Sözcü Plus Giriş

Erdoğan’ın konuşmasının kitaplaştırılarak liselere dağıtılmasına tepkiler büyüyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen yıl 10 Kasım 2019'da yaptığı konuşmasının kitap haline getirilerek liselerde dağıtılmasına tepkiler büyüyor. Eğitim Sen Ordu Şube Başkanı Sezgin Yılmaz, "Siyaset liseye indi, öğrencilerin kafası karıştırılıyor. Lisedeki öğrenci siyasetin odağına çekiliyor. Öğrencilere, Tank Palet Fabrikası'nın satış süreci niye anlatılıyor?" dedi.

Sultan UÇAR
14:55 -
Erdoğan’ın konuşmasının kitaplaştırılarak liselere dağıtılmasına tepkiler büyüyor

10 Kasım 2019’da Atatürk’ün 81. Ölüm Yıldönümü Anma Töreni’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Ülkemizde yıllardır en büyük ticaret Atatürk ve Cumhuriyet ticaretidir” cümlelerinin de yer aldığı konuşma metninin “Atatürk’ü Anma Töreni Kitabı” adıyla liselere dağıtılması tepki çekti.

Eğitim tarihinde daha önce böyle bir yaşanmadığını belirten Eğitim-Sen Ordu Şube Başkanı Sezgin Yılmaz; şunları söyledi:

ÖĞRENCİLER SİYASETİN ODAĞINA ÇEKİLİYOR

* Kitapçık aynı zamanda bir siyasi partinin propagandasını da içeriyor. ‘Tek parti iktidarı’ denilerek CHP yönetimi de eleştiriliyor. Harf Devrimi ile ilgili de, okuma yazma oranını sıfırladığı gibi çok olumsuz cümleler de var.

* Lise çağındaki öğrencilere, savunma sanayinin tüm detaylarıyla anlatılıyor. Savaşla ilgili helikopterler, silahlar hatta siyasi bir gündem maddesi olan Tank Palet Fabrikası’nın satış sürecinden dahi söz ediliyor. Bu da lise öğrencilerini siyasetin odağına çekiyor. Oysa lisede bir öğrencinin bu konularla ne ilgisi olabilir? MEB niye böyle bir çalışma yaptı anlamakta zorlanıyoruz. Atatürk ve Cumhuriyetle ilgili övücü ifadeler yer alsa da, arkasından çok daha güçlü Osmanlı övgüsü var.

Eğitim-Sen Ordu Şube Başkanı Sezgin Yılmaz. (FOTO: SÖZCÜ)

İDEOLOJİK OLARAK YÖNLENDİRİLİYORLAR

* Cumhurbaşkanının tüm bunları anlatmasında bir sıkıntı yok. Ancak, üst seviyede siyasi muhataplar için yapılmış, tamamen siyasi içerikli bir konuşmanın lise öğrencilerine okullarda kitap olarak dağıtılması öğrencileri ideolojik olarak yönlendiriyor. Öğrencilerden, alıp okuyanlar da var. Hiç okumadan, sıra altına bırakıp gidenler de var. Kafa karışıklığına yol açacağını düşünüyoruz. Öğrencilerimizin, siyasetle değil eğitim-öğretimle ve dersleriyle ilgilenmelidir.

Kitapta yer alan Erdoğan konuşmasından bazı bölümler şöyle:

“Biz Cumhuriyet’e sahip çıkmak ve Cumhuriyeti bize emanet edenlere layık olmak için her alanda gece gündüz çalışıyoruz. İnşallah, ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştırarak, dünyanın en süt ligine çıkarmakta da kararlıyız. Hep söylediğim gibi, Atatürk’ü anlamak da anmak da böyle olur.”

“Atak, Gökbey, Bayraktar, Anka, Akıncı gibi askeri araçlar üretildi. Ağır sınıf taarruz helikopteri yapımı için çalışmalara başlandı. Sakarya’daki Tank Palet Fabrikası’nda yapılan işletme hakkı devri sözleşmesini diline dolayanlar, bırakınız diğer meseleleri, daha bu konunun dahi ne anlama geldiğinden habersizdir. Dikkat ederseniz, bu işin gece gündüz istismarını yapanlar, satış nedir, işletme devri nedir? daha önce bu fabrika nasıl ve hangi şartlarda çalışıyordu? Şimdi ne yapacak gibi hiçbiriyle ilgilenmiyor. Çünkü öyle bir dertleri yok.”

“Tıpkı Atatürk istismarı, Cumhuriyet istismarı gibi, bu konuda da kendilerine bir istismar yolu bulmuşlar, gözleri kapalı bir şekilde oradan devam ediyorlar. Halbuki şöyle bir etraflarına baksalar gerçekleri görecekler. Tabi şayet göz kamaştırıcı ise hakikatle yüzleşmek bazılarının işine gelmiyor. Onlar, deve kuşu misali kafasını kuma gömüp, her yeri karanlık sanıyorlar diye, Türkiye öyle olmuyor. Biz Cumhuriyete sahip çıkmak ve Cumhuriyeti bize emanet edenlere layık olmak için her alanda gece gündüz çalışıyoruz.”

EN BÜYÜK TİCARET ATATÜRK VE CUMHURİYET TİCARETİDİR

“Ülkemizde yıllardır en büyük ticaret Atatürk ve Cumhuriyet ticaretidir. Biz lafla istismarını yapmadık, sadece icraatımızla hakkını vermeye çalıştık. Türkiye’yi, Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların 3 katı yapıldı.”

“Osmanlı yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen son döneminde silahlar konusunda çok önemli hamleler yaptı. II. Abdülhamit Hanın, İstanbul’da kurduğu modern barut, fişek, top fabrikaları, Cumhuriyete miras olarak kalmıştır. Cumhuriyet döneminde Kırıkkale başta olmak üzere Anadolu içlerine yayılan silah sanayinin gerisinde işte böyle bir birikim var.”

“Tek parti döneminde Nuri Demirağ’ın Kayseri’de kurduğu uçak fabrikası Nuri Killigil’in İstanbul’da kurduğu silah fabrikası gibi girişimlere sahip çıkmış olsaydı, bugün Türkiye savunma sanayinde bambaşka bir yerde olurdu. Her şeye rağmen biz, ecdadın bu mirasından aldığımız ilhamla, 17 yılda ülkemiz savunma sanayisinin dışa bağımlılığını neredeyse tam tersine çevirdik.”

İLGİLİ HABERErdoğan'ın tepki çeken 10 Kasım konuşmasını kitap yapıp liselerde dağıttılarErdoğan'ın tepki çeken 10 Kasım konuşmasını kitap yapıp liselerde dağıttılar


HAVA SAVUNMA SİSTEMİ GELİŞTİRMEK İÇİN HAZIR HALE GELDİK

“Savunma sanayinde yerli üretimi yüzde 20’den aldık yüzde 70’lere çıkardık. Türkiye 2002’de toplam bütçesi 5.5 milyar dolar olan sadece 62 savunma sanayi projesine sahipti. Bugün Türkiye toplam bütçesi 60 milyar doları bulan ve yakında 75 milyar dolara ulaşacak olan 700 projeyle dünya çapında bir oyuncu haline geldi. Hisar füze sistemiyle bu alanda kritik eşiği geçtik ve SİPER adını verdiğimiz uzun menzilli hava savunma sistemini geliştirmek için hazır hale geldik.”

“Kendi üretimimiz olan dördüncü korvetimizi geçtiğimiz aylarda hizmete aldık. İnşası süren Anadolu çıkarma gemimiz, kendi alanında dünyadaki sayılı eserlerden biri olacak. Osmanlı’nın silah sanayinde olmadığı koskoca bir yalandır. Coğrafyamızdaki 600 yıllık hükümdarlığı döneminde neredeyse savaşsız tek bir gün geçirmeyen Osmanlının silah sanayi olmadığını iddia etmek kadar saçma bir iddia olamaz.”

OSMANLI’YA HAKSIZLIK ETMEMEK GEREKİR

“Binlerce yıllık tarihi sürekliliğimiz içindeki son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyetine ve onun kurucusuna sahip çıkmak, elbette hepimizin görevidir. Ancak bunu yaparken, geçmişe, özellikle de Osmanlı’ya haksızlık etmemek gerekir. İşte sathı müdafaa böyle yapılır.”

“Bulduğu her fırsatta ülkesini dışarıya şikayet eden, kendi tarihine husumet besleyen, kendi medeniyetine karşı nefretle bakan hastalıklı bir anlayışla, böylesi çetin bir mücadele yürütülemez. Öyle ki bu zihniyet sahiplerinin mücadelemize destek vermesinden vazgeçtik, sadece ‘Gölge etmeyin başka ihsan istemez’ noktasına geldik.”

“SİNSİ OYUNU BOZDUK”

“Milletimiz tüm yaşananları görüyor, kimin nerede durduğunu gayet iyi biliyor. milletimizin takdirinin herkesi, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da herkesi hak ettiği yerde tutma yönünde gerçekleşeceğine yürekten inanıyorum. Sinsi oyunu bozduk, ekonomiyi kısa sürede rayına oturtmak.”

“Suriye’de, ülkemize yönelik terör tehdidinin yoğun olduğu 8 bin 100 kilometrekarenin üzerinde alanı güvenli hale getirdik. Bununla kalmadık, güvenli hale getirdiğimiz bölgelere ülkemizdeki Suriyelilerin geri dönüşlerini sağlayacak, zeminleri de oluşturduk.”

Son güncelleme: 15:24 04.02.2020
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more