Emin Çölaşan’ın notu:Sevgili okuyucularım, sizlerden her gün çok sayıda mesaj alıyorum. Hepsine tek tek yanıt vermem ne yazık ki mümkün olmuyor. Bunlardan bazılarını yazılarımda kullanıyorum, bazılarını ise pazartesi günleri burada yayınlıyorum.
Burada kullandığım mesajların bazılarında, gönderen okuyucularımın isimlerini ne olur ne olmaz diye vermiyorum. Başlarına iş açılmasın.
Ayrıca bu mesajları, harf ve cümle hataları dahil, üzerlerinde hiçbir oynama yapmadan sizlere iletiyorum.
Her pazartesi günü burada, gazetemizin internet sitesinde buluşmak umuduyla.
______________________________
Seçmen, hangi partiye ve parti liderine oy verir?
Hırsız, sahtekar, dolandırıcı olan;
Psikopat, vicdansız, ahlaksız, sapık olan;
Dürüst, açık, net, samimi olan;
"nerede beleş, orada yerleş!",
"karda yürü, izini belli etme!",
it, iti ısırmaz!",
"parayı veren, düdüğü çalar!",
"ne kadar ekmek, o gadar köfte!",
"köprüyü geçene kadar, ayıya dayı diyeceksin!",
"bal tutan, elini-kolunu yalar!",
"hedef yolundaki, amaçlara ulaşmak için, her yol mubahtır!",
anlayışını benimsemiş olan;
dik, ilkeli, eğilip-bükülmeyen, "tükürdüğünü yalamayan", "dansöz" olmayan;
Tanrısı para olup, güç manyağı olan;
SEÇMEN,
sizce, hangi partiye ve parti liderine oy verir?
Evet!
Alpaslan
Türk Evladı
______________________________
YE BABAM YE!
“3Y ile uğraşarak bu güne geldik “ diyor sultanımız. Bu dürüstçe konuşmalarından dolayı seviyorum bu dürüst adamı (!). Zaten Y’ler Yargıyla 4’e çıktı. Yolsuzlukla gerçekten mücadele ederek tüm sülalesini ve çevresini yolsuzluktan kurtarmıştır. “Yoksulluğu ortadan kaldıracağız” derken sülalemin demeyi unutmuş , o kadar. Aile ve çevresi pilot bölge seçilmiş ve burada başarılı olunca; çevre genişletilip vatandaşa kadar gidilecektir. Vatandaşlarımız sabırlı olsun. Yolsuzluğa gelince ; gidiş geliş yolu yaparak yolsuzluğun önünü açtı. Yolsuzluk yapmayı suç olmaktan çıkarmıştır. Yolsuzluk yapma hakkı pilot bölge olarak yine AKP çevresi seçilmiştir. Yolsuzluk, rüşvet ,hırsızlık yapmak yasakken yine bu insanlar sayesinde yasak kaldırılıp, örnek yolsuzluk yaparak; yolsuzluğu yasak olmaktan tamamen kurtarmıştır. 3Y ile gerçekte çok uğraştılar. Yolsuzluğa engel olmak isteyen yargıyı da dümdüz yaparak, düzelttiler.( ekstra olarak)
Hasan
______________________________
Aslında bitecek olan şerefler ile dolu yüce cumhuriyet'in,araya her türlü hileler ile sıkışmış,can sıkıcı AKP reklam filmidir.Halkımız artık bunu inşallah anlamıştır.Haziran 2015 te bu filim gösterimden kalkacak,ileride bu filim gerçek tarihçilerimizin kalemleri ile ileride nesillerimize anlatılacaktır.Kalemindeki güç,yüreğindeki mertlik,ülke sevgin ve sevgimiz hiç eksilmesin.
Mert gazeteci,selam sana.
Necmi
______________________________
Sayin Emin Bey,
Oncelikle yazimda olusan harf hatalari icin ozur dilerim, yurt disinda yasadigimdan kullandigim bilgisayarda bazi Turkce harfler bulunmamaktadir.
AKP basa geldigi gun Istanbul’da yasiyordum ve ben sahsim ve ailem adina EYVAH dedim (2010 yilinda yurt disina yerlestim), yanimda ki bircok arkadas bana itiraz etti ; ben de kendilerine o gun ileride gorecegimiz gunlerin ( yani bugunlerin ) nasil olacagini izah etmeye calistim. O gunku arkadaslarim bana devamli itiraz ettiler ve benim hayalci oldugumu soylediler.
Halbuki hayal dunyasinda yasayan kendileri idiler ve gercekleri gormuyorlardi, bende ise AKP nin hangi yolda ilerleyecegini gosteren bilgiler mevcuttu, yil 1984 ramazan aksami iftari yapmis ailece oturuyorduk bir veya iki saat sonra Fettullah Gulen in toplantilarini hic kacirmayan bir akrabam geldi ve toplanti ile ilgili bize bilgi vermeye basladi bir suru is adaminin buyuk nakdi yardimlarini ve hoca efendinin bizzat kendisinin topluluga hitaben konustugunu ve bu konusma icinde “ Ne zaman memleketin yargi organlarini ellerine gecirirlerse cemaatlerinin o zaman basarili olacagini belirtmis “
AKP iktidara Gulen cemaati yandaslari ile birlikte ( iclerinde Tayyip Erdogan’a ve Abdullah Gul’e cok yakin olan cemaat ten olan tanidigim kisiler vardi ) hem de kol kola geldiler.
Ilk isleri tum zengin kisileri kendi taraflarina cekmek oldu, onlara bol keseden tavizler vererek buyuk paralar kazanmalarina yardim ettiler, krizden dolayi zorda batacak durumda olanlari da kurtardilar. Aradan gecen yillar bu yardimlasma kontrollu olarak devam etti, suruden ayrilmak isteyenlere sopa gosterilerek tekrar yollarina devam etmeleri saglandi kimse, tek bir kisi dahi sesini cikaramadi bugun bile gecerli.
Hani o yerlere goklere sigdiramadigimiz zenginlerimiz var ya AKP hukumeti hepsinin sesini kesti, sagolsunlar o zenginlerimizde zavallilar seslerini cikarmadan sindiler.
Emin Bey bu memleketi ilk once memleket zenginleri para icin sattilar, esasinda ilk once kendilerini sattilar sonra da memleketi sattilar. Iclerinden bir tanesi bile AKP hukumetine hicbir zaman aleni olarak karsi cikmadi (Gostermelik yapilanlar disinda). Eger iclerinden birkac tanesi sert bir sekilde sahsi menfaatlerini dusunmeden memleket aski ile AKP hukumetine karsi ciksa idiler bugunlere kati suretle gelmezdik.
Siz yazinizda “ NEREYE GIDIYORUZ “ diye soruyorsunuz halbuki “NEREDEN NEREYE GELDIK “ demelisiniz, memleketin kucuk bir azinligi zengin is adamlarimiz dun oldugu gibi bugunde ayni hayatlarini devam ettiriyorlar. Halk icin birsey soylemek istemiyorum cunku AKP basa gecmeden once zaten halkin %50 si cahil idi simdi %80 oldu
AKP ye resmen bu memleketi hediye ettiler AKP den onceki partilerde bundan fazlasi ile sorumludurlar, butun partiler sahsi cikarlari icin siyaset yaptilar hicbir zaman memleket icin siyaset yapan olmadi, Turkiye’de egitim 1975 yilindan sonra zaten bozulmaya baslamisti kimse AKP yi suclamasin, AKP sadece bunu iyi kullandi.
Vaktinizi aldigim icin ozur diler, en guzel gunlerin siz ve sizin gibi memleket icin kendini feda eden insanlar icin olmasini ALLAH’dan dilerim.
Saygilarimla,
Nihat
______________________________
Sayin Emin Bey,
12 yildir bütün Cumhuriyet degerlerini,ahlaki degerlemizi, yok ede ede ,bir mechule dogru sürüklendigimizi nerede ise hergün,kanitlari ile , bizlerle paylasiyorsunuz.Ülkemiz ikiye bölünmüs durumda.Cumhuriyet dönemine karsi olanlar ve taraf olanlar.
Karsi olanlarin, yillardir tek yumruk olarak, hedeflerine yaklastiklari hepimizin malumu.
Önümüzdeki secimlerin hayati önemini bildigimiz halde ,Cumhuriyet in elden gitmemesi icin verilen reylerin dari sapi gibi daginikligi yüzünden ,bugünlere geldigimizi sizlerde biliyorsunuz.Bu nedenle yazilarinizda Cumhuriyet taraftarlarinin,parti egolarini ,kisisel beklentilerinden fedakarlik ederek ,
"Atanin izinde " mi dersiniz, "Kurtulus yolu mu" dersiniz ,,birlesme konusunu secimlere 12 ye 5 kala bugünlerde, yazilarinizda bu konuyu isleseniz ,zor da olsa, bu zoru basarmaktan baska caremizin kalmadigini yazsaniz ,sizin kaleminizden büyük ses getirir diye düsünüyorum.
Cok zorda olsa baska care var mi?
BU nedenle zoru basarabilirsek Cumhuriyeti kurtarabiliriz.
Selam ve saygilar
Dr.Erdem
______________________________
Emin Bey merhaba;Ben İstanbul'da ikamet etmekteyim.25 yaşında kendi halinde yaşayan cumhuriyete aşık genç bir vatandaşım.Ülkemizin ne yazık ki içler acısı haline bir örnekte ben vermek istedim.Size ekte bir görsel gönderdim.Resmi gördükten sonra neden konu kısmına çok önemli yazdığımı anlayacaksınızdır.Resimde gördüğünüz afiş yaşadığım semtte işlek bir caddeye asılmıştır.Sizden ricam bunu köşenizde paylaşıp bu afişteki ilandan daha kötü ne olabileceğini okuyucularınıza duyurmanızdır.İktidarın aleni bir şekilde yürüttüğü islam ve dincilik politikası halkımıza öyle nüfuz etmiş ki günlerdir o afiş asılı fakat hiç bir tepki yok.Yaptığınız tespitler ve CUMHURİYET'İ savunan aydın tutumunuz için teşekkür eder hem ülkemize hem de size esenlikler dilerim...
______________________________
Sayın Emin bey
Ben yazılarınızı sürekli takip etmeye çalışıyorum. 52 yıllık ömrümde yaklaşık 35 senedir Türkiye’mizin yaşadığı tarihsel olaylara bir fiil şahit olmaktayım.
Son dönemlerde ülkenizde yaşanmakta olan olaylar dünyanın hiçbir ülkesinde hatta en ilkel topluluklarında dahi yaşanmamıştır. Ülke adına yapılanlar; ülkemizi bölmekte
din adına yapılanlar da masum dindar vatandaşlarımıza aşırı derecede rencide etmektedir. Maalesef uzun yılların idareci hatalarını ülkemiz insanları bugün ödemektedir ve inanılmaz bir biçimde olaylara kayıtsız kalınmakta ve geleceğin bizlere nasıl tuzaklarla dolu olduğunu görememekteyiz. AKP iktidarı ve başındaki idarecileri kendi ikbal ve saadetleri için ülkenin bölünmesine ve telafisi imkansız hasarlar almasına sebep olmaktadırlar. Sindirilmiş ve korkutulmuş bizler de maalesef bir şey yapamamanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Ben ve benim gibi düşünen milyonlar karanlık gelecek içinde çocuklarımıza nasıl bir ülke bırakıyoruz. Haziran ayında yapılacak seçimlere AKP muhalefeti olarak CHP ve MHP den yeterince ses gelmemekte ve seçimlerde başarılı olacakları hakkında da bir umut vermemekteler.
İzlediğim kadarı ile sadece HDP bu seçimler için en ciddi hazırlık içinde ve büyük oyun için sahadalar. Seçim barajı için Anayasa mahkemesine yapılan başvuru için HDP den cılız bir destek dışında ciddi bir hareketlenme olmayışı benim dikkatimi çekti. En küçük olaylar için ülkeyi yangın yerine çeviren bunların seçim barajından en fazla etkilendikleri halde neden gür sesle ortaya dökülmediklerini ve en azından kendileri için garanti seçim barajı olan % 5 için bastırmadıkları ve hükümetle pazarlık yapmadıklarını çok düşündüm. En sonunda başkanlarının açıklaması ile olay bence netleşmiştir. HDP seçine tüm ülkede parti olarak gireceğini açıklayınca olay daha önem kazanmaktadır. HDP nin oy oranının max % 8 olduğu herkes tarafından söylenmektedir. Böyle olduğu halde bu boyutta bir kumar oynayacaklarını zannetmiyorum. Emin bey bunlar ülkeyi en azından ÖZERK BÖLGE olarak bölme konusunda anlaştılar. Seçimler sonucunda HDP hiç milletvekili çıkartamayacak ve AKP bu sayede Anayasa yı değiştirecek çoğunluk milletvekili sayısına ulaşacak. Seçimlerde baraj altında kalan HDP de şimdi vermesi gereken sert tepkiyi o zaman verecek, maalesef ülke yangın yerine çevrilecek, haklı olmadıkları halde haklı duruma düşerek temsil edilmediklerini ve kendi özerk parlamentolarını başkent olarak kabul ettikleri Diyarbakır da oluşturacaklar. Tüm dünyayı da Türkler tarafından temsil yetkilerinin kısıldığını ve zorunlu olarak hareket ettiklerine inandıracaklar. Sayın AKP de ülkeyi yangından kurtarmak için gerekli anayasa değişiklikleri ile başkanlık ve bölgesel özerklik üzerinde anlaşacaklar ülke yeni bir yönetim biçimine kavuşacak. Herkes istediğine kavuşmuş olacak. Maalesef bizlerde elimiz kolumuz bağlı olarak bekleyeceğiz ve olayları kabulleneceğiz.
Lütfen halkımızı uyarmaya devam ediniz.
Hepimize geçmiş olsun diyorum.
Recep
______________________________
Sayın Emin ÇÖLAŞAN
18 OCAK tarihli yazınızda AKP ERZİNCAN İl örgütü olağan il kongresi davetiyesini haklı olarak eleştiriyor ve "arada ...... ile geçtiğim yerler eski harflerle Osmanlı'ca yazılı" diyorsunuz.
Bilindiği gibi Sn.Cumhurbaşkanı bir Osmanlı hayranlığı tutturdu gidiyor.İsteseniz de,istemeseniz de Osmanlıca'yı öğreneceksiniz buyuruyor.
"Bir sabah kaktık ki dilimiz değişmiş"diyerek olayı saptırıyor.
Oysa tüm dünya biliyor ki değişen dil değil yazıdır,alfabedir.Yapılan HARF DEVRİMİ dir.Onların deyimi ile "harf inkılabıdır".Dilimizin Arapça ve Farsça'dan kurtularak olabildiğince Türkçeleştirilmesi,güzelleştirilmesi,kolay anlaşılır hale getirilmesi Sevgili ATATÜRK'ümüzün kurdurduğu Türk Dil Kurumu sayesinde gerçekleştirilmiştir.Bu da bir gecelik iş değildir.
Bunları Sn.Cumhurbaşkanı bilmez mi?Bence bilmesi gerekir.Bilmiyorsa çok ayıp,bilip de toplumu kandırmaya çalışıyorsa daha da ayıp.
Gündeme yerleştirilmeye çalışılan Osmanlı'ca kavramı ile amaçlanan şeyin latin harfleri yerine Arap harflerinin yeniden kullanılmasını sağlamak,böylece sanki yeterince cahil bir toplum değilmişiz gibi cehaleti iyice yaygınlaştırmak olduğunu düşünüyorum.
AKP ERZİNCAN il örgütünün yapmak istediği de bu sanırım.Önce bir basit davetiye , daha sonra meydanlarda Arap harfleri ile pankartlar vb.bunun sonu yok.
Ne demişlerdi?"Alıştıra alıştıra."
Toplum sıkma başa böyle alıştırıldı.Çember sakala,potura,kafada sarığa,cüpbeye hep böyle böyle alıştık.
Nerede DEVRİM KANUNLARI,nerede bunları korumakla yükümlü Cumhuriyet Savcıları ! En iyisi bu soruyu hiç sormamak belki de.
Özetle bende oluşan kanıya göre yapılmak istenen Osmalıca maskesi altında latin harflerinden Arap alfabesine dönüşün alt yapısını hazırlamak,toplumu yavaş yavaş buna alıştırmaktır.
Bu nedenle yazılarınızda "eski harflerle Osmanlıca" yerine "ARAP HARFLERİ" deyimini kullanmanızın daha doğru olacağını düşünüyorum.
Toplumu aydınlatan başarılı yazılarınızın devamını diler,saygılarımı sunarım.
Nihat
İNSANDA ÜÇ ŞEYİN ÇARESİ YOKTUR.
AHMAKLIK
AÇ GÖZLÜLÜK ve
HIRS
Einstein
______________________________
Sayın Çölaşan bir kaç gün önce bir haber okudum. Rıza zerraf bakan beyden aldığı 240 bin euro için makbuz yazmış. TTK na göre bir ay içinde 8000 TL nin üzerindeki hiç bir alışveriş elden yapılamaz ve makbuz düzenlemez. Böyle 240 bin euro aldım diye bir evrak düzenlenirse bu kara para aklamaya girer ve cezası büyüktür. Kanunlardan araştırabilir avukatlara sorabilirsiniz. Bu memleketin hepsi mi uyuyor nasıl bir muhalefetimiz var. Bizim dokunulmazlığımız yok cesaret edemiyoruz. Bu chp milletvekilleri ne işe yarıyor.
______________________________
Sevgili, Saygıdeğer Emin Bey, yazılarınızı takip ediyorum ve yüreğinize kaleminize sağlık diliyorum. Öğretmen olduğumdan alenen bazı duygularımı paylaşmam zor, bir öğretmen olarak birilerine karne verdim bunu sayfamda paylaştım ama yeni yasalardan dolayı deşifre olmamak adına mecburen kaldıracam. verdiğim karne şöyle belki sizde bu karne üzerine donanımlı,değerli fikirlerinizi ekleyerek daha düzgün hale getirebilirsiniz.. Sevgilerimle yazımı alta kopyalıyorum..
BENİM VERDİĞİM KARNE
1-Hayata bakışlarındaki cehaletten dolayı, hayatı kendi çıkarlarına uygun olarak kullanıp insanları ötekileştirdiklerinden, ayrışmayı yarattıklarından dolayı HAYAT BİLGİSİ = 0
2-Ülke bütünlüğünü böldükleri, ormanları kendilerine parselledikleri için, Ağaçları yok edip canlıların ölümüne neden oldukları için,Kendi tarihlerine reklam arası diyip nankörlüğün en büyük örneğini gösterdikleri için SOSYAL BİLGİLER = 0
3-Ülkeyi yönetimi ,gelir gider yönetimindeki başarısızlıkları ve geliri kendilerine akıttıklarından , zengin fakir uçurumunu uçlaştırdıklarından, haksızca kazançlar sağladıklarından MATEMATİK = 0
4-Din simsarlığından dolayı, Allah’ın istemediği, emretmediği şeyleri emirmiş gibi yapmalarından dolayıDİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ = 0
5-Bilimsellikten uzak olduklarından dolayı, Tübitakta her türlü yalana imza attırdıkları için, haksızca bazı insanları bilimden uzak taş devri insanlarını Bilim merkezlerine tepeden idareci olarak getirdikleri için, bilim adamlarını hapislere attıkları için FEN BİLGİSİ = 0
6-Kültürel zenginliklerimizi, Tiyatro, bale, müzik, alanlarındaki düşmanlıkları ve kültür merkezlerini yok ettikleri için ,AKM gibi bütün kültürel sanatlara ev sahipliği yapan önemli bir kültür merkezini kimlere hangi akrabasına rant edeceğini bilemediğimiz ve bu merkezi atıl hale getirdikleri için MÜZİK = 0
7-Sanat yönü olan eserlere hakaret edip , sanatı akılları yetmediği için UCUBE görüp karikatürleri zincire vurdukları için GÖRSEL SANATLAR = 0
______________________________
Sayın Emin bey, merak ettim bu reklam yıldızı olmaya çalışan vekil Tülay Babuşçu'nun AKP İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu ile yakınlıkları nedir biliyor musunuz? Hani al gülüm ver gülüm lale ticareti yapılıyor ya...
Zuhal
______________________________
Sevgili Emin Bey; Yazılarınızı hergün gazetenizden takip ediyorum.Yurdumuzda
olan biteni ancak sizin gibi dürüst,dik duran,cesur gazete yazarlarından öğrenebiliyoruz.Gerçi
sizin gibi usta ve cesur kalemler ellerimizdeki parmakların sayısı kadar ancak vardır iyiki varsınız.
Bende size yaşadığım yer Antalyada olan, yurdumuzun her hangi bölgesinde veya ilinde olup –olmadığını bilmediğim bir uygulamadan bahsetmekistiyorum.
Antalyada yaşayan insanların kullandığı elektrik bedellerinin faturası üç aydır ellerine ulaşmamıştı yani insanlar üç aydır elektrik faturası ödemiyordu. Bunun nedenini Sormak istediğimizde muhattap olacak kimseyi bulamıyorduk.
Birkaç gündür faturalar vatandaşların ellerine geçmeye başladı ve anormal elektrik borçlarıyla karşılaştılar.
Normal bir vatandaşın en düşük faturası 1500 tl den 3500 tl ye kadar değişiyor.Bu faturaların bir seferde ödenmesi söz konusu.Asgari ücretli, emekli bu işin altından nasıl kalkacak.Elektrik dağıtımını yapan bu özel sektörü denetleyen, bunlara hesap soran bir merci yok mu istedikleri gibi at koşturuyorlar.Bu memleket ne hale geldi.Dünyanın neresinde böyle bir uygulama var.İnsanlar tepkilerini göstermek için bugün sokaklardaydı .Gerçi bişey olacağından değil çünkü baştakilere bakınca bularınki devede kulak misali.Sizden , bu konuyu dile getirirseniz belki birazda faydası olur, sizin dilinizden anlayan
biri çıkabilir diye rica ediyoruz.saygılarımızla
______________________________
Sayın Çölaşan,
Son zamanlarda bir PARALEL' dir gidiyor.Yürütmeye karşı yapılan her muhalefete
bu kelime ekleniyor.Paralelin kökünün AKP seçmeni olduğu hiç yeterince ve
açıkça vurgulanmıyor.Bu seçmen toplumuna gerçeği anlatmak,göstermek,sizlere
medyaya ve muhalefete düşen bir görev.Çabalarınızı taktir etmemek mümkün
değil.Fakat görülen o ki,sizlerin de bir paralel güç oluşturmanız kaçınılmaz.
Yarın işler iyice sarpa sardığında,bu gün, millet ne istiyorsa biz onu yapıyoruz
diyenler,siz istediniz biz de yaptık,NE İSTEDİNİZ DE VERMEDİK diyerek
sorumluluğu üstlerinden atmaya çalışacakları artık tescillenmiş bir durumdadır.
Bunu o seçmen toplumuna sizlerin etkin bir şekilde işlemeniz gerekiyor!!!
Nasıl olacak?,Yollar bulunacak mı? Okuyucunuz ve takipçiniz olarak bekliyoruz.
Sevgiler,Saygılar
Namık
______________________________
19.01.2015 pazartesi günü bir iş için İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanından Uçakla Konya ya gitmiştim.İşlerimi halledikten sonra 20.01.2015 Salı günü 20.40 Uçağı ile de tekrar İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanına daha doğrusu evime dönecektim.Salı günü öğleden sonra 15.30 da Uçağa binecek bir tanıdığım Uçağının sisten dolayı iptal olduğunu benim de Havaalanı ile temas kurup kontrol etmemim faydalı olacağını bildirdi.Havaalanını aradım , bir iptal söz konusu değildi.Aradan bir saat geçtikten sonra telefonuma gelen THY mesajından akşam 20.40 uçağının da sisten dolayı iptal edildiğini öğrendim.
Hemen aklıma Hızlı tren geldi.Konya - İstanbul arasını 4,5 saatte gidiyor,uçak yerine tercih edilebilir bir alternatifti.TCDD yi aradım ve akşam 17.55 hızlı treninde yer olup olmadığını sordum ve şansıma EVET 4 adet yer vardı.Telefondaki kişi kredi kartımın olup olmadığını cep telefon numaramı ve birkaç bilgi istedikten sonra yolcunun erkek mi Bayan mı sorusunu sordu.Bende ERKEK deyince, mevcut 4 yer var ama hepsi BAYAN yanı maalesef size bilet veremeyiz deyince,lütfen müşteriye telefon edip izin isteyin dedimse de ikna edemedim.Hemen bir araca binerek doğru Konya Garına gittim ve gişe de sıra bekleyip tekrar talebimi ilettim.Hatta Bayanlardan birini diğer bayanın yanına oturturuz böylece benim yanım boş kalır alternatifini ileri sürsemde Gişe memuru TCDD Genel Müdürlüğünü talimatı ben size bu şekilde bilet veremem,tespit edilince bana ceza verirler.Sicilime işlenir gibi laflar ettikten sonra maalesef bilet alamadım.Ve de 21.Yüzyılda 4,5 saatte gidilecek mesafeyi, ki yetkililer bununla övünüp çarşaf çarşaf haber yapıyorlar, Otobüse bilet alarak 10 saatte de gidebildim ve evime döndüm.
21.Yüzyılda koca tren kompartımanında,her yer aydınlık ve aklı başında insanların seyahat ettiği bir yerde bu ayırımın yapılmasının anlaşılması mümkün değil.TCDD yetkililerini özelliklede Genel Müdürü'nü de almış oldukları bu karardan dolayı da ayakta alkışlamak lazım.
Belkide hergün buna benzer dünya kadar olay oluyordur da kimse dile getirmediği için haberimiz olmuyor.
Başımdan geçen bu olayı sıcağı sıcağına bilgilerinize sunuyorum.
Sevgi ve Saygılarımla
--
Tanju
______________________________
Sayin Emin Bey,
Ona "padişah" demek bence doğru değil,
bence "sözde padisah" "guya padisah" ya da
"sahte padisah" gibisine bir sey soylemeli,
cunku padisah diye anılmasi hoşuna gidiyor.
Cumhuriyeti "Osmanlı Islam Devleti"
olarak ilan etmeden padisahligini kabul ettirdigini
saniyor. Belki de siz padisahin onune gelecek
daha iyi bir sifat bulursunuz.
Saygilar,
Yildiray
______________________________
Sevgili Emin ağabeyim,
Geçtiğimiz hafta Çarşamba günü Afyon'da 3. dünya ülkelerinde görülebilecek bir zincirleme kazadan canımı kurtarıp arabamı pert edip kurtuldum. Allah kimseye kaza yaşatmasın, iyi bir şöför olmama rağmen maalesef 10 santimlik buz ve sisin içinde birbirine giren 30 araçtan biri de ben oldum.
Kazadan sonra olay yerine gelen polis memurlarına ben ve çarptığım öğrenci servisi (biri hamile bir bayan olmak üzere 20 yolcusu vardı Allah'a şükür kimseye bir şey olmadı) sahipleri ile beraber tutanak tutmaları yönünde ısrar etmemize rağmen bizi güzelce tersleyerek "hemşerim yolun durumuna baksana rapora ne gerek var her şey ortada yol kusurlu" diyerek bizi gönderdi ve kazadan neredeyse 1 saat sonra tuzlama çalışmaları başladı. Düşünün, beyefendiler gece vardiyasında adam çalıştırıp gece vardiyası parası vermemek için 11'de, yani zaten sisin buzun çözüldüğü saatlerde bir zahmet devreye giriyor (ki eminiz devlete verdiği taahhütte esas geceleri bu çalışmaları yapmayı vaad ettiler)
Sonradan öğreniyoruz ki devlet tuzlama işini "özel sektöre" devretmiş ve öğlen 10 - 11'den önce tuzlamaya çıkmıyormuş araçlar! Dahası kazadan sonra tutulan tutanakta ben dahil bir çok kişi "arkadan çarptığı için suçlu olmuş ve yabancı sermaye sigorta şirketleri yine kasalarına durduk yere bir sürü para indirmiş olurken, yol bakımı ihalesini alan şirket de görevini milletin canı pahasına aksatmış olmasına rağmen taahüt karşılığı, kimsenin şikayeti olmadığı bir ortamda parasını devletten; yani bizlerden alıyor.
Bu devlet kendisi bizi soyduğu yetmiyormuş gibi bu sigorta şirketlerine, ne idüğü belirsiz yandaş yol bakım şirketine bizim paramızı bizim cebimizden alıp veriyor. Orada ölsek kalsak ne olacaktı? Kaçıp gidelim mi bu ülkeden bırakalım mı ne yapalım şaştık kaldık. Paramız bir kenara, artık canımızı da ranta ve yandaşa kurban mı verelim?
Adım ….. ancak yaralarım hafif olduğu için yakınlarıma kazadan haber vermedim. Araç serviste deyip geçtim. Eğer olur da yer verirseniz, adımı vermezseniz çok memnun olurum. O kazada onlarca mağdur var eminim çok azı şikayet etmeyi aklına getirmiştir!...
Rabbim size ve sizin gibi namuslu insanlara sebat kuvvet versin inşallah, yıllardır takip ediyoruz nereye gitsek de beraberiz. Doğruluğun yolu birdir!
Selamlar.
______________________________
Değerli Emin bey,
Günaydın.
Rahmetli Osman Bölükbaşı ile yazdıklarınızı zevkle okudum.
Rahmetli TBMM Kürsüsünden,
Adnan Menderes ve arkadaşlarını göstererek,
-Bunlara Namussuzlar,şerefsizler,ahlaksızlar diyeceğim ama bir taraftan terbiyem,diğer taraftan Kanunlar izin vermiyor !
Demesi ile benim neslimin yıllarca dilinden düşmemiştir.
Mekanı Cennet olsun.
Ne yazıkki O neslin çocukları,
Armut cinsinden değil,Çengelköy Bademi cinsinden çıktı.
Mutlu ve Uzun Yaşayınız
Muammer
______________________________
İYİ ÇALIŞMALAR,
YAZILARINIZI KENDİMİ BİLDİM BİLELİ YAKINEN OKUYOR VE TAKİP EDİYORUM.YAŞANTIM BOYUNCA TÜRKİYEYİ HİÇ BUKADAR KARANLIKLARA SÜRÜKLENİRKEN GÖRMEDİM .BU ÜLKE KARANLIKLARA GİDER İKEN TÜRKİYEYE SAHİP ÇIKMASI GEREKENLERİNDE SAHİP ÇIKMADIĞINA ŞAHİT OLUYORUZ.
TÜRKİYEDE T. C KALDIRILDI, ANDIMIZ OKULLARDA OKUTULMUYOR,ATATÜRK ÜN GENNÇLİĞE HİTABESİ VE NUTUK YASAKLANDI. BAYRAMLARIMIZ MİLLİ BAYRAMLARIMIZI KUTLUYAMIYORUZ. BUNLARI YAPANLAR ŞU ANDA DAHA HALA İKTİDARDALAR.
AMA BEN İNANIYORUM Kİ BİR GÜN BUNLARA SEPEP OLANLAR GEREK ATATÜRK ÜN GENÇLİĞE HİTABESİNİ GEREK SE ANDIMIZI HER SAAT HER DAK,KA OKUMAK ZORUNDA KALACAKLAR VE HAFIZALARINA BU İKİ METNİDE UNUTMAMAK ÜZERE YERLEŞTİREÇEKLER .TÜRK MİLLETİ VE TÜRK GENÇLİĞİ BUNU YAPMAYA MUKTEDİRDİR.
SELAM VE SAYGILARIMLA BEĞENİRSENİZ BU YAZDIKLARIOMI KÖŞENİZDE YAZABİLİRSİNİZ
BAŞKAN
______________________________
Emin abi merhaba,
Ben, modernliğiyle, çağdaş düşünen insanıyla, Atatürk'e sevgisiyle ve her seçimde bu düşüncesini sandığa ısrarla yansıtmasıyla tanınan bir şehrin kızıyım. Biz çağdaş olmak istedikçe hırpalanıyoruz, zarar görüyoruz. Bunu malesef Türkiye'nin son yıllarında gittiği yolu zorla çizen iktidarımız yaptığı gibi kendi kendimize de yapıyoruz. Neden derseniz, alın size hikayem:
Geçen yıl hatırlarsınızki Saros civarında 6.4 büyüklüğünde bir deprem oldu. Neyseki hiç bir insanımız hayatını kaybetmedi. Ama Tekirdağ'ın Altınova mahallesinde büyük bir sitede yaşayan ailem ve o sitedeki 50yi aşkın aile mahvoldu. Çünkü, 8 katlı binalarında sarsıntı fazla hissedilince insanlar büyük korku yaşadı. Bazıları o evlerin sağlam olmadığını söyleyip durumu belediye yönetimine götürdü. Hissedilen sarsıntı gerçekten büyüktü, haklıydılar, bazı dairelerde kartonpiyerler döküldü, banyo fayansları kırıldı, duvarlarda çatlamalar oldu. Gönül rahatlığıyla orada oturmak, çoluk çocuk geceleri uykuya dalmak çok zordu elbette.
Belediye şikayet üzerine bir gün bile geçmeden gelip apartmanları mühürledi, elektrik ve doğal gazı kesti. Vay be ülkemiz modernleşiyor, insan hayatı her şeyin önüne geçiyor dedim. Ama sonra...
Bu 50-55 hanelik insan oraya buraya dağıldı, eşyasız, öylece, çantasını ceketini alıp çıkarak. 1 gün 2 gün 5 gün 1 ay..... hala darmadağınık onlar. Kimisi mührü kırıp eşyasını aldı, kiraya çıktı. Kimisi mührü kırıp soğuk zehir demeden içeri girdi oturuyor insanlık dışı şekilde. Orada mecburiyetten yaşayan 5-10 aile ya var ya yok, güvenlikleri bile yok, terk edilmiş bir yerdeler. Kimileri de belki belediyemiz bu işi çözer diye bekliyor hala zorunlu misafirliklerle.
Bu arada belediye geldi bina ve zemin testi yaptı. Rapor uzuuuuun süre gelmedi. Duruma bir kılıf aradılar herhalde. Güzel Türkiye'min güzel insanının her zaman başına gelen şey oldu: Saçma sapan bir çelişki: Bina sağlam, zemin sağlam değil.
DASK dökülen kartonpiyerler için badana parası verdi. Evler yıkılmadığı için birşey yapamam dedi, kenara çekildi.
Belediye, ortadan kayboldu. Başkanı ziyarete bilmem kaç defa gidildi, kaçacak bir yer buluyor her seferinde. AKPnin kara işlerine izin vermemek için koşa koşa oy verdiğimiz CHP belediyemiz duyarsızlıklarıyla bizi çok mutsuz ediyor.
Bu insanlar ne oldu, ne yapıyorlar bu kadar zaman diye kimse düşünmüyor. Belki de daha bir çok vatandaş bu durumda. Ben de elimden geleni yapıcam, sizin gibi duyarlı abilerimize ve televizyonlarımıza tek tek bunu anlatacağım. Bir ilgilenen çıkana kadar devam edicem. Hiç olmazsa yetkililere bir telefon etseniz belki konuya bakan olur.
Sizi çok seviyoruz. İşlerinizde Allah kolaylık versin, yolunuz açık olsun.
______________________________
Sayın Çölaşan,
Reklam Arası, 90 değil de, en fazla 13 Yıl...
Evet, aslına bakılırsa o mahut "Reklam Arası" bazılarının iddia ettiği gibi, 90 falan değil de en fazla 13 yıl...
Şöyle ki; T.C Cumhuriyeti adlı 90 yıllık bir Belgesel'e, ne yazık ki iç ve dış mihrak ve bedhahlar tarafından 12 yıl
ara verilmesi sonucu, O'nun yerine, yine bunların eseri olan ayarı bozulmuş ve çarkı gerisin geriye dönmeye başlamış bir cumhuriyetin fabrikasyon hatalı "Defolu" mallarını, sözde cilâlayıp millete yutturmak için konan şimdilik, 12 yıllık bir reklam arası... Ve 2015"ten bu yana dakika dakika geriye sayım başladığına göre de, kaldı yaklaşık bir yıllık bir reklam süresi... Cümlemize iyi seyirler...
Saygılarımla,
Nur
______________________________
Diyarbakır Belediyesi, elektrik borcunu ödemiyor! Dağıtım firması elektriği kesiyor.Belediye başkanı eski milletvekili Kışanak, "bu şehri bu firmaya dar ederiz" diyor!(Özgürlüğe bakınız!..) Belediye, dağıtım firması 'DEDAŞ'ın önüne, gerekçesiz hendek kazıyor!Kayıp kaçaklarından doğan zararlar, Ülkenin başka yerlerindeki dürüst vatandaşın faturasını şişirirken,arsızlığın bu kadarına pes doğrusu!Batı da bunların yaptığını herhangi bir belediye yapsa İçişleri Bakanlığı, belediye yönetimine görevden el çektirir.Kaçak elektrik zaten kullanılmaz.Kullanan da hırsızlıktan ağır cezada yargılanır!Bazen insanın "ilahi adalete" isyan edesi geliyor! Bu ülkede yaşadığına lanet okuyor! "Yavuz hırsızın ev sahibini bastırmadığı,hem suçlu hem güçlüllerin egemen olmadığı, yer mi yok? Neden burada yaşıyorum diyor.Böyle arsızlık karşısında dürüstler, "kayıp kaçak" ödemeğe devam edecek!..
Metin Altay
______________________________
Sayın Emin Çölaşan,
Karşıyaka-İzmir'de faaliyet gösteren, Demokratik Kitle Örgütleri bir araya gelerek, “Karşıyaka Cumhuriyet Birliği" ni oluşturduk..
Amacımız bu iktidardan kurtulmak ve Laik Türkiye Cumhuriyeti Devletimize sahip çıkmaktır.
Bu hedefe ulaşmak üzere ilk adım olarak; memleketin kurtuluşu için bir araya gelmesi gereken kişilere hitaben hazırladığımız “ YURTTAŞIN ÇAĞRISI " haykırışımızı size de gönderiyor, katılım ve katkılarınızı bekliyoruz…
İkinci adım olarak; belirleyeceğimiz en yakın bir tarihte, sizleri İzmir'e davet edeceğiz...
Türkiye’nin kaderi, vatan için çabalayan sizin gibi değerli insanların bir araya gelerek, meclise girme yolunu bulmalarına bağlıdır....
Çağrımız bu hedef içindir...
Bu çağrı Yurttaşın çağrısıdır ve bu sebeple çok önemlidir...
Gün,“ Vatan mevzu bahisse gerisi teferruattır “ sözünün gereğini yerine getirme günüdür !..
Sesimizin duyurulması için, sizlerin emeği ve katkısı çok önemlidir.
Saygılarımızla,
Karşıyaka Cumhuriyet Birliği
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ KARŞIYAKA ŞB.
CUMHURİYET KADINLARI DERNEĞİ KARŞIYAKA ŞB.
ÇOVAK
DEMOKRASİ DENETÇİLERİ DERNEĞİ
EGE ÇORUMLULAR DERNEĞİ
ENGELSİZ SANAT DERNEĞİ
ESKİŞEHİRLİLER DERNEĞİ
GÖÇMEN DERNEKLERİ FEDERASYONU
HACI BEKTAŞ EĞİTİM VE KÜLTÜR DERNEĞİ
İKLEV KARŞIYAKA LİSESİ EĞİTİM KÜLTÜR VAKFI
İZMİR HAST.YARDIMLAŞMA DERNEĞİ
KARKAD
KARLİS KARŞIYAKA LİSESİ GENÇLİK VE SPOR KULÜBÜ
KARŞIYAKA BESEM SPOR KULÜBÜ
KARŞIYAKA BİRLİĞİ VE BAĞLI DERNEKLERİ
KARŞIYAKA DEMOKRASİ AKADEMİSİ DERNEĞİ
KARŞIYAKA KÜLTÜR SANAT OKUR.DERNEĞİ
KARŞIYAKA SOSYAL SORUMLULUK VE PROJE DERNEĞİ
KASİAD
KAZED
KORUYUCU AİLELER DERNEĞİ
LATİFE HANIM GRUBU
MAVİŞEHİR 79 YILDIZ SPOR KULÜBÜ
TÜRKİYE YARDIM SEVENLER DERNEĞİ KARŞIYAKA ŞB.
TÜRK ANNELER BİRLİĞİ DERNEĞİ KARŞIYAKA ŞB.
TÜRK HAVA KURUMU KARŞIYAKA ŞB.
TÜRK KADINLAR BİRLİĞİ KARŞIYAKA ŞB.
ULUSAL UYANIŞ PLATFORMU
VARDİYA BİZDE-İZMİR PLATFORMU
Engin Demirkollu engindemirkollu@gmail.com
YURTTAŞIN ÇAĞRISI
Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde emperyalizme karşı kazanılan bir savaş ve sonrasında yapılan devrimlerle kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz, her geçen gün kuruluş ilkelerinden ve O'nun gösterdiği çağdaş uygarlık hedefinden uzaklaşmaktadır.
İktidarı ele geçiren güçler halkı maddi ve manevi yönden yoksullaştırarak sömürmekte ve 1938'den başlayan karşı devrim sürecini giderek daha da ağırlaşan baskıcı yöntemlerle sürdürmektedirler.
Ülkeyi yönetenler demokrasi, laiklik, hukuk, adalet, evrensel etik kurallar, sosyal devlet, tam bağımsızlık, insan hakları, düşünce özgürlüğü, inanç özgürlüğü, çağdaşlık, basın özgürlüğü, kadın hakları, kadın erkek eşitliği, bilimin yol göstericiliği gibi temel değerleri tanımamakta ve bunların karşıtı uygulamaları ısrarla gerçekleştirmektedir.
Ülkemiz, emperyalist güçler, onların yerli işbirlikçileri ve terör örgütleri ile pazarlık yapılarak geleceği biçimlendirilen bir ülke haline getirilmiştir. Ulusal birlik tehdit altındadır.
Demokrasinin en temel ilkelerinden olan kuvvetler ayrılığı yok edilmiştir. Meclis, sadece iktidarı ele geçiren gücün, şekilsel yasallığını sağlamaya yaramaktadır, milletvekilleri baskı altındadır ve özgür iradelerini kullanamamaktadır. Yargı kurumlarının adil, tarafsız ve özgür olduğuna kimse inanmamaktadır. Vatandaşların devlete ve ülkelerinin geleceğine olan güvenleri yok edilmiştir.
Bu zor koşularda, 2015 yılında, genel seçimler yapılacaktır. Seçimler yaklaşırken iktidar partisi mevcut durumunu korumakta, muhalefet partileri ise bölünmekle uğraşmaktadır. Bundan önceki deneyimlerimiz, bölünmenin, yeni partiler kurmanın, iktidarın işine yaradığını göstermiştir.
Hiçbir partinin, liderin, siyasetçinin, yazarın, sanatçının, hukukçunun, demokratik kitle örgütünün tek başına bu karşı devrim sürecini durduramayacağını biliyoruz. Ülkemizi Ortaçağ karanlığına götürmeye kararlı, bir baskı rejimi kurmayı hedefleyen bu iktidardan kurtulmak için seçimlerde oylarımızı tek adreste toplamak istiyoruz.
Karşıyaka Cumhuriyet Birliği olarak; demokratik, laik, sosyal ve ulus devletten, Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerinden yana olan siyasi partileri, demokratik kitle örgütlerini seçimlerde başarı kazanmak için bölünmemeye, bir araya gelerek kazanmaya davet ediyoruz.
Türkiye’yi çözülmeye sürükleyen ve bu gidişi önlemek için üstüne düşeni yapmakta acizlik gösteren siyaset dünyasını uyarıyoruz. Eğer bizleri sandıkta bölünmeye zorlarsanız, millet bunun hesabını iktidardan değil bu bölünmede payı olanlardan soracaktır.
Oyumuz çok değerli. Bir oyla seçim kazanıldığını biliyoruz. Bu nedenle oyumuzu bölünerek seçime girmek isteyenlere ve bir araya gelme taleplerine duyarsız kalanlara değil, birlikte kazanmayı hedefleyenlere vereceğiz.
BU KEZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞLARI OLARAK ÇAĞRIYI BİZLER YAPIYORUZ !
HAYDİ ! CUMHURİYET İÇİN ARTIK BİR ARAYA GELELİM, BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM VE BİRLİKTE KAZANALIM.
KARŞIYAKA CUMHURİYET BİRLİĞİ