Yüksek faiz nedeniyle sıcak para getiren yabancıların yanısıra, yerli yatırımcı da döviz ve altın bozup TL’ye hücum etmişti. Merkez Bankası’nın faiz indirimleriyle birlikte TL’ye hücumun durakladığı görülüyor. Ocak’ın son haftasında biraz azalsa da, KKM’lerde yaşanan erimenin TL hesapları yerine döviz hesaplarına doğru kaydığına şahit oluyoruz. 

Piyasalar, “faiz indirimleriyle birlikte dövize dönüşün ne zaman başlayacağını” hesap etmeye çalışıyor. O nedenle de bir yandan KKM’deki erimeyi izlerken, öte yandan bu erimenin döviz ya da TL hesaplarına dönüşümlerine bakıyorlar. Geçen yıl, kurlardaki düşük artış yani TL’nin değerlenmeye devam edeceği beklentisi yaygınlaştı ve erimenin büyük ağırlığı TL hesaplarına kaydı. Ancak yeni yılla birlikte bu eğilim bozuldu. 

İktisatçılar sistemdeki dolarizasyonu hesaplamak için, dövize endeksli olan KKM ile yerlilerin yabancı para mevduatlarının toplamına bakıyorlar. KKM’deki erimenin alınan son önlemlerle yeniden hızlandığını gördük. Ocak ayının 3. haftasına bakıldığında KKM’nin dolar karşılığı, 31.5 milyar dolardan 29.5 milyar dolara inmişti. Bu 2 milyar dolarlık azalmaya karşılık aynı haftada yurt içi yerleşiklerin döviz hesaplarının tutarı ise 3.5 milyar dolar arttı. 17-24 Ocak haftasında döviz hesapları 162.3 milyar dolardan 165.8 milyar dolara yükseldi. 

Dün açıklanan 31 Ocak verisi itibarıyla ise, Ocak ayının son haftasında KKM’deki erime 25.2 milyar TL oldu. Toplam KKM hacmi 31 Ocak’ta 1 trilyon TL’nin altına, 996.1 milyar TL’ ye geriledi. Buna karşılık yurt içi yerleşiklerin döviz hesabı toplamı son haftada 1.3 milyar dolar geriledi, 164.5 milyar dolara indi. Ocak aynın son haftasındaki bu tablonun geçici olduğu tahmin ediliyor. Çünkü şubat başında TL mevduat stopajlarının 5 puan artırılacağı bilindiği için, KKM’den çözülen hesapların, düşük stopajdan yararlanmak için, geçici olarak tümüyle TL hesaplarını artırmış olabileceği belirtiliyor. Bankacılar, son haftaya rağmen, ocakta döviz hesaplarının artmış olduğunu hatırlatarak, bu eğilimi artık daha yakından izleyeceklerini söylüyorlar. KKM’deki erime yanında, mevduatlardaki TL ve döviz geçişkenliğinin de, dikkatle izleneceği belirtiliyor.  

DOLARİZASYONDAN KORKULUYOR 

Bankacıların tahminleri TL’ye dönüş hareketinin durduğu, bundan sonra döviz hesaplarının yükseleceği yönünde. Ancak “yeniden dolarizasyon başladı” demek için erken olduğunu, önümüzdeki birkaç aylık gelişmelerle bu konunun netlik kazanacağını ifade ediyorlar.  

Ocak ayının son haftası sadece stopaj artırımı değil, ABD Başkanı Trump’ın  piyasayı altüst etmesiyle de, olağandışı bir hafta oldu. Son hafta yabancıların aldıkları devlet tahvillerinin bir bölümünü çözüp Türkiye’den çıktıkları gözlenirken, bu çıkışın da etkisiyle, kurların hızlandığını gördük. Aynı hafta  döviz rezervlerinde de 2 milyar dolara yakın gerileme yaşandı. Trump’ın tüm dünyaya olduğu gibi, Türkiye ekonomisine etkisinin yaşandığı bir yılı göreceğiz. 

Ancak Türkiye ekonomisinin asıl gündemi, yabancıların son dönemde söyledikleri gibi; “Merkez Bankası kurlardaki artışı bu yıl gerçekten hızlandıracak mı?” ve “faiz indirimleri hangi hızla devam edecek” sorularına verilecek yanıtlarla belirlenecek.  

Enflasyonda beklenen düşüşün yaşanmadığı, siyasi çatışmaların arttığı bir dönemde, seri faiz indirimlerine devam edilirse, yeniden dolarizasyonun başlaması kaçınılmaz görülüyor.