
Emrullah Uslu sahiden söylendiği gibi @fuatavni hesabının yazarı mı bilmiyorum; tahmin etmiyorum da... Ama Emrullah Uslu hakkında çok fazla şey biliyorum. 2008’de onun adına ilk dikkat çekenlerden biriydim. Dikkatle incelenmesi için Fuat Avni olmasına gerek yok ayrıca. Arşive dalınca anlayacaksınız... Gelin bahse girelim: Bugün Yiğit Bulut bu yazıyı “Yezid”e okuyacak!
Hem polis, hem yazar
Türk basınında böylesi ilk defa oldu: Önder Aytaç ve Emre Uslu imzasıyla yüzlerinin yarısını kullanan iki yazar Taraf gazetesinde belirdi.
“Hem polis hem yazar, Allah Allah...” diye şaşırmıştı İlhan Selçuk. Taraf’tan önce Radikal ve Zaman’da da makaleleri yayınlandı Uslu‘nun. Bir sene Kanada’da (Tuncay Güney’in yaşadığı ülke hani) kaldı, dil eğitimi aldı.
Emniyet’le akademik bağ
Uslu Terörle Mücadele Daire Başkanlığı’nda görev almıştı. Haklarında yazmaya başladığımda polisle bağlarının akademik olduğunu iddia etmişlerdi, değildi. Aytaç akademideydi, Uslu ise ‘pasif görev’ izninde, Amerika’da doktora yapıyordu.
Utah ne iş?
Gülen Cemaati yapılanmasının önde gelenleri daha hareket ilk filizlenmeye başladığı yıllarda Utah‘taki Mormon‘lardan etkilenmişti. Uslu da ne tesadüf ki Utah Üniversitesi‘nden kabul aldı. Gülen üzerine araştırmaları bulunan Hakan Yavuz (eskiden Cemaat’i şimdi hükümeti övüyor) da bu üniversitede görevli. Başka polislerin de yolu buradan geçti: OdaTV arşivi bir hazine.
Utah’tan sızan belgeler
Türk kamuoyunu epey meşgul eden pek çok belge dijital ortamda Utah‘tan sızdı. Hatırlayalım: Yaşar Büyükanıt‘ın Yahudi olduğu iddiası; “Genelkurmay Andıcı” olarak bilinen ve askerin bazı gazeteciler ve işadamlarına dair notlarının olduğu belge; Özden Örnek‘e ait olduğu iddia edilen “darbe günlükleri.”
Okyanus ötesi uçamaz
Devlet memuru olmasına rağmen Uslu tam sekiz sene yurtdışında kaldı. Kanuna göre devlet memuru burs alsa bile bu süre en fazla dört yıla kadar uzuyor. Kendisi de iki yıllık pasif görev izni alıp Utah‘a gitmişti 2001’de. Sadece MİT mensupları için bu burs süresi uzayabiliyor. Doğrulanmayan iddialara göre Utah‘ta tanıdıklarına kendisini MİT burslusu diye tanıtıyormuş Uslu. Sessizliğiyle bilinen MİT ilk defa açıklama yapmıştı: “Bizimle ilgisi yoktur” diye. Sonradan ortaya çıktı ki ABD‘de her üç ayda bir farklı doktorlardan “okyanus ötesi uçamaz” raporu alıyormuş. Okyanus ötesi uçuşla Amerika’ya giden Uslu uçamaz olmuş!
Türkiye’ye gel emri
Emrullah Uslu‘nun neden Türkiye’ye dönmediğini yazmam üzerine hakkında soruşturma açıldı ve apar topar Emniyet tarafından Türkiye’ye çağrıldı. Batman’a atandı ama sürgün yerine istifa etti.. Sonra nereye gitti dersiniz? Okyanus Ötesi uçuşla yine Amerika’ya. North Florida University denen uyduruk bir okulda ders vermeye başladı, yıllık maaşı 9600 dolardı. Şimdi Washington DC‘de Jamestown Foundation‘da ‘uzman’ olarak çalışıyor.
Doktora tezi muamması
Uslu‘nun euslu.com sitesindeki biyografisinde şu ifade yer alıyor: “Utah Üniversites’inde ‘Kürt Siyasal Kimliğinin Dönüşümü: Modernleşme, Demokratikleşme ve Globalleşmenin Etkisi’ konulu doktora tezi yazdı.” Ancak Jamestown‘daki biyografisinde ‘doctoral candidate’ ifadesi geçiyor, yani henüz doktorasını tamamlayıp titrini almamış. Yoksa tez kabul edilmedi mi?
Başbakan’a tehditler
Emrullah Uslu ve Önder Aytaç beni önce işten attırmak sonra da hapse attırmak için çok uğraştı. Taraf’ta “Köşenden olmana az kaldı” deyip beni dönemin Başbakanı Erdoğan’a şikayet ettiler: “Gazetecilerinizin ‘Ergenekon’u aklama’ çabası hakkında patronunuz ve Başbakan ne düşünüyor acaba?” ne ironik değil mi? Bugün Ergenekon diye bir şey kalmadı, yandaşı oldukları Erdoğan’ın bir numaralı düşmanı oldular. Nereden nereye...
Wes Anderson hayranlarına
Oyuncaklı filmle oyuncaklı kitap
Birkaç hafta önce eve bir paket geldi, içinden daha satışa sunulmamış bir kitap çıktı. Wes Anderson‘ın En İyi Film dalında Oscar’a da aday olan “The Grand Budapest Hotel” filmi üzerine Matt Zoller Seitz‘ın yazdığı harika bir kitap. Sehpa kitabı demek istemiyorum, çünkü içinde okunacak çok şey var. Filmin yapım aşamasından müthiş fotoğraflar, set ve kostüm üzerine detaylı bilgiler, oyuncular üzerine analizler... Ama daha da önemlisi Wes Anderson‘la filmi didik didik eden uzun söyleşiler. Sonuçta her izleyen Anderson‘ın filmlerinin tek katmanı olmadığını biliyor, her kareden ayrı bir referans çıkıyor. Zoller Seitz aslında daha önce de “Wes Anderson Collection” adında yönetmenin bütün filmlerini analiz eden bir kitap çıkarmıştı. Ciltli, büyük boy, renkli denir ya... Aynen öyle işte.
Bu sefer koca bir kitap tek bir filme ayrılmış, devamı niteliğinde. “The Grand Budapest Hotel” filminin ilham kaynağı Avusturyalı yazar Stefan Zweig. Avrupa’da ve Türkiye’de ABD’de olduğundan çok daha iyi tanınan Zweig‘ın öyküleri filmin ana temasını da etkilemişti. Ancak filmin baş karakteri Gustave H.‘nin de özellikle Zweig‘a benzetildiğini bilmiyordum. Bunu Ali Arıkan‘ın kitaptaki yazısından öğrendim. Hem Viyana, hem Zweig hem de filmi birbirine bağlayan detaylı bir yazısı kitapta yer alıyor. Tabii bu kitabın bir kez daha gözümüze vurduğu gerçek hiçbir Wes Anderson filminin tek izlenmlik olmadığı. Tekrar tekrar izleyip yeni şeyler keşfedilecek dolu dolu bir dünya...
Türkiye’nin gündemi... Benim gündemim...
- Her önüne gelen milletvekili adayı olup emekli maaşını garantiye almanın peşinde, bir bizim manav aday adayı olmadı... Oysa ben Kanye West‘in Adidas koleksiyonunun başarılı olup olmadığını düşünüyorum...
- Sabri Uzun‘un “İz” kitabı paralel yapılanmaya ışık tutuyor... Bense Joan Didion‘ın “Blue Nights”ını, kızının ölümünü anlattığı anı kitabını okumaya hazırlanıyorum...
- HDP barajı geçecek mi, yoksa yüzde 10’a mı takılacak... Benim içinse Kendrick Lamar yeni çıkaracağı albümle Drake‘i tahtından edecek mi, zirveye çıkacak ve hip-hop’ın yeni kralı olacak mı daha önemli...
- CHP’de ön seçime girecek milletvekillerine karşılık genel başkan yüzde 20’lik kontenjanı kimlereyarayacak.... Benim ise günlerdir Oscar töreninde Ben Affleck‘in J-Lo‘nun kulağına ne söylediğini, neden koluna dostça bir şaplak yediğini merak ediyorum...
-Sümeyye’ye suikast iddiaları... Benimse tek merak ettiğim “Scandal” dizisi... Çünkü...
Obama ne alaka?
Önde parti, arkada ciddiyet
Bu formül dijital medyanın geleceğini de açıklıyor aslında. Son yıllarda en fazla kendinden söz ettiren medya kuruluşu BuzzFeed‘in şöhretinin (ve site trafiğinin büyük bölümünün) kedi fotoğrafları ve listeler olduğu ortada. Ama aynı BuzzFeed ana sayfasında sosyal medyada paylaşılan bu viral haberlere yer verirken, sitenin içini de ciddi haberlerle dolduruyor. Mesela IŞİD‘in Türkiye’de nasıl militan bulduğuna dair ciddi bir araştırma dosyası vardı geçtiğimiz günlerde sitede. Aynı BuzzFeed geçenlerde Başkan Obama’yla bir röportaj ayarladı. Obama’yla röportaj yapmanın gazetecilik açısından çok anlamı yok, çünkü kimseye manşet vermeyeceği kesin. Ama kurumsal bakımdan Obama söyleşisi BuzzFeed‘in temsil edildiği ve kabul gördüğü kurumlar açısından önemli: Beyaz Saray bile ciddiye alıyorsa daha ötesi yok zaten.İşte Paralel Yapı
Üstelik Pensilvanya’da!
Amerika Başkanı Fitzgerald Thomas Grant III devlet içinde paralel bir yapılanmanın tuzağına düşmüştür. Başkan Yardımcısı’nın önderliğinde bir gizli yapılanma Oval Ofis‘i ele geçirmek için her şeyi göze almıştır. Başkan Fitz‘in sığınacak hiç kimsesi yoktur. Öyle ki paralel yapı polisi bile ele geçirmiş, gizli servis elemanlarına bile güvenemez olmuş Başkan... Telefonları dinleniyor, yazışmaları kontrol ediliyor, kısacası kıstırılıyor koskoca Amerikan Başkanı... Bütün bunlar yetmiyormuş gibi bir de sevgilisi kaçırılıyor, ölümle tehdit ediliyor ve Saylorsburg, PA’de bir yere kapatılıyor... Zaten gizli örgüt daha önce de oğlunu öldürmüştü Başkan’ın... Kış modasından dönen “Scandal” dizisinin birkaç bölümünde olanların kısaca özetini sundum.Saylorsburg‘u bilmeyene hatırlatayım: Fethullah Gülen‘in çiftliğinin olduğu yer... ABC’de yayınlanan dizide olanlar tesadüf mü yoksa gerçekten sanat hayatı mı taklit ediyor?
İletişim: Bana Twitter, Facebook ve Instagram’dan ulaşabilirsiniz: @orayegin.