Altın, yılın en büyük sürprizine imza atan yatırım aracı oldu. Yılın ilk günlerinde ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırımına giderken adım adım doların güç kazanacağını bekleyen yatırımcılar, altının ise zayıflamasını bekliyordu. Ancak, tam tersi oldu. Çin ekonomisinin kontrolsüz bir iniş yaparak Asya piyasalarını peşinden sürükleyeceği korkusu ile ralli yapmaya başlayan altın geçen 6 ay boyunca da yükseliş çizgisini korumayı başardı.

İLGİLİ HABERFaiz zamanlaması Fed’i ikiye böldüFaiz zamanlaması Fed’i ikiye böldü


Küresel büyüme korkuları, Japonya ve Avrupa merkez bankalarının öncülüğünde başlayan düşük faiz politikalarından korunma isteğinden destek alan altın, küresel ölçekte değer kazanırken, FED’in beklenen faiz artışını kademe kademe ötelemesiyle güç kazandı. Yılbaşından beri yüzde 29 değer kazanan altın, son olarak 23 Haziran’da İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkma kararı alması ile zirveye doğru tırmanışına hız verdi. Altının ons fiyatı Brexit referandumundan bu yana geçen kısa sürede yüzde 8 arttı.

İLGİLİ HABERAltın 2 yılın zirvesine yakın! Çeyrek altın ne kadar oldu? 11 Temmuz 2016Altın 2 yılın zirvesine yakın! Çeyrek altın ne kadar oldu? 11 Temmuz 2016

1.425 DOLARA ÇIKAR


Hızlı yükselişe rağmen uzmanlar, küresel piyasalarda altının gözde yatırım olmaya devam etmesini bekliyor. ABD merkezli yatırım bankası Bank of America Merrill Lynch ise küresel ekonomik büyüme, popülizm ve göç gibi konuların yarattığı siyasi belirsizliklere dikkat çekerek “Dünya krizden krize gidiyor ve bunun değişmeyeceğine ilişkin riskler görüyoruz” değerlendirmesini yaptı. Banka İngiltere’nin AB’den ayrılma kararı alması ile istikrarsızlığın derinleşeceğini belirterek “Gelecek yıl için altın ons fiyatı tahminimizi 1.325 dolardan 1.475 dolara çıkarıyoruz” açıklaması yaptı.
Altın konusundaki en iyi uluslararası tahminci olarak gösterilen Georgette Boele, altının ons fiyatının eylül sonunda şimdiye oranla yüzde daha 4.4 artarak 1.425 doları görmesini bekliyor. Aynı zamanda Hollanda devlet bankası ABN AMRO uzmanı olan Boele, ekim ayından itibaren FED’in faz artışına başlaması durumunda altının gerilemeye başlayacağını tahmin ediyor

GRAM ALTIN 150 LİRAYA GİDER


İngiltere’deki 23 Haziran referandumunda AB’den ayrılık kararı çıkmasıyla küresel ekonomiyle ilgili belirsizliklerin artması, FED’in yakın dönemde faiz artırımına gitmeyeceğinin anlaşılması ile altının son 2 yılki en yüksek seviyeleri gördüğünü belirten Boele, “2017’de faiz artışları bekliyoruz, bu altın fiyatlarına yansıyacak” dedi.
23 Ağustos 2013’te 1400 doları test ettiğini hatırlatan Alnus Menkul Değerler Stratejisti Dr. K. Dağhan Gökçe Gökçe, “Altın, 4 Eylül 2011’de 1902 dolara kadar yükselerek tüm zamanların zirvesine yerleşmişti” dedi. Altının ons fiyatlarının 1340-1350 seviyelerinden konsolide olacağını belirten stratejist Gökçe, “Bu hareket temmuz ortasına doğru 1392-1433 bandını yeniden gündeme taşıyacaktır. Gram altın ise geri çekilmeler alım fırsatı olarak değerlendirilebilir. Çünkü yakın dönemde aşılacak ilk seviye 134 TL olacak” dedi.
Bu yıl altının ons fiyatının 1600 dolara yükselebileceğine işaret eden Gökçe, Kapalıçarşı’da gram altının 150 liraya kadar yükselebileceğini dile getirdi.

İLGİLİ HABERBaşbakan Binali Yıldırım Ekonomik Teşvik Paketi'ni açıkladıBaşbakan Binali Yıldırım Ekonomik Teşvik Paketi'ni açıkladı

YATIRIMCININ TERCİHİ DOLAR OLUR


Kapital FX Araştırma Uzmanı Enver Erkan, Türkiye’nin bayram tatilinde olduğu dönemde Türk Lirası’nın değer kaybettiğini dile getirdi. Bayram haftasında yüksek gelen enflasyon verilerinin Türk varlıklarına baskı yapacağını aktaran Erkan, “Yurtdışında risksiz varlıklara olan talebin artması, özellikle reel faiz getirisi düşük olan ülkelerin varlıklarını daha az cazibeli bir hale getirecektir. Türkiye’nin yüksek olan enflasyona rağmen, para politikası nezdinde faiz indirimlerine de devam edeceği aşikar. Bu da küresel risk iştahının azaldığı bir ortamda Türk varlıklarına olan talebin azalmasına neden olacak. Küresel yatırımcı liradan ziyade doları tercih edebilir” yorumunu yaptı.
Merkez bankalarının para politikası aksiyonlarını da Brexit’e göre revize etmek zorunda kalacaklarını dile getiren Erkan, bu hafta Avrupa Merkez Bankası’nın parasal genişleme kurallarını gevşetmesini ve İngiltere Merkez Bankası’nın ise 25 baz puanlık faiz indirimine gitmesini beklendiklerini belirtti.

MERKEZ BANKALARI TAKİP EDİLECEK


Alan Menkul Değerler Kıdemli Analisti Eda Önder Öztürk, bu hafta ABD’de açıklanacak enflasyon verilerinin piyasalarda radikal fiyatlamalara neden olabileceğine dikkat çekti. Brexit’in finansal piyasalardaki etkilerinin İngiltere Merkez Bankası’nın kararlarını etkileyeceğini dile getiren Öztürk, “Brexit sonrası dünya genelinde merkez bankalarından genişlemeci adımlar beklenirken, İngiltere Merkez Bankası’nın bu akıma öncülük edip edemeyeceği merak konusu. Yurtiçinde cari denge verisi Türk Lirası varlıkları etkileyebilir. Ancak, fiyatlamalardabaskın karakter küresel çapta yaşanan gelişmeler olacağı görüşündeyiz” dedi.

BREXİT ETKİSİ ALEVLENECEK


Destek Menkul Değerler Araştırma Müdürü Murat Tufan, bayram döneminde yurtiçi piyasalarda fark edilmeyen Brexit etkisinin küresel piyasalarda devam ettiğine işaret etti. “Henüz sürecin nasıl olacağına yönelik yol haritasının belirlenmemesi ve piyasalara sürekli haber akışının sürmesi Brexit fiyatlamalarını canlı tutuyor” diye konuşan Tufan, İngiltere Merkez Bankası’nın (BOE) Brexit sonrası genişleyici adımlar atacağı beklentisinin de piyasalarda oynaklığın yükselmesine neden olacağını söyledi. Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in yaptığı değerlendirmede Euro Bölgesi ve İngiltere için büyüme tahminini aşağı çektiğini kaydeden Tufan, Standard&Poor’s’un ise Avrupa Birliği (AB) ve 7 İngiliz bankasının kredi notlarını düşürdüğünü hatırlattı.
BOE Başkanı Mark Carney’nin, faiz indirim mesajı verdiğine de dikkat çeken Tufan, “Başbakan adaylarının Brexit yanlısı olmaları piyasalarda tedirginliğin artmasına neden oldu. Görüldüğü üzere Brexit etkileri absorbe olmak yerine daha da alevlenmiş görünüyor. Brexit etkileri devam edecek” dedi.

ARTAN RİSKLER ALTIN TALEBİNİ TETİKLİYOR


Yılbaşında 1061 dolar olan altının ons fiyatının, Çin ve küresel büyüme endişeleriyle hızla yükseldiğini belirten Venbey Yatırım Araştırma Müdürü Barış Ürkün son iki ayda altındaki rallinin hızlandığını vurguladı. Önümüzdeki dönemde altının güvenli liman olmaya devam edeceğini dile getiren Ürkün, İngiliz seçmenin referandumda Brexit’i tercih etmesiyle ekonomik büyümeye yönelik risklerin arttığını ifade etti.
Ürkün, şu değerlendirmeyi yaptı: “Uygulanan genişleyici para politikalarının sürdürülüyor olması ve negatif faizler de altın talebinin süreceğine işaret ediyor. Spekülatif pozisyonlara baktığımızda ise altının tarihi yüksek uzun pozisyonlarda olmaya devam ettiğini görüyoruz. Altında önemli destek seviyesi konumuna geçen 1300 dolar üzerinde kalmaya devam edildikçe 1390-1450 dolar seviyesine doğru yükseliş beklentimizi sürdürüyoruz.”

ALTIN FİYATI GEVŞEYEBİLİR


ALB Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Onur Altın, son dönemde Brexit endişelerinin ön plana çıkmasıyla güvenli liman etkisiyle altına olan ilginin tekrar arttığını, yatırımcıların Brexit öncesinde ve sonrasında riskli varlık olarak kabul edilen borsalardan çıkarken parayı güvenli liman olan altına kaydırdığını belirtti. Onur Altın,önümüzdeki günlerde Brexit riski ile merkez bankalarının genişleyici para politikalarını sürdürecek olması ve devlet tahvillerinde oluşan negatif faizlerin altın fiyatlarında oynaklığı artırdığını aktardı.

Altın, şöyle konuştu: “Altının ons fiyatı tampon bölge olarak görülen 1370-1390 seviyesinin üstüne çıkamaması durumunda gram altın fiyatları da kademeli bir şekilde gevşeyebilir. Altın bundan sonraki süreçte fiziki talepteki artışın devam edip etmeyeceği, gelecek olan ABD verilerinin dolara etkisi ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki düşüşün sürüp sürmeyeceğine paralel olarak şekillenecektir. Gram altın fiyatında yıl sonu beklentimiz 125 lira iken ons fiyatı 1260 dolardan yılı tamamlar."