2026 yılı için net asgari ücret 28.075 TL olarak belirlendi.

Asgari ücretli o maaşı da Şubat 2026 başında alacak.

“Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti” 39.123 TL. Yani bekar bir çalışanın bir ay sonra alacağı maaş, geçen ayın yaşama maliyetinin bile 11.048 lira altındadır. Bekar bir asgari ücretli daha aya başlarken en az 11.000 TL ekside başlıyor.

Bu şartlarda bile, ülke yönetiminde ve asgari ücret tespitinde söz sahibi olanların ağzında sürekli tekrarlanan bir cümle var: “Çalışanları enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz.”

Peki durum gerçekten öyle mi? Çalışanlar, enflasyona ezdirilmediler mi?

Aşağıda çalışanların enflasyona nasıl ezdirildiğini, hatta bırakın ezdirilmeyi üzerinden silindirle geçildiğini TÜİK’in verileriyle ortaya koyacağız.

TÜİK verilerine göre bile asgari ücretli enflasyona ezdirildi

Aşağıda 2020 yılı Ocak ayından 2025 yılı Aralık ayına kadar olan dönemde temel harcama kapsamındaki olan mal ve hizmet gruplarındaki enflasyon oranları ile aynı dönemde asgari ücretteki artışı kıyasladık. Tekrar hatırlatalım, aşağıdaki mal ve hizmet kalemlerine ilişkin enflasyon verilerinin tamamı TÜİK’ten alınmıştır.

Asgari ücretliyi enflasyona ezdirmedik diyenler bunu genel TÜFE artış oranı üzerinden savunuyorlar. Yani TÜFE’nin üzerinde bir oranda asgari ücret artışı yapıldı diyorlar. Oysa asgari ücretlinin enflasyonu; ağırlıklı olarak, gıda, kira, ulaşım gibi unsurlardan oluşuyor. Eğer çalışanları enflasyona ezdirmedik diyorsanız mutfaktaki yangına, ödediği kiraya, ulaşım giderlerine bakmanız, bu mal gruplarındaki artışı esas almanız gerekir.

Son beş yılda asgari ücret %783 artmışken, örneğin kira %1.134, margarin %1.207, dana eti %1.307, taze balık %1.020 artmıştır. Diğer mal grupları yukarıdaki tabloda yer alıyor. Tablodaki her bir mal ve hizmet grubundaki artış oranı TÜİK’e göre bile asgari ücretlinin enflasyona ezim ezim ezdirildiğini açıkça gösteriyor.

Asgari ücrette alt lige düştük

Bir de şunu duyuyoruz: “Biz iktidara geldiğimiz de asgari ücret şu kadar Euro idi, şu kadar dolar idi şimdi
şu kadar Euro, şu kadar dolar oldu. Bakın yabancı para cinsinden bile asgari ücreti artırdık.”

Asgari ücret artışlarının yabancı para birimi cinsinden artması tek başına hiçbir şey ifade etmez. Ülkeler içindeki yerinizi de korumanız gerekir. Aşağıdaki tablo, yabancı para birimi cinsinden asgari ücret artarken asgari ücretlinin nasıl alt lige düşürüldüğünü, dolayısıyla yukarıdaki söylemin ne derece gerçekten uzak olduğunu açık bir şekilde göstermektedir.

Eurostat verilerine göre 2001 yılında Türkiye, geçerli asgari ücret ile 13 ülkeyi geride bırakırken, aynı ülkelerle kıyasladığımızda 2025 yılının ikinci yarısı itibarıyla sadece dört ülkeyi geride bırakabildik. Yani alt lige düştük. Asgari ücretlimiz 2001 yılına göre pek çok ülke vatandaşına oranla geriye gitmiş veya onlar kadar artış alamamıştır. Anlaşılan enflasyona ezdirilirken, refahtan payımızı da alamadık.

21 çeyrektir kesintisiz büyümeden çalışanların payı nerede? 

TÜİK dönemsel GSYH III. çeyrek verilerini açıkladı. Buna göre ekonomimiz 2025 yılı 3. çeyreğinde %3.7 oranında büyüdü. İktidar, 21 çeyrektir kesintisiz büyüme ile övünüyor. Ekonominin büyümesi önemlidir. Öncelikle büyümenin sağlıklı ve sürdürülebilir olması gerekir. Ama asıl önemli konu; büyüyen ekonomide artan refahın, büyümenin sağladığı imkanların bölüşümünün adil olmasıdır. 

Eğer 21 çeyrektir büyüyen ekonomide, birilerinin porsiyonları büyürken; dar gelirlinin, emeklinin, işçinin, çiftçinin porsiyonları küçülüyorsa orada ciddi bir bölüşüm sorunu vardır.

21 çeyrektir kesintisiz büyüyen ekonomi ile övünüyorsanız o vakit işçinin, emekçinin, dar gelirlinin, emeklinin, memurun payını da verin...