…

Birden çok ulaşım hattını bünyesinde toplayan lojistik merkezleri, dış ticaret için önem taşıyor. Şirketlerin maliyeti düşeceği için.

İyidere Lojistik Limanı ihalesini ve nasıl yapıldığını geçen sene bu köşede duyurduk. (24 Temmuz 2020)

21/b usulüyle yapılan ihaleyi Cengiz-Yapı ve Yapı şirketi ile üstlenmişti. Yaklaşık maliyeti 1 milyar 719 milyon 780 bin TL olan ihaleye davet edilen diğer şirketler de tanıdıktı elbette.

İkizdere'nin güzelim doğasına taşocağı kurarak mahvedilmesinin ardında İyidere Lojistik Limanı projesi durmaktadır. O da parti devleti AKP'nin kurduğu ihale sistem mimarisinin sayısız örneklerinden biridir.