"SANDIKTAN ONU ANLADIK"
Eda Ece konuşmasında ise "Şubat ayında kapak kızı olduğum dergimi almaya gidemedim onun yerine bebek bezi ve jandarmadan emanet testereler alıyordum. 'Yasak Elma' ekibiyle tüm ışıklarımızı depremzede vatandaşlarımız için yaktık. Ve orada öyle şeyler gördüm ki oyunculuk ve ünün bir önemi kalmadı. Hayvan hakları için de savaşıyoruz. Bunların hepsini arka planda yaptım. Beni herkes Yasak Elma dizisindeki neşeli Yıldız olarak biliyor. Ama aslında içim kan ağlıyordu. Deprem bölgesine yaptığımız her şeyi onlar başkaları yapıyor sandı, sandıktan onu anladık. Çok travmatik bir seneydi. Pandemi atlattık, dizim 6 sezonda bitmedi bir de üzerine deprem geldi. Seçim falan derken stresten kamburum artık" ifadelerini kullandı.
Oyuncunun depremzedelerle ilgili söyledikleri kısa sürede Twitter'da gündem oldu. Ece'ye destek paylaşımlarının yanı sıra tepki de geldi.
"LİNÇÇİ TAYFA"
Tepkiler sonrası Eda Ece Instagram hesabından yayınladığı videoda şunları söyledi:
"Dergini kapağını çektiğimiz an deprem felaketi oldu. Ve biz işi falan bıraktık. O ayki duyarlılık da tam kapağa denk gelmesi nedeniyle yılın kapağı benim kapağım seçildi. Ve bana ödül verildi. Bu yüzden beni takdim ederlerken de deprem konusu geçti. Ben yoksa niye deprem diyeyim? Konu buydu yani. Şubat kapağı olmayıp da haziran kapağı olsaydı gidip de 'bu arada da deprem' diyecek halim yok."
"Bir sürü mağdur olan bu acıyı yaşayan, ailesinden kaybı olan arkadaşlarım var benim. Ben zaten hassas travma yaşamışım. Ben niye bununla dalga geçeyim? Dalga malga bunu yazan zaten art niyetli. Baştan sona mizahi şekilde ele aldım. Ben 'Yıldız'da da bunu yaptım. Şaka yaparak da bazı şeyleri aşıyorsun bu arada. Mizahla ben bazı şeyleri kotarıyorum. Benim stilim bu. Bunun içinde bir hakaret yok."
"Linççi tayfa sandık şakama da bozulmuş. Ben kendim, özgür bir birey olarak, kendi özgürlüğümü savunup, başkasının özgürlüğünü savunmayacak zekada biri değilim. İsteyen bardağa oy verir, isteyen tuzluğa oy verir, isteyen Ahmet'e verir, isteyen Mehmet'e verir. Buna ben bir şey diyemem. Özgürlük sadece bana değil, özgürlük herkese. İsteyen istediğine oy verir, isteyen istediği sandığa gider. Ben orada baştan sona mizahi bir dil ile ele aldım."
"Hani eskiden Levent Kırca İSKİ'yi arıyordu ya kafasında sabunla 'İkide bir sular kesiliyor' diye. Ve biz buna gülüyorduk. Fesatça, negatifçe bakmak linççi tayfanın işi. Ayrıca benim tek bir hassasiyetim var. Şimdi onlar da bana yazıyor. Aslında öyle bir konu da yok da neyse... 'Seni biliyoruz...' falan diye. Benim kötü niyetle kimsenin acısını travmasını tetikleyecek bir şey falan söylemek falan gibi bir amacım asla yoktu yani. Daha fazla da uzatmayalım."
Eda Ece'nin depremzedelerle ilgili sözleri gündem oldu
Önceki akşam katıldığı ödül töreninde konuşma yapan oyuncu Eda Ece'nin depremzedelerle ilgili söyledikleri sosyal medyada gündem oldu.
ELLE Style Avards 2023, önceki akşam yılın en stil sahibi, başarılı ve ilham veren isimlerini ödüllendirdi.
Daha önce dergiye kapak olan 'oyuncu Eda Ece de 'Yılın ELLE Kapak Kızı' ödülünü aldı.
"SANDIKTAN ONU ANLADIK"
Eda Ece konuşmasında ise "Şubat ayında kapak kızı olduğum dergimi almaya gidemedim onun yerine bebek bezi ve jandarmadan emanet testereler alıyordum. 'Yasak Elma' ekibiyle tüm ışıklarımızı depremzede vatandaşlarımız için yaktık. Ve orada öyle şeyler gördüm ki oyunculuk ve ünün bir önemi kalmadı. Hayvan hakları için de savaşıyoruz. Bunların hepsini arka planda yaptım. Beni herkes Yasak Elma dizisindeki neşeli Yıldız olarak biliyor. Ama aslında içim kan ağlıyordu. Deprem bölgesine yaptığımız her şeyi onlar başkaları yapıyor sandı, sandıktan onu anladık. Çok travmatik bir seneydi. Pandemi atlattık, dizim 6 sezonda bitmedi bir de üzerine deprem geldi. Seçim falan derken stresten kamburum artık" ifadelerini kullandı.
Oyuncunun depremzedelerle ilgili söyledikleri kısa sürede Twitter'da gündem oldu. Ece'ye destek paylaşımlarının yanı sıra tepki de geldi.
"LİNÇÇİ TAYFA"
Tepkiler sonrası Eda Ece Instagram hesabından yayınladığı videoda şunları söyledi:
"Dergini kapağını çektiğimiz an deprem felaketi oldu. Ve biz işi falan bıraktık. O ayki duyarlılık da tam kapağa denk gelmesi nedeniyle yılın kapağı benim kapağım seçildi. Ve bana ödül verildi. Bu yüzden beni takdim ederlerken de deprem konusu geçti. Ben yoksa niye deprem diyeyim? Konu buydu yani. Şubat kapağı olmayıp da haziran kapağı olsaydı gidip de 'bu arada da deprem' diyecek halim yok."
"Bir sürü mağdur olan bu acıyı yaşayan, ailesinden kaybı olan arkadaşlarım var benim. Ben zaten hassas travma yaşamışım. Ben niye bununla dalga geçeyim? Dalga malga bunu yazan zaten art niyetli. Baştan sona mizahi şekilde ele aldım. Ben 'Yıldız'da da bunu yaptım. Şaka yaparak da bazı şeyleri aşıyorsun bu arada. Mizahla ben bazı şeyleri kotarıyorum. Benim stilim bu. Bunun içinde bir hakaret yok."
"Linççi tayfa sandık şakama da bozulmuş. Ben kendim, özgür bir birey olarak, kendi özgürlüğümü savunup, başkasının özgürlüğünü savunmayacak zekada biri değilim. İsteyen bardağa oy verir, isteyen tuzluğa oy verir, isteyen Ahmet'e verir, isteyen Mehmet'e verir. Buna ben bir şey diyemem. Özgürlük sadece bana değil, özgürlük herkese. İsteyen istediğine oy verir, isteyen istediği sandığa gider. Ben orada baştan sona mizahi bir dil ile ele aldım."
"Hani eskiden Levent Kırca İSKİ'yi arıyordu ya kafasında sabunla 'İkide bir sular kesiliyor' diye. Ve biz buna gülüyorduk. Fesatça, negatifçe bakmak linççi tayfanın işi. Ayrıca benim tek bir hassasiyetim var. Şimdi onlar da bana yazıyor. Aslında öyle bir konu da yok da neyse... 'Seni biliyoruz...' falan diye. Benim kötü niyetle kimsenin acısını travmasını tetikleyecek bir şey falan söylemek falan gibi bir amacım asla yoktu yani. Daha fazla da uzatmayalım."
"SANDIKTAN ONU ANLADIK"
Eda Ece konuşmasında ise "Şubat ayında kapak kızı olduğum dergimi almaya gidemedim onun yerine bebek bezi ve jandarmadan emanet testereler alıyordum. 'Yasak Elma' ekibiyle tüm ışıklarımızı depremzede vatandaşlarımız için yaktık. Ve orada öyle şeyler gördüm ki oyunculuk ve ünün bir önemi kalmadı. Hayvan hakları için de savaşıyoruz. Bunların hepsini arka planda yaptım. Beni herkes Yasak Elma dizisindeki neşeli Yıldız olarak biliyor. Ama aslında içim kan ağlıyordu. Deprem bölgesine yaptığımız her şeyi onlar başkaları yapıyor sandı, sandıktan onu anladık. Çok travmatik bir seneydi. Pandemi atlattık, dizim 6 sezonda bitmedi bir de üzerine deprem geldi. Seçim falan derken stresten kamburum artık" ifadelerini kullandı.
Oyuncunun depremzedelerle ilgili söyledikleri kısa sürede Twitter'da gündem oldu. Ece'ye destek paylaşımlarının yanı sıra tepki de geldi.
"LİNÇÇİ TAYFA"
Tepkiler sonrası Eda Ece Instagram hesabından yayınladığı videoda şunları söyledi:
"Dergini kapağını çektiğimiz an deprem felaketi oldu. Ve biz işi falan bıraktık. O ayki duyarlılık da tam kapağa denk gelmesi nedeniyle yılın kapağı benim kapağım seçildi. Ve bana ödül verildi. Bu yüzden beni takdim ederlerken de deprem konusu geçti. Ben yoksa niye deprem diyeyim? Konu buydu yani. Şubat kapağı olmayıp da haziran kapağı olsaydı gidip de 'bu arada da deprem' diyecek halim yok."
"Bir sürü mağdur olan bu acıyı yaşayan, ailesinden kaybı olan arkadaşlarım var benim. Ben zaten hassas travma yaşamışım. Ben niye bununla dalga geçeyim? Dalga malga bunu yazan zaten art niyetli. Baştan sona mizahi şekilde ele aldım. Ben 'Yıldız'da da bunu yaptım. Şaka yaparak da bazı şeyleri aşıyorsun bu arada. Mizahla ben bazı şeyleri kotarıyorum. Benim stilim bu. Bunun içinde bir hakaret yok."
"Linççi tayfa sandık şakama da bozulmuş. Ben kendim, özgür bir birey olarak, kendi özgürlüğümü savunup, başkasının özgürlüğünü savunmayacak zekada biri değilim. İsteyen bardağa oy verir, isteyen tuzluğa oy verir, isteyen Ahmet'e verir, isteyen Mehmet'e verir. Buna ben bir şey diyemem. Özgürlük sadece bana değil, özgürlük herkese. İsteyen istediğine oy verir, isteyen istediği sandığa gider. Ben orada baştan sona mizahi bir dil ile ele aldım."
"Hani eskiden Levent Kırca İSKİ'yi arıyordu ya kafasında sabunla 'İkide bir sular kesiliyor' diye. Ve biz buna gülüyorduk. Fesatça, negatifçe bakmak linççi tayfanın işi. Ayrıca benim tek bir hassasiyetim var. Şimdi onlar da bana yazıyor. Aslında öyle bir konu da yok da neyse... 'Seni biliyoruz...' falan diye. Benim kötü niyetle kimsenin acısını travmasını tetikleyecek bir şey falan söylemek falan gibi bir amacım asla yoktu yani. Daha fazla da uzatmayalım."