Reklamsız Sözcü
EGE CANSEN

Taş Devri, taş bittiği için sona ermedi

5 Ağustos 2018

Bu sözün telif hakkı Deniz Gökçe'ye aittir. Gerçekten de Taş Devri'nin sona ermesinin sebebi, taş bitmesi değildir. Alet yapımında taş yerine metal kullanmaya başlanınca taş devri sona ermiştir. Reklam ve propaganda için ortalığa yayılan fos iktisadi haberleri ve bunlar hakkında yapılan zırva yorumları okuyor veya dinliyorsunuz. Pek tabii kafanız karışıyor. Eskiden “Arapça değil mi, uydur uydur söyle” diye bir tabir vardı. Bu cümledeki “Arapça” kelimesini kaldırın yerine “iktisat” koyun daha doğru bir hüküm olur. İktisadi zırvalamaya bir örnek vereyim:  Uzmanlar (azmanlar değil) dünyada bir para darlığı yaşanacağını söylüyormuş. Yıl sonuna kadar küresel para miktarı 1 trilyon dolar azalacakmış. Bol para devri bitiyormuş. Dolayısıyla bir küresel “para sıkışıklığı” (credit crunch) yaşanacakmış.

NAKİT SIKIŞIKLIĞI, NAKİT AZALDIĞI İÇİN ORTAYA ÇIKMAZ

Nakit sıkışıklığı, satışlar düşünce oluşur. Bu sıkışıklık “gayrimenkul fiyatları düşüp satışları yavaşlayınca” kendini daha da kuvvetli hissettirir. Çünkü “mülk satarak, banka borcu ödemeyi” planlayanların, planı bozulur. Para bankaya dönmeyince, bankalar “banka parası” yaratamaz olur. Bu yüzden mevcut “merkez bankası” parası yetersiz kalır. Bu mekanizma “motor devri/motor gücü” ilişkisine benzer. Düşük devirde çalışan hacmi büyük motorun gücü, hacmi küçük motorun yüksek devirde çıkardığından azdır. Yokuş düşük devirle çıkılmaya çalışırsa, motorun gücü arabayı çekmeye yetmez. Aynı motor, daha devirli çalışırsa verdiği güç artar. Hemen iktisada dönelim. Dünya ekonomisi bu yıl daha devirli çalışıyor. AB toparlandı, ABD büyüme rekoru kırdı, Çin de yüksek oranlı büyüyor. Bu ortamda, miktarı azalsa da “para sıkışıklığı” olduğu söylenemez.

DÜNYADA NE KADAR BORÇ VARSA O KADAR ALACAK VARDIR

Uzmanlara (?) göre dünyada borçluluk çok artmış. Bu bir tehlike sinyaliymiş. Bilhassa Çin ekonomisinin başı, yüksek borçluluktan dolayı beladaymış. Bunları duyan “saf ve bâkir Anadolu çocuğu” dertlenmesin de ne yapsın? Bir defa bunları “uzmanlar” söylemiş. İkincisi hayat tecrübesi ona öğretmiş ki; borçlu olmak kötü bir şeydir. Ama kazın ayağı öyle değildir. Aklınızda bulunsun:

Küçük (mikro) bilgi, genel (makro) ekonomiyi anlamaya yetmez.
 Ödünç alan, borçlu; ödüncü veren alacaklıdır.
 Borç ile alacağın cebirsel toplamı daima sıfırdır.
 Borçlar ve alacaklar birlikte artar.
 Kendi kendine borçlu olunmaz.
  Bir ülkedeki iç borç, ülke borcu değildir.
 Borçlu ödeme zorluğunda ise, alacaklının da tahsilât sorunu vardır.
 Borç yiğidin kamçısıysa, çok borç alan dayak arsızı olur.
 Borç ödenemiyorsa, kabahatin büyük kısmı verendedir.
 Borç aldığından, mal; mal aldığından, borç alma.
 Acıdığı için borç veren, alacağından peşinen vazgeçmiş demektir.
 Zengin olmanın yolu, borçlu olmaktan geçer.
 Faiz, alacaklının; enflasyon, borçlunun dostudur.
 Ülkeler için korkulacak tek borç, dövizli dış borçtur.
Son söz: Borçtan korkmayandan korkulur.

plusbanner2x
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more