Reklamsız Sözcü
BEKİR COŞKUN

Hediye uçak…

19 Eylül 2018

Eskiden memurlara en yaygın hediye tavuk idi…
Ekonomi geliştikçe imza atacaklara daha çok hindi gelmeye başladı… Öyle ki bakanlıklardaki müdürlerin makam masalarının altından “luk luk” hindi sesleri gelirdi…
Tavuk ya da hindi gelmediği zaman imza atmayan memurlar vardı, vatandaşla konuşurken, hatırlatmak bakımından arada “luk” diye hindi sesi çıkartırlardı…

Hediye dediğin işe yaramalı…
Biz Andree ile ilk evimizi kendimiz yaptığımızda “Birbirimize işe yarayacak hediye alalım” dedik…
Benim yaş günümde o kalıp tahtası almıştı… Ben de onun yaş gününde dört torba çimento aldım, çok mutlu oldu…
Evlilik yıldönümümüz geldi çattı…
Hediye paketimi açtım; musluk bataryası… Teşekkür ettim, kalkıp öpüştük…
Benim hediyem daha ağırlıklıydı; çelik kapı…

Osmanlı'da hediye başlı başına bir kurumdu…
Mücevher, sandık dolusu altın-gümüş eşya, altın işlemeli kumaşlar, at, sürüyle deve… Cariyelerin çoğu hediye gelmiştir… İran Şahı Abbas, Genç Osman'a yüz deve yükü ipek ile dört fil hediye etti… Filleri Çengelköy'deki sarnıçlardan birisine koydular, adı hala “Fil Damı”dır…
O zaman uçak falan yok, İran Şahı Şah İsmail, hiç sevmediği Yavuz Sultan Selim'e bir sandık dolusu mücevherat gönderir… Sandık huzurda açılır… Sandığın sonlarına doğru pis bir koku kaplar ortalığı… En dipte bir bohçada insan pisiği vardır ve bu resmen hakarettir…
Yavuz Sultan Selim iyi bir yanıt vermek ister…
Aynı şekilde bir sandık dolusu mücevherat hazırlatır, en dibine ise nefis kokulu lokumlardan koydurur, bir de not yazar Şah'a:
“Herkes yediğinden ikram eder…”

Demokratik hukuk devletlerinde, devlet adamları belli bir değerin üzerinde hediye alamazlar, veremezler…
Suçtur…
“Hediye uçak” falan diye boşuna yoruyorsunuz kendinizi…
Tek adama teslim edilmiş Türkiye hukuk devleti mi?..
Birisi Emir, öbürü Sultan…
Size ne?..

plusbanner2x

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Bekir Coşkun
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more