Sözcü Plus Giriş
CAN ATAKLI

Battık da haberimiz mi yok?

15 Temmuz 2018 Yazarlar

MERAK ETTİĞİM ŞEYLER

Battık da haberimiz mi yok?

Cuma günü öğleden sonra uluslararası kredi derecelendirme kurumu Fitch, Türkiye'nin notunu düşürdü.
Başta Erdoğan olmak üzere “ekonomiyi yönettikleri” belirtilen zevat elbette bundan memnun olmamıştır.
Fitch'in kararının uluslararası bir oyun olduğunu, hatta bu kararların rüşvetle verildiğini bile mutlaka yine söyleyeceklerdir.
Bunların hiçbir önemi yok.
Çünkü bizimkiler ne derse desin uluslararası piyasalar bu kuruluşların açıklamalarına değer veriyor.
Gerçekten kasıtlı bir karar alıyorlarsa da ne yazık ki durum böyle.
Türkiye'de ekonominin hızla kötüye gittiğini söylemek için Fitch'e bakmaya veya müneccim olmaya gerek yok.
Burada önemli olan ülke yönetiminin durumun ne kadar farkında olduğu ve nasıl önlem almayı düşündüğüdür.
Fitch'in bu kararından hemen sonra Sermaye Piyasası Kurulu bir açıklama yaptı.
Açıklamaya göre “SPK borsada işlem gören şirketlerle ilgili içsel bilgiye sahip kişilerin alım yapmasını engelleyen düzenlemeyi 31 Ağustos'a kadar askıya aldı.”
Açıklamadan anlaşıldığına göre “şirket bilançoları, denetim raporları hakkında bilgi sahibi kişiler ve yakınları söz konusu şirketin hissesini bilgi kamuya açıklanmadan önce satın alabilecek. Hisse satış yasağı ise devam edecek.”
Piyasaları bilenlerin kullandığı deyimle “insider trading” 31 Ağustos'a kadar serbest.
Tek fark, sadece alım yapılabiliyor, satış ise yok.
Ekonomiyi bildiğine inandığım birine sordum bunu.
“Batıyoruz, bari kurtarabildiğin malını kurtar demek istiyorlar” dedi.
İktidarın “mucizeye” ihtiyacı var. Yeniden diriliş, küllerinden doğma masalları da buradan çıkıyor.
Yarın iktidarın olmuş gibi göstermek isteyeceği ilk mucizeye değinmek istiyorum.

BUNU YAZMAK GEREK

İki yıl önce cemaat başarılı olsa bugün cumhuriyet yoktu

Cemaat AKP iktidarı ile yıllarca iktidarda oturup, pek çok kirli işe imza attıktan ve milyarlarca dolar kazandıktan sonra “her şeyi ben yapıyorum, o halde tek yetkili de ben olmalıyım” demeye başlayınca garip bir “darbe gecesi” yaşamıştık.
Hâlâ o gece ile ilgili bildiklerimizin çok az olduğuna inanıyorum.
Darbe gecesi 15 Temmuz muydu yoksa asıl darbe daha sonra mı oldu bunu tam bilemiyoruz.
Ama cemaat o gece gerçekten darbeyi başarsaydı şu an Türkiye Cumhuriyeti ortada olmayacaktı.
Laik demokratik Cumhuriyet tarihe karışacak, demokrasi hukuk tamamen askıya alınacaktı.
Özgürlükler hiç olmayacak Türkiye kara bir dinci faşizmin esiri haline gelecekti.
Neyse darbesiz biçimde de demokrasiyi, hukuku bir kenara bırakmayı, özgürlüklerimizden vazgeçmeyi, Cumhuriyet değerlerini adeta sıfırlamayı becerdik.

KOMİK

Bu haftanın duvar yazıları

Mizah yazarı İbrahim Ormancı'dan gelen aforizmalardan seçtiğim bir demet;

Bir vatandaş olarak derdim İDAM değil yalnızca yaşantımı İDAME ETTİRMEK.

* * *

Her gün fiyat güncellemeleri geliyor. Ekonomi bir muaz-ZAM sormayın gitsin.

* * *

İllaki söyleteceksiniz değil mi 301 kişinin öldüğü Soma maden faciasında sanıklar toplam 301 yıl bile ceza almadı yahu.

* * *

Necip milletim batı kültürüyle değil, batık kültürüyle yetişiyor!..

* * *

Vallahi dürüst olmak gerekirse bazı erkekler için önemli olan ŞUH GÜZELLİĞİ.

* * *

Biz DİP DALGA geliyor sanmıştık. Meğer gelen VİP DALGA imiş.

* * *

Ömür biter “YOL YAPTIK” böbürlenmesi bitmez.

* * *

Bilim ilerledi diyorlar. Yalan. Yağmurda ters dönmeyen bir şemsiye üretilmedi daha.

* * *

Ben zaten başkanlık sistemine alışığım ezelden. Bizim evde reis hanımdır ayıptır söylemesi.

* * *

Herkes sevdaya düşer. Ben belediyenin kazdığı çukura.

* * *

Aşık Veysel ağabey kusura bakma, böyle de durum var. Benim de sadık yarim kara cahildir.

* * *

Bütün yollar Roma'ya çıkıyor ama köprü trafiğinde kaç saatte gidersin, orası muamma.

* * *

Yok bira göbeği filan değil benimkisi. Karpuz göbeği ayıptır söylemesi.

* * *

Che'nin “Gerçekçi ol, imkansızı iste” sözünü “Gerçekçi ol. Yetinmesini bil. Hiçbir şey isteme. Otur oturduğun yerde” olarak değiştirebilir miyim acaba.

* * *

Biz Türk erkekleri olarak yufka yürekliyiz. Adnan Oktar'ın kediciklerini sahipsiz bırakmaya gönlümüz elvermez. Ben birkaç tanesini sahiplenebilirim örneğin.

ÇOK GÜLDÜM

İki pazar fıkrası

Bu hafta Yıldırım Tuna'nın gönderdiği iki fıkrayı sizlere sunuyorum;

Uykulu bakışlı adam

Şehrin Kırmızı Fenerli Sokağı'ndan ilk defa geçen adam karşısına çıkan ilk bara hızla girip Barmen'e “Yorgun ve uykulu mu görünüyorum?” diye sormuş.
“Yoo?” diye cevap vermiş Barmen, “Neden sordunuz?”
“Valla” demiş adam, “Buraya gelirken karşılaştığım bütün kadınların hemen hepsi bana ‘Yatmak ister misin?' diyip durdular da!”

Beyaz Adamın “Su Kuyusu”

Çok ilkel Afrikalı kabilenin şefi ve koruma müdürü ilk defa yurtdışına resmi ziyarete gitmişler.
Şereflerine verilen resepsiyonda şef, ançüez, peynir, cips gibi alışık olmadıkları şeylerden yiyip susayınca, masadaki bilmedikleri meşrubatlardan içmemek için cebinden usulca çıkarttığı tası koruma müdürüne uzatmış, “Git bana bir yerlerden su bul…” demiş.
Koruma Müdürü hemen tası kaptığı gibi az sonra dönmüş, şef suyu çaktırmadan içmiş, suya doyamayınca tası tekrar uzatıp “Yine doldur da gel…” diye tembih edip göndermiş adamını.
Bu kez hayli zaman geçtikten sonra ancak gelen korumasına “Nerede kaldın yaşlı filin çocuğu!” diye sinirlenmiş.
“Kusura bakma Şef'im” diye cevap vermiş Koruma Müdürü titreyerek, “Beyaz Adamın biri içeriden devamlı su aldığım kuyunun üzerine oturmuş bir türlü kalkmak bilmedi ki.”

sozcu-banner-1 YAZARIN TÜM YAZILARI