Sözcü Plus Giriş

Andımızla, Atatürk’ün ilkelerini dünyaya haykırıyoruz

Aktör Altan Erkekli, yasaklanan Öğrenci Andı’nın topluma anlatılması gerektiğini vurgulayarak, “Bu bir ayrıştırma değil. Herkesin bir kimliği var, ailesinden soyundan sopundan gelen. Bundan gocunmamamız gerekiyor...” dedi.

Hayati ARIGAN
Güncellenme: 07:32, 25/04/2021
Andımızla, Atatürk’ün ilkelerini dünyaya haykırıyoruz

Tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu Altan Erkekli, 45 yıllık sanat hayatı boyunca, kah tiyatro oyunlarıyla, kah televizyon dizileriyle, kah sinema filmleriyle geniş kitlelerin gönüldaşı oldu. Erkekli, hayatındaki dönüm noktalarını SÖZCÜ HaftaSonu'na anlattı.

– Tüm eğitim hayatımı yatılı okudum. 2021'den bakınca çok kabullenilmez bir şey gibi geliyor. Ancak 1955 doğumlu Altan'ın, 1961'de Türkiye'nin çok güvenli olduğu bir dönemde, herkesin birbirine olan inancının tam olduğu bir dönemde, annesi ağır ameliyat geçirdiği için mecburen yatılı okulda okuması çok olağan.

– Diyarbakır'a giderken ailem beni, Haydarpaşa'da trende, hiç tanımadığım birine emanet ediyordu. O kişi “Başım gözüm üstüne” diyordu. 3 gün bir çocuğun sorumluluğunu üstüne almak nasıl bir şeydi? İnsanlar o zamanlar güvenilirdi…  Yatılı okumak ayaklarınızın üzerinde durmayı, dayanışmayı, paylaşmayı, yetinmeyi, mücadele etmeyi, sırdaşlığı, kanaatkarlığı öğretiyor.

Küresel coronavirüs salgını bittikten sonra kötü insanlara karşı yeni bir hayat düzeninin kurulması gerekiyor… Kalplere Vizontele'nin Reis Bey'i olarak girdiğini söyleyen Erkekli, 4 yıldır Veysel Diker'le yaptıkları ‘Şifa Niyetine' sohbetlerinin süreceğini belirtti.

DÜNYAYA HAYKIRIYORUZ

– Aile sevgisini, büyüklere saygı, sevgi, hürmet, küçüklerimizi korumayı andımız gibi içselleştirerek yaşadık. Andımız konusunu iyice anlatmamız lazım. Bir iki dakikayı geçirmek için ezbere yapılan bir iş değil. Bu coğrafyada Mustafa Kemal Atatürk'ün bize bıraktığı güzel ilkeleri, insanlık adına tekrarlıyoruz. ‘Türküm, doğruyum'u çıkarın. “İnsanım, iyi insan olacağım, kötülükler yapmayacağım” küçüklere bunu anlatıyoruz. Bütün dünyaya da bunu haykırıyoruz anlamında bakılmalı. Bu bir ayrıştırma değil. Herkesin bir kimliği var, ailesinden soyundan sopundan gelen. Biz de Çerkez olarak geliyoruz ama Türkiyeliyiz. Burası Türkiye Cumhuriyeti. Bu geniş yelpaze altında omuz omuza olmamız gerekiyor. Bundan gocunmamamız gerekiyor.

Annesi ve babası Fenerbahçeli olan Erkekli'yi, ağabeyi Akın Erkekli Beşiktaşlı yaptı.

VERDİĞİ SÖZLE GELECEĞİNİ YENİDEN ÇİZDİ

Altan Erkekli, lise ikinci sınıfa kadar inşaat mühendisliği üzerine kurguladığı gelecek hedefini, Kadıköy Maarif Koleji'ndeki İngilizce öğretmeni ile yaptığı bir konuşma ve verdiği sözle bir çırpıda değiştirmiş. Şöyle anlatıyor: “Öğretmenim, ‘Gel seni tiyatroya yönlendirelim. Bana söz ver tiyatrocu olacağına' dedi. Verdiğim söz üzerine tiyatroya girdim. İyi ki de sözümü tutmuşum. Güzel insanlarla tanıştım.”

Rutkay Aziz'le çok sayıda oyunda birlikte rol aldı.

Kekleri ağlayarak yerdim

Erkekli, 6 yaşındayken İstanbul'daki ailesinden uzakta Diyarbakır Maarif Koleji'ne yerleşiyor. O günleri “2 gece 3 günde Diyarbakır'a Güneydoğu Ekspresi ile giderdim, sömestr döneminde ailemi görebiliyorum. Annemin yaptığı kekler, poğaçalar bir haftada trenle geliyordu. ‘Annemin yaptığı kekler' diye hüngür hüngür ağlayarak yiyordum” diye
anlatıyor.

25 yıl AST'de 96 oyundan 80 küsurunda başrol oynadı.

İyiler mutlaka kazanacak

Altan Erkekli'ye göre salgın ile birlikte insanlık, kendini yeniden sorguladığı bir dönemi yaşıyor. Coronavirüs için “İlaç sektöründen gıda sektörüne, emperyalist devletlerin kendi içindeki dünya nüfusunu bir dizayn etme organizasyonuydu. Gel gör ki onların elinde de patladı. Onlara da zararı oldu. Bu bittikten sonra kötü insanlara karşı yeni bir hayat düzeninin kurulması gerekiyor” ifadesini kullandı. “Peki kötülere karşı yeni hayat düzenini nasıl kuracağız” sorusuna şu yanıtı veriyor:

“Yeni bir aşı gerekiyor. Bu aşı insanlık aşısı, virüse-mikroba değil. Güzel bir dünyayı yaşatma aşısı. Yani gençlerimize, çocuklarımıza bunu anlatacağız. Dünyanın emanet bir yer olduğunu, bizden sonra torunlarımıza bırakacağımızı anlatacağız ki bu kötü niyetli insanlara karşı bilerek yaşasınlar. Kötülükleri yapan da iyilikleri bulan da insanoğlu olacak. Belki benim oğlum olacak. Bir çocuk değişir, ülke değişir, dünya değişir derler ya… İyiler mutlaka kazanacaktır. Bu gezegende barış içinde yaşamalıyız. Bunu çocuklarımıza anlatacağız. Yaşananlardan ders çıkararak hayata dört elle tutunmamız gerekiyor.”

Ve sanatın dönüştürücülüğü… Erkekli, “Sanat, hayatı değiştirmek için yapılmalı. Hayat, sevgi için, barış için, kardeşlik, emek için değişmeli. Sanat bunun için yapılacak” diyor.

3 ERKEK ÇOCUK BABASI
Kökleri Yozgat'ın Erkekli Köyü'ne dayanan Altan Erkekli, Ebru Erkekli ile evli. Efe, Can ve Ali isminde 3 oğlu var.

Üç isim hayatını değiştirdi

“Özdemir Pesen Şentürker, İngilizce öğretmenim. Ona verdiğim sözle 1975'te Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümü'ne girdim. Özdemir Nutku henüz birinci sınıftayken ‘Kopernikli Yüzbaşı' oyununda başrol oynattı… O sayede, Ankara Sanat Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Rutkay Aziz “AST gemisine binmek ister misin” dedi. Bunlar hayatımın dönüm noktaları.”