Arınç, sanırım, partisinde kaybettiği itibarı yeniden kazanmak ve Saray’a yaranmak için, hukuk dışı sözlerle dikkati çekiyor!
Önce “Seçimler deprem nedeniyle bir defaya mahsus olmak üzere ertelenmelidir” dedi. Yani “Anayasa bir kez çiğnense ne olur?” demek istedi...
Sonra ikinci bir çıkış yaparak, seçimlerin zamanında yapılmasını isteyen muhalefeti hedef aldı:
“Eğer seçimlerin ertelenmesini kabul etmezlerse, gerisini onlar düşünsün. Öyle şeyler olur ki, pişman olurlar!” diyen Arınç:
“Ülkede KAOS çıkar!” diye tehditler savurdu.
Muhalefet “Sen neymişsin be abi?” diyerek kendisini ciddiye almayınca daha da kızdı!
Seçim ertelemesi konusunda, AKP üst düzey yöneticilerinin sesi çıkmazken, Bülent Arınç’ın yaptığı açıklamalar “Saray adına işgüzarlık!” olarak niteleniyor.
★★★
Bülent Arınç’ı iyi tanıyan parlamenterlerden biri 16’ncı Dönem Trabzon Milletvekili Rahmi Kumaş’tır.
Hukukçu olan Rahmi Kumaş:
“Bülent Arınç’ın hukuk diploması iptal edilmeli!” dedi.
Av. Rahmi Kumaş:
“Anayasa’da seçim ertelemesi konusunda yalnızca ‘savaş’ sebebi var iken, Bülent Arınç ‘Doğal afet var. Seçimler ertelenmelidir’ diyor. Bu nasıl hukuk anlayışıdır?” diye sordu ve ekledi:
“Ankara Hukuk Fakültesi ve Mezunları kaynak bilgi kitabının 211’inci sayfasında fakülteyi 1969-70 öğretim yılında, 808 öğrenci arasında 572’nci olarak bitirdiği yazılı olan Arınç, ‘Anayasa’da var olmayana ‘var’ diyerek hukuk bilgisi konusunda ciddi kuşkular yaratmış bulunuyor.”
★★★
Bülent Arınç’a bir cevap da İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı, İzmir Milletvekili Aytun Çıray’dan geldi.
“Bülent Arınç’ın açıklamaları siyaset diline yakışmayan açıklamalardır” diyen Aytun Çıray şöyle devam etti:
“Anayasa’yı uygulamaktan kaos çıkarılıyorsa, bu kaosu çıkartanlar ‘anayasal suç’ işlemiş olur. Yaşanan felaket nedeniyle seçimleri erkene alma ihtimali kalmadı. Yapılacak en doğru karar, seçimleri zamanında, yani 18 Haziran’da yapmaktır.”
“Sorumlular utanmıyor, utanmak bize düştü!
Deprem konusunda okurlarımdan çok sayıda mesaj geliyor.
Hepsini nakletmeme, tabii ki sütunum yetmez. Bu bakımdan sadece birkaç örnek vereceğim.
Okurum Yalçın Durak; “Bedava yaşıyorduk, bedava...
Şimdi mezar (yıkık binalar) ateş pahası,
Ölüm bedava!” diyor.
Bir başka okurum Kâzım Üçok şöyle yazıyor:
“Ulusça yaşadığımız olaylarda kusurlu olanlar utanmazlıklarına devam ederken gördük ki, “Utanmak” bize düştü!
Gerçekten utandık!
Bu yara derin, bu yara başka yara,
Böyle mahzun durma,
Böyle çaresiz bakma yüzüme ne olur,
Utanırım!
Utanırım sana karşı aczimden,
Tarihimden, çapımdan utanırım.
Böyle mahzun yüzüme bakma ne olur,
İnsanlığımdan utanırım!”
TEBESSÜM
Cevap verilemeyen soru!
Depremin yarattığı acılı günlerde sarıklı bir hoca cemaate vaaz verirken diyor ki:
“Deprem bir kaderdir, isyan etmemek gerekir. Allah sizleri imtihan ediyor!”
Hocayı dinleyenler arasında olan bir vatandaş boynu bükük bir şekilde soruyor:
“Muhterem hocam, Allah neden Alman’ı, İngiliz’i, Japon’u değil de hep bizi imtihan ediyor?”
GÜNÜN SÖZÜ
Utanmak insani bir duygudur, utanması olmayan insan değildir!