Özgür Özel’in önceki günkü Diyarbakır ziyaretinde (diğer bütün illerde olduğu gibi) Kürt kökenli vatandaşlarımız da ona büyük sevgi gösterdi. Güne, 10 yıldır hapiste olan Selahattin Demirtaş’ın gönderdiği selamla başladıklarını söyleyen Özgür Özel “Onun selamları başımızın üzerindedir” deyince halkın gözleri ışıldadı, hüzünlü yüzleri memnun bir ifade kapladı. Özel’in, kurulacak yeni parti ile ilgili net mesajı Diyarbakır’da vererek “Biz artık yola koyulduk” demesi, onun da yargı sürecinden umutlu olmadığını gösteriyor. ★★★ Hâlâ Kayyum Başkan Kılıçdaroğlu’nun “Olağanüstü CHP Kurultayı”nı toplayacağını ümit edenler var mı bilmiyorum. Varsa, boş bir umut içindeler demektir. Hiç kimse kendini aldatmasın ve Kılıçdaroğlu’ndan böyle soylu, aklı başında, mantıklı bir karar beklemesin! “Mutlak butlan” kararı yetmiyormuş gibi bir de bunun üstüne “Tedbir” kararı alan yargıdan da boş yere bir teselli umulmasın! Kılıçdaroğlu’nun görevi CHP’yi değil, AKP’yi kez daha iktidar yapmak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da 5 yıl daha görev yapma imkânı sağlamak! Eğer durum böyle olmasaydı, CHP’yi iktidara taşıdığı görünen Özgür Özel’e butlan çelmesi takılıp, parti derin bir kargaşa içine sokulur muydu? ★★★ Tüm isteklere kulak tıkayan Kılıçdaroğlu’nun “Olağanüstü kurultay olmaz. Fakat, Olağan Kurultay sürecini 1 Eylül’den itibaren başlatıyorum” demesi, cin olmadan cin çarpmak istemesine benziyor! Tam bir oyalama taktiği... 1 Eylül’e daha iki aydan fazla zaman var. O tarihte başlayacak süreç ne zaman tamamlanır? O belli değil... Belki bir yıl, belki bir buçuk yıl, belki çok daha uzun bir süre sonra... Kılıçdaroğlu bir tarih vermiyor, sadece tabanın gazını alıyor. Sonuçta, o zamana kadar (daha önceki seçimlerde olduğu gibi) CHP yaya kalacak, atı alan iktidar Üsküdar’ı geçmiş olacak! ★★★ Özgür Özel ve arkadaşları, Kılıçdaroğlu’nun siyasi etik dışı niyetini kamuoyuna göstermek için bütün hukukî yolları deniyorlar. Ancak... Daha fazla vakit kaybetmemeleri lâzım. Kamuoyunda lehlerine esen rüzgâr dinmeden ve halkın büyük coşkusu sönmeden, toplumun heyecanını arttırıp umutları alevlendirmeleri lâzım! ★★★ Güzel Türkiye’mizde artık sadece “Güçlülerin hukuku” yani “İktidarın hukuku” geçerli! Kim güçlüyse onun borusu ötüyor. Kılıçdaroğlu’nun “Çakma CHP”sine karşı, fazla vakit kaybetmeden “Hakiki CHP’yi” ortaya çıkartmak lâzım. Bu Gerçek CHP’nin adı değişik olabilir ama ruhuyla, fikriyle, düşüncesiyle, savunduğu Cumhuriyet ilkeleriyle Atatürk’ün CHP’si olmalı... Peki, adı ne olacak? İnanın ki, bunun fazla önemi yok. Yeter ki, (6 oktaki gibi) “Cumhuriyetçi, Milliyetçi, Halkçı, Devletçi, Laik ve Devrimci” olsun. “Nato Kafa Nato mermer” sözünün NATO ile ilgisi var mı? 7-8 Temmuz’da yapılacak NATO Zirvesi için Ankara’da alınan olağanüstü önlemler can sıkıcı hale geldi. NATO’yu protesto edeceklerinden şüphelenilen 225 Ankaralı şimdiden gözaltına alındı. Zirvenin gerçekleşeceği 7-8 Temmuz günleri 50’ye yakın cadde ve bulvar trafiğe tamamen kapatılacak ve âdeta kuş uçurulmayacak! Toplantı ve gösteri kesinlikle yasak! NATO’cular, sokağın sesini duymak, insanların protestosunu görmek istemiyorlar. NATO Zirvesi, AKP’nin isteği üzerine, iktidara muhalif tüm gazetecilere kapatıldı. Bu olanlara canı sıkılan bir okurum gönderdiği mesajla “Nato kafa, Nato mermer’ deyimi NATO için mi söylenmiş?” diye sordu. Hayır! Bu sözün, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün İngilizce baş harfleri olan (NATO) ile bir ilgisi yoktur, sadece kökeni Yunanca olan bir kelime benzerliğidir. GÜNÜN SÖZÜ Dünyada, kurtlardan ve çakallardan daha vahşi olan insanlar az değildir!