Acı gerçeği Türk Toraks (göğüs kafesi demek) Derneği üyesi Prof. Dr. Elif Dağlı açıkladı: “Ülkemizde sigara kullanımı korkutucu düzeye ulaştı. Geçen yıl Türkiye’de 160 milyar adet (dal) yaklaşık 8 milyar paket sigara satıldı” dedi.
Sigara öldürüyor.
Sakat bırakıyor.
Duman altı olduk.
★★★
Duman altı tarihimizi çıkarttım. Özeti şöyle: TEKEL’in sigara fabrikaları devletin elindeydi. Adana, Samsun, Bitlis, Malatya, Tokat fabrikaları 2008 yılında AKP iktidarı sırasında British Amerikan Tobacco adlı yabancı şirkete 1 milyar 720 milyon dolara satıldı.
Çok ucuza gitti.
Alıcı çok sevindi.
Çünkü bu fiyatın karşılığında işçilerinin kıdem tazminatı devlete yüklenerek sıfırlanmış. 5 çalışan fabrika, hammadde, stoklar, makine ve ekipmanlar, TEKEL’in sigara markaları, çeşitli varlıklarla birlikte “tüketicisi (tiryakisi) hazır pazar” da vardı.
★★★
2008’ de Türkiye sigara pazarında yılda 108 milyar adet sigara satılıyordu. Tütününü ülkemiz çiftçisi üretir, sigarayı kendi milli fabrikası yapar, tiryakisi de ülkemiz insanı olan hazır büyük Pazar, yabancıya satıldı. Bugün Türkiye sigara pazarı büyüklüğü 160 milyar adete çıktı.
Yabancı kazanıyor.
Ülke duman altı.
★★★
Aynısı rakı da yaşandı.
TEKEL’in içki bölümünün büyüklü-küçüklü 17 fabrikası vardı. Hemen hepsi yenilenmişti. Bilecik fabrikası Avrupa’nın en yeni teknolojiye sahip tek başına değeri en az 100 milyon dolar olan tesisti. TEKEL’in rakı fabrikalarında işlemeye hazır hammaddeler kuru üzüm, üzüm alkolü, anason, şişe, etiketin para olarak değeri de 100 milyon doları geçiyordu. 81 ildeki depolarında üretilmiş, şişelenmiş, etiketlenmiş, satışa hazır içki stoklarının değeri de 30-35 milyon doları bulmaktaydı.
★★★
Tahmin edin!
17 fabrika kaça gitti?
İhale açıldı: AKP iktidarının gözde şirketleri LİMAK-NUROL-ÖZALTIN’ a 292 milyon dolara satıldı. Alanlar, tek bir kuruş yeni yatırım yapmadan 17 fabrikayı ve “müşterisi hazır Türkiye rakı pazarını” Amerikan şirketi Texas Pasifik’e 810 milyon dolara sattı. Teksaslı da aynı fabrikaları ve hazır pazarı İngiliz şirketine 2 milyar 100 milyon dolara devretti.
Ağır pis duman!
★★★
Önceki gün de 13 milyonu geçmiş araç sahibi hazır pazarı ve ülkenin her yerinde 352 araç muayene istasyonu işletme imtiyazı 20 yıllığına ABD, İspanya, Arjantin şirketlerinin ortaklığı şirkete 1 milyar 720 milyon dolara satıldı. Araç muayene hazır pazarımızın alıcıları yine çok sevindi. İspanya Büyükelçisi hanım alışı kutlama törenine coşkuyla geldi! Satıcı Bakanımız büyük şeref duydu!
★★★
Önümüzdeki günlerde 2 İstanbul Boğaziçi köprüsü ile bağlantılı 7 otoyolun yine yabancılara satışı var. Üstünden geçecek araç sayısı her yıl artarak büyüyen köprü ve otoyol imtiyazı da yabancıya satılıyor. İktidar gazeteleri şu manşeti attı:
Büyük satışa!
Büyük ilgi!
Alıcılar çok seviniyor.
Satıcı Bakan gururlu!
PORTAKAL SANDIĞI ÜSTÜNDEN
Duman Altı Kalkınma Modeli!
Yüksek faizle ve ağır şartlarla dış borç bulup çok pahalı köprü, otoyol, hastane, askeri karargah, demiryolu, hava limanı yapmanın adını “bu bizim kalkınma modelimiz” diye koydular. Dış borçla büyüme (kalkınma) Adnan Menderes ile başladı, Süleyman Demirel, Turgut Özal ve en son Tayyip Erdoğan ile devam etti. Evet, sağcı partilerin modeliyle Türkiye ekonomisi büyüdü ama bugün bu model geldi “Duman Altı Kalkınma” oldu. Modelin son halini yaşıyoruz: Merkez Bankası rezervini yükseltmek için yabancıya araç muayene imtiyazı, köprü, otoyol satılıyor. Özgür Özel, “ateşten gömlek giydik” dediğine göre “damarlarında dış borç kanı dolaşmadan ayakta kalabilecek ve Türkiye’yi büyütecek bir yeni kalkınma modeli” bulacaktır. 1930 ile 1938 yılları arasında Türkiye’de dış borca el açmayan bir kalkınma modeli bulunmuştu. O yılların yoksul köylü toplumu Türkiye, ikinci sanayi devrimi ürünü olan fabrikalaşmayı bu modelle yakaladı. Prof. Dr. Bilsay Kuruç, “Mustafa Kemal Döneminde Ekonomi Büyük Devletler ve Türkiye” başlığıyla yazdığı 590 sayfalık kitabında, bu modeli çok net, belgeleri, kurumları, öncülük eden idealist kişileriyle anlatıyor. Bilsay Kuruç, Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Müsteşarlığı, Merkez Bankası Meclis üyeliği yaptı. 1975-1977 yılları arasında da “CHP Araştırma-Planlama Bürosunun” sorumluluğunu üstelindi. Özgür Özel, “damarlarında dış borç kanına muhtaç olmayan bir kalkınma modelini” halka açıklasa Yeni Parti’nin üye sayısı 20 milyonu geçer.