İkisi de tıp doktoru. Birisi Başkent Üniversitesi’nin kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal, diğer altı yıl Sağlık Bakanlığı görevinde bulunmuş olan bir vakfın yöneticisi Dr. Fahrettin Koca. Birisi kayaları delerek o arazileri ormana dönüştürmüş, Atatürk Orman Çiftliği arazisinde ağaçlandırma çalışmaları için milyarlarca lira bağışlamış, diğeri ise millete ait bu ormanı hızla betona dönüştürüyor.

Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın, bilim dünyasında yeri çok farklı. Onun doğaya katkısı da en az bilime katkısı kadar önemli. Ankara’nın hafriyat döküm alanı olan Bağlıca’da 1993’te Başkent Üniversitesi’ni kurdu. Tek bir bodur ağacın bile zor bulunduğu bu arazi, onun vizyonuyla bugün altı milyon ağacın yeşerdiği, büyüdüğü örnek bir eğitim yuvasına dönüştü. Başkent Üniversitesi bugün yalnızca akademik başarılarıyla değil, yeşil kampüsü örnek gösterilen üniversitelerimizin önde gelenlerinden birisi.

500 MİLYAR LİRA BAĞIŞ 

Yıl 2003’tü. Dönemin Orman Bakanı Osman Pepe, Başkent Üniversitesi’nin kurucusu Prof. Dr. Haberal’dan, Atatürk Orman Çiftliği’nde oluşturulacak 80. Yıl Hatıra ormanı için destek istedi. Bakan, “Ağaçlandırma çalışmaları için altı trilyon liraya ihtiyacımız var. Bu önemli proje için Başkent Üniversitesi’ne yakışır bir destek bekliyorum” dedi. Haberal, 30 Ekim 2003’te o günün parasıyla ağaçlandırma çalışmalarına tam 500 milyar lira bağışta bulundu.

Orman Bakanı Osman Pepe, bağışlarla, devlet desteğiyle hatıra ormanını oluşturdu, binlerce fidan dikildi. Onlar büyüdü, boy verdi. Şimdi neler oluyor? O ağaçların yerinde yeller esiyor. Eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın vakfı, koca koca ağaçları yok etti. Yerine üniversite kampüsü inşa ediliyor. O alan şimdi betona gömülüyor.

Bir yanda Prof. Dr. Haberal, tek bir bodur ağacı olan bozkırdan orman yaratırken, bir yanda da yıllarca Sağlık Bakanlığı yapan Dr. Fahrettin Koca, Atatürk’ün mirasını, üstelik hayırseverlerin katkılarıyla yeşermiş bir ormanı yok ederek kendi üniversitesine kampüs inşa ediyor. Aradaki fark işte tam da burada ortaya çıkıyor.

MİLLETE BAĞIŞLANAN ORMAN

Atatürk, bataklığı kurutup orman yapmıştı. Onu millete bağışlamıştı. Bugün Atatürk Orman Çitliği arazisinin tam 22 bin 428 dekarı, kamu kurumlarına ve özel kuruluşlara satılmış durumda. AK Parti iktidarı döneminde rantın merkezi haline gelen bu alan, 2012 yılında 1 milyar 370 milyon liraya mal olan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na, Melih Gökçek’in müfettiş belgelerine göre 801 milyon dolar harcadığı, bugün harabe halinde bulunan Ankapark’a, ABD Büyükelçiliği’ne ve 4.2 kilometrelik bulvara ev sahipliği yaptı. Şimdi de bakanın vakfının inşaatları yükseliyor.

Eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın icraatları kamuoyunda tartışma yaratmaya devam ediyor. Atatürk’ün millete bağışladığı, aynı zamanda SİT alanı statüsünde olan Atatürk Orman Çiftliği’ndeki 403 dönümlük arazi, Medipol Üniversitesi’ne 30 yıllığına yalnızca 38 milyon liraya tahsis edildi. Şimdi inşaat yoğun bir biçimde sürüyor. Bakın şu işe, biri orman yeşertti, diğer sağlıkçı ise ormanı betona dönüştürüyor...

ESKİ BAKAN İÇİN YAPILANLAR

Fahrettin Koca, Türkiye Eğitim, Sağlık, Bilim ve Araştırma Vakfı (TEBA) ile Medipol Hastanesi ve İstanbul Medipol Üniversitesi’nin kurucusudur. Bakanlığı döneminde de üniversitesi büyüdü, Ankara’da üniversitesine çok kıymetli yerler verildi. Ankara genelinde Medipol Üniversitesi’ne devredilen alanlardan birisi tren garı kampüsü.

Tarihi Ankara Tren Garı kampüsü içerisinde bulunan ve TCDD Misafirhanesi olarak kullanılan tarihi bina, içinde tescilli kültür varlığı olan müzenin de bulunduğu TCDD ikinci bölge binası, kreş, lojmanlar, sanat galerisi ve Ankara Misafirhanesi ile birlikte Ankara Medipol Üniversitesi’ne devredildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2018’deki imar planı değişikliği ile “TCDD Gar Sahası” olarak bilinen alan, “Özel Üniversite Alanı”na dönüştürüldü. Bazı meslek odaları tarafından açılan davalar olsa da plan tıkır tıkır yürüdü, binalar yapıldı.

YAPILAŞMAYA BÖYLE AÇTILAR

Şimdi Atatürk Orman Çiftliği arazisi üzerinde inşaat başlatıldı. Buraya hastane yapılıyor. Oysa, burası birinci derece doğal ve tarihi SİT alanı. Nasıl olur böyle?  Vakıf yetkilileri, “Biz kamu yararına çalışıyoruz. Vergi muafiyeti tanınan vakıflardan biriyiz” diyor. CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan da soruyor: Herkes bu statüyü elde edebiliyor mu? Edemiyor. Önce bu statüyü elde etmişler. Sonra ne yapmışlar? Elde ettikleri bu statüyle pazarlık usulüyle araziye de çökmüşler. Aynı TEBA Vakfı, AK Partili eski Sağlık Bakanı’nın.  Medipol hastanelerinin sahibi olan Bakan Bey pazarlık usulüyle burayı da almış.

Nasıl almışlar bakalım: Bu arazi 2018’de 1. Derece Tarihi ve Doğal Sit Alanı’ndan 3. Derece Doğal Sit Alanına çevrildi ve Tarihi Sit Alanı statüsü ise kaldırılarak alan yapılaşmaya hazır hale getirildi. Toplam 555 bin metrekare olmak üzere beş adet parselden oluşuyor. Alan içerisinde, söz konusu beş parsele yönelik üç adet plan değişikliği bir arada yürütüldü. Gerek Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin gerek bazı oda ve dernekler ne kadar mücadele ettilerse de, araziler elden gitti.

Koca’nın koca koca binaları yükseliyor. Kendisi de ağzını açıp bu konuda konuşmuyor...