Reklamsız Sözcü
SAYGI ÖZTÜRK

Kılıçdaroğlu, “kefil” olmadan önce bir daha düşünsün

15 Aralık 2017

Belediyelerle ilgili iddialar haklı-haksız gündemden hiç düşmez. AKP'li belediye başkanları istifa ettirildi ama istifa karşılığı olsa gerek haklarında adli-idari soruşturma açılmadı. CHP'li başkanların ise müfettiş raporuna dayanarak görevden alınması yoluna gidiliyor. Gazetemizde 16 Ekim'de “CHP'li belediyelere müfettiş kıskacı” manşetimizle AKP'nin planını açıklamıştık. İşte, düğmeye Ataşehir'de basıldı; devamı da gelecek.

Belediye Kanunu'nun 47. maddesi uyarınca, görevinden kaynaklanan suç isnadı nedeniyle belediye başkanı hakkında soruşturma veya kovuşturma açılması halinde, kesin hükme kadar İçişleri Bakanı tarafından görevden uzaklaştırılabilir. İlgezdi'nin artık göreve dönmesi bu durumda hayli zor.

İZİN ALINMADAN SORUŞTURMA

Cumhuriyet savcısı, bazı hallerde, belediye başkanı hakkında görevleriyle ilgili olsa bile İçişleri Bakanı'nın soruşturma yapılabileceğine ilişkin özel izni olmadan da irtikâp, rüşvet, basit ve nitelikli zimmet, görev sırasında veya görevinden dolayı kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarının açıklanması veya açıklanmasına sebebiyet verme suçlarından  doğrudan soruşturma açabiliyor. Bir şikayet üzerine cumhuriyet savcısı adli soruşturmayı başlatmak durumunda.

Belediye başkanı hakkında, cumhuriyet savcısı tarafından başlatılmış bir soruşturma olması halinde  İçişleri Bakanı'nca “görevden uzaklaştırma” kararı yasal olur. Hukuka uygunluğu yönünden denetiminin ise idari yargı tarafından yerine getirilmesi gerekir.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi'yi görevden uzaklaştırma kararı, “kamu hizmetlerinin gereği olarak, görev başında kalmasında sakınca görüldüğü” için alınmış ihtiyati tedbir niteliğinde bir karardan çok siyasi karar olduğu öne sürülüyor. Objektif hukuk kuralları gözetilerek, adalet ve hakkaniyete uygun karar verildiğine, bakan kimseyi inandıramaz.

YOLSUZLUĞA AÇIK KONULAR

Sayıştay'ın denetim raporlarından anlıyoruz ki belediyelerde birçok konu yolsuzluğa açık. Örneğin ambalaj atıklarının toplanması için imtiyaz hakkı ihale edilmeksizin ve gelir elde edilmeksizin şirketlere devrediliyor. Belediye ihalesiz işlerlerini kiraya veriyor. Kira süresi sonunda yeniden ihalesi yapılmıyor. Kiralama yerine ecrimisil uygulanıyor, taşınmazın işgaline süreklilik kazandırılıyor. Belediye şirketlerine kiralanan taşınmazlar ihalesiz üçüncü kişilere devrediliyor. Kamu kurum ve kuruluşu niteliğinde olmayan vakıf, dernek vb. kuruluşlara tahsisler yapılıyor. Otopark yönetmeliği hükümlerine uyulmuyor. Toplu taşıma imtiyaz hakkı ihalesiz gördürülüyor veya ihalelerde süre belirtilmiyor. Doğalgaz dağıtım şirketindeki ortaklık payı muhasebe kayıtlarına yansıtılmıyor. Daha neler neler…

Mülkiye Müfettişi Mahmut Esen, güncel resmi raporlara dayanarak belediyelerin faaliyetlerinin değerlendirildiği rapordan örnekler veriyor, yaygın yolsuzluk alanları, uygulamalarını anlatıyor. Büyükşehir, bağlı ilçe belediyeleri ve il belediyelerinin iç denetimi için 513 kadro olmasına rağmen, bunlardan sadece 200'ü dolu. Açıkçası, belediyeler ne iç ne de dış denetimi sevmiyor. Sayıştay denetimi ancak 100 belediyeden 8'inde ancak yapılabiliyor.

CHP'NİN YAPMASI GEREKEN 

İşte bu durum dikkate alınarak CHP yetkilileri, sahip çıkma bağlamında istisnasız tüm belediye başkanlarına koşulsuz kefil olmamalı. Hükümetin görevden uzaklaştırılacak belediye başkanlarının seçiminde özen göstermiş olabileceği düşünülerek  daha ihtiyatlı hareket etmeli.

Olayın sıcaklığı, heyecanı içinde yeterli hazırlık yapılmadan, uzman görüşleri alınmadan savunma, propaganda amaçlı yapılmış açıklamalar beklenen etkiyi doğurmuyor. İlk karşı görüşlerden sonra vatandaşın zihni karışıyor, partililer bile konuyu anlamakta güçlük çekiyor.

Hakkındaki iddialar nedeniyle görevden uzaklaştırılan belediye başkanının eylem ve işlemleri konusunda kamuoyunun objektif bilgi ve belgelerle aydınlatılması ihmal edildi. Bu amaçla gerektiğinde kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları mimar mühendis odalarının, baroların, noterlerin, ilgili odaların, üniversitelerin görüşlerinin alınması yoluna gidilmeliydi. CHP, bunu ihmal ediyor ve haklıyken, sanki haksızlık yapıyormuş izlenimi doğuyor.

6662’ye SOZCU yaz gönder, reklamsız sözcü plus’a anında abone ol. (Türkiye'den)

Saygı Öztürk
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more