Önceki Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr Ali Erbaş “Okullarda Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimizin Hayatı derslerinin seçilme oranları bazı illerde yüzde beşlere kadar düştü. Derslerin seçilmesi için Diyanet olarak 90 bin camide hutbe okuttuk. Dört vaizi seferber ettik” sözleriyle aslında önemli bir tartışmanın fitilini ateşledi. “Şecaat arz ederken sirkatin söyler” ifadesi, herhalde yerinde olacaktır. 23 yıllık AK Parti iktidarında sekiz yıl Diyanet İşleri Başkanlığı yapmış birisinin ifadeleri olunca “dindar nesil” projesinin iflas ettiğinin kabulü olarak görmek gerekir. “Kabe’de hacılar hu der Allah” ile saman alevi gibi bir dindarlığı topluma sunmak çaresizliğin alameti olsa gerek. BU İNİŞ NEDEN? Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi her ne kadar Milli Eğitim Bakanlığı’nın görev alanında olsa da Diyanet İşleri Başkanlığını da ilgilendiriyor. Diyanet İşleri Başkanlığı topluma sunduğu din hizmetini 140 bin çalışan ile 90 bin camide, Kur’an Kurslarında, gençlik merkezlerinde, Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurtlarında, hastanelerdeki manevi hizmetlerle, hatta okul öncesi 4-6 yaş grubu Kur’an Kurslarında yerine getiriyor. Bu denli geniş bir yelpazede görev yapılmasına rağmen, Kur’an-ı Kerim, Peygamberimizin Hayatı derslerini seçenlerin oranı yüzde 5’lere kadar indi. Elbette bunun birçok sebebi var. Sosyal olayları tek bir nedene bağlamak yanlış olsa da açıklamayı yapanların özeleştiri yapmaları da gerekiyor. Eski Diyanet İşleri Başkanının yakın ekibinin onarılması güç, kaldırılması mümkün olmayan bir enkaz bıraktığı anlatılıyor. Açıklamaları, makam otomobilleri, lüks ve şatafatlı hayatı, otel toplantıları, gezileri, Diyanet’i kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e vefasızlığı ile hafızalarda yer aldı. Eski başkan, geliri bağışlardan olan Diyanet Vakfı Üniversitesinden ikinci maaşını alıyor. ARPAGUŞ DÖNEMİ Yerine atanan Safi Arpaguş ilk zamanlarda olumlu bir başlangıç yapsa da geride kalan dokuz aylık sürecini sözüne güvenilir Diyanet mensupları değerlendirdiğinde, ciddi krizlerin kapıda olduğunu belirttiler. Diyanet’e güvenin, okullarda seçilen ve yüzde beşlere kadar gerileyen seçmeli din derslerinin daha da aşağılara inmesi kaçınılmaz bir gerçektir. Diyanet’in siyasetle yakın ilişkisi herkesin dikkatini çekiyor, Bu durumdan alabildiğine rahatsız olan Diyanet personeli olduğunu da belirtelim. Diyanet İşleri Başkanı olarak atanan Safi Bey, dokuz ay içinde 17 yurt dışı seyahati yaptı ama Anıtkabir’e gidemedi. Atadığı isimler ile ilgili iddialar da gündemden düşmüyor. Randevu taleplerinin çoğu cevapsız kalıyor. Beş yıldızlı otel programları yine devam ediyor. Sorunları anlatmak için dokuz aydır randevu bekleyenler hâlâ başkana ulaşamadı. 600’den fazla bekleyen randevu var. 13 gün boyunca Ankara’ya gelmediği oldu. Dokuz ayın yarısından fazlası İstanbul ve yurt dışında geçti. İSTANBUL’DAN YÖNETMEYE ÇALIŞIYOR Eşi, İstanbul’da bir üniversitede görevde olduğu için Ankara’ya taşınmadı. Safi Bey, çarşamba ya da perşembe günleri İstanbul’a gidiyor. Pazartesi günü İstanbul’dan yola çıkıp öğle saatlerinde Diyanet’e dönüyor. Kurum adeta başsız. Diyanet İşleri Başkanlığı Ankara’da olmasına rağmen başkanın Ankara mesaisi İstanbul mesaisinden daha az. Randevu isteyip sorunları iletmek isteyenlere “Başkan Bey yurt dışında, Başkan Bey İstanbul’da, notunuzu ilettik dönüş yapacağız” yanıtını duymak, personeli bıktırdı. Adliye, askeriye, diyanet, emniyet ve milli eğitimi siyasetin asla girmemesi gereken kurumlar olarak ifade edebiliriz. Siyasetin rengi değişebilir, ancak kurumların rengi bellidir. Kurallar ve hukuk kurumları devleti ayakta tutar. Bunu da unutmayalım. Çocukları Kur’an Kursuna dondurma ve bisikletle çekecekler Öğrencilerin tatile girmesiyle birlikte müftülükler harekete geçti, “Yaz Kur’an Kursu” açmaya başladı. Rize Müftülüğü kurslara geleceklerin sayısını “Devlet olanaklarıyla” artırmayı hedefledi. Bu amaçla ikramlarda bulunulacak, 1053 adet de bisiklet dağıtılacak. 6 Temmuz’da başlayacak Kur’an kurslarında, öğrencilere yapılacak ikramlar arasında dondurma, gofret, çikolata da bulunuyor. Kurslara Rize Valiliği, Belediye Başkanlığı, Milli Eğitim Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Diyanet Vakfı, Kızılay ve Yeşilay da katkı verecek. Rize Valiliğinin duyurusunda “Eğlenerek öğrenmek, değerlerimizle buluşmak, unutulmaz bir yaz geçirmek için kurslarda buluşulması” çağrısı yapıldı. İLGİ ÇEKMEK İÇİN Kursiyerlere 1.000 adet bisiklet dağıtılması planlandı. Rize Müftüsü Naci Çakmakçı’ya, neden sayının 1.053’e çıkarıldığını sordum. “Bin adet dağıtacaktık. Ancak ilgi çekmek için 53 adet daha bisiklet verilmesini kararlaştırdık. 53 Rize’nin plaka numarası olduğu için bisiklet sayısını artırırken, hem de ilgi çekmeye çalıştık. Siz de neden 1053 bisiklet verileceğini sorduğunuza göre, sizin de dikkatinizi çekmişiz” dedi. Devlet her daim imam hatip ortaokulu, lise öğrencilerine diğer okullara göre ayrıcalık yapıyor. Bu okullara öğrenci çekmek için maddi ve manevi desteklerini ihmal etmiyor. Ama, imam hatiplere olan ilgi, devletin tüm zorlamalarına rağmen bir türlü istedikleri gibi olmuyor. “Madem bu okullar iyi, bakanlar, bürokratlar niçin çocuklarını imam hatiplere değil de, Anadolu liselerine, özel okullara, olanağı olanlar da yurt dışına gönderiyor?” diyenlerin sayısı da yıldan yıla artıyor.