Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan ile zaman zaman yurt meselelerini
konuşuruz.
Yaşadığımız olaylar nedir?
Neden bu patırtılar çıkıyor?
Ulus olarak iki yakamız bir araya gelmeyecek mi?
Nedir bizim günahımız?
Yıllarca polis şefliği, emniyet müdürlükleri ve İçişleri Bakanlığı yaptığı için devlet yapısını çok iyi bilen ve istihbaratı güçlü olan Sadettin Tantan, her seferinde uzun yılların
tecrübesiyle bizi aydınlatıyor.
Bu defaki yorumlarını da okurlarımla paylaşmak
istiyorum.

* * * * * * *

İktidar-Cemaat çatışmasının ekonomik ve siyasal temeli olduğunu belirten, kirli para ve rant ekonomisinin bir sonucu olarak çıktığını söyleyen Tantan, “Konunun hukuki gösterilmesi aldatmacadır” diyor ve ekliyor:
“Türkiye tehlikeli bir süreçten geçiyor. 2015 seçimlerinde bir kırılma yaşanması kaçınılmazdır.
Eğer AKP anayasayı değiştirebilecek çoğunluğu sağlarsa, Türkiye‘nin üniter yapısı tartışmaya açılacak. Bunun muhtemel sonuçlarından biri de BÖLÜNME olacaktır!
Alt yapısı yıllardır hazırlanan bu süreç, bölgeyi dizayn etmek isteyen emperyalist ülkeler tarafından kısa bir zaman diliminde tamamlanacaktır.”
* * * * * *
“Tüm bunların sonucunda Suriye sınırımız, PKK/PYD’ye, Irak sınırımız ise PKK ve Barzani’ye teslim edilecektir.
Bu gelişme, yurt içinde de tehlikeli sonuçlar doğurabilecek, Irak ve Suriye’de yaşanan derin çatışmaların Türkiye’de tekrarlanma ihtimali ortaya çıkacaktır.
İktidarın bilinçli olarak sürdürdüğü gerginlik politikası, sadaka ekonomisi neticesinde, devlet kurumlarına ve siyasetçilere derin bir güvensizlik besleyen halk, milli güçlerin, çöküşü engellemek için göstereceği çabalara da destek veremeyecektir.”
* * * * * *
“Peki ne olacak? Türkiye bu ihanet sarmalından kurtulamayacak mı?”
Tantan “Kurtulabilir” diyor ve devam ediyor:
“Beş buçuk ay sonra, Haziran 2015’te yapılacak seçimler Türkiye’nin kaderiyle yakından ilgilidir. Bu karamsar tabloya rağmen kumpastan çıkış vardır. Ülkenin yetiştirdiği nitelikli insanlar birleşerek, milli mücadele yıllarında olduğu gibi, ülkesine ve devletine sahip çıkmalıdır. Başlatılacak bu hareket, bütün olumsuzlukları durdurup, ülkeyi içeriden ve dışarıdan kuşatan tehlikeleri de bertaraf edebilir.”
* * * * * *
Peki, böyle bir birlik
olabilir mi?
Sadettin Bey “Olabilir
tabii ki” diyor.
Ancak, ben onun kadar umutlu değilim!
İnsanlarımızın daldığı kış uykusundan uyanabilmeleri için ülkemizin derin sarsıntılar geçirmesi, toplumumuzun büyük acılar yaşaması, şok geçiren insanlar gibi ağır tokatlar yemesi gerekiyor.
Dilerim tüm bu sıkıntılardan bir an önce uyanırız ve tepemizde dolaşan felâket bulutlarını dağıtırız!
Bunu, 5 buçuk ay sonraki seçimlerin sonucu gösterecek!

AKP döneminde bütün
hapishaneler doldu!

AKP’nin en büyük başarısı (!) son 8 yılda 100’den fazla cezaevi inşa etmek...
Halen Türkiye’de 302’si kapalı olmak üzere toplam 365 cezaevi var. Bunların
üçte birinin mimarı AKP
iktidarı...
Ülkemizde her çeşit suç öylesine arttı ki, cezaevi yetişmiyor!
İnşa edilen 100’den fazla yeni cezaevine rağmen, doluluk oranı yüzde 98’e yükseldi.
Adalet Bakanlığı, yeni mahkûmlara yer bulmak için devamlı cezaevi yaptırıyor.
* * * * * * *
Ülkemizdeki toplam tutuklu ve hükümlü sayısı rekor düzeyde: 156 bin 195.
Bu rakam AKP’nin iktidara geldiği yıllarda 50 bin civarındaydı. Üç misli artış var.
Tutuklu ve hükümlülerin 148 bin küsuru erkek, 5 bin 500’ü kadın, 2053’ü çocuk.
Şimdiye kadar çıkarılan afların pek bir işe yaramadığı ve boşalan cezaevlerinin
kısa sürede yeniden dolduğu görüldü.
En çok işlenen suçlar:
“Hırsızlık-soygun ve tecavüz.”
AKP, hapishaneleri çoğaltmaya devam ediyor!

Te­bes­süm

Bilgisayar döneminin çocuğu!

Çocuk önündeki bilgisayardan başını kaldırıp, annesine merakla sormuş:
“Anne, çocuklar nasıl doğuyor?”
Kadın “Şu zamane çocukları ne kadar meraklı?” diye düşündükten sonra cevap vermiş:
“Söyledim ya oğlum, leylekler getiriyor!”
Çocuk:
“Tamam” demiş “Bunu anladım da anneciğim, leyleklerle kim gerdeğe giriyor?”

Günün Sözü

Hayatta tecrübe yaşlanarak değil, yaşanarak kazanılır!