Sözcü Plus Giriş

İl il, ilçe ilçe 2020 Ramazan ayı imsakiyesi belli oldu! Tüm Türkiye’de sahur ve iftar vakitleri kaçta?

Ramazan ayı heyecanı başladı. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de oruç ibadetini yerine getirmek isteyen Müslümanlar, Diyanet tarafında yayınlanan imsak ve iftar vakitlerini merak etmeye başladı. Peki 2020 Ramazan ayı il il, ilçe ilçe imsakiyesine nereden ulaşılır? İşte il il 2020 Ramazan ayı imsakiyesi…

16:55 -
İl il, ilçe ilçe 2020 Ramazan ayı imsakiyesi belli oldu! Tüm Türkiye’de sahur ve iftar vakitleri kaçta?

Mübarek üç aylardan Ramazan ayı yarın (24 Nisan) başlayacak. Müslümanların ayı olarak bilinen Ramazan ayı boyunca tüm illerin ve ilçelerin iftar ve sahur saatleri de belli oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan il il ve ilçe ilçe 2020 İmsakiyesini haberimizde sizlerle paylaşıyoruz. İslamın şartlarından olan oruç ibadetini yerine getirecek olan Müslümanlar Türkiye’deki tüm illerin ve ilçelerin imsak vakitlerini yazımızdaki link üzerinden görebilir, ezan saatlerini takip edebilirler. İşte Diyanet İmsakiye 2020 ve imsak vakitleri…

İL İL İLÇE İLÇE İMSAKİYE 2020

Aşağıdaki kutudan şehrinizi seçerek iftar vakitlerine erişebilirsiniz.

ORUÇ TUTMAKLA YÜKÜMLÜ OLMANIN ŞARTLARI NEDİR?

İslam'a göre, bireyin sorumlu olmasının temel şartları Müslüman, akıllı ve ergenlik çağına ulaşmış olmaktır. Dolayısıyla bu şartlar, oruç ibadeti ile sorumlu olmanın da şartlarıdır. Buna göre, bir kimsenin Ramazan ayında oruç tutmasının farz olması için öncelikle Müslüman ve âkil-bâliğ olması gerekir. İbadetlerle yükümlü olma şartlarını taşıdığı hâlde bazı özel durumlardaki kimselere oruç tutmama ruhsatı verilmiştir. İbadetlerle yükümlü olmamakla birlikte ergenlik yaşına gelmeyen çocukların alıştırılmak ve ısındırılmak maksadıyla namaz kılmaları ve oruç tutmaları teşvik edilir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), yedi yaşından on yaşına kadarki sürede çocuğun namaza alıştırılmasını önermiştir.

 

SAHUR YEMEĞİNİN DİNDEKİ ÖNEMİ NEDİR? 

Sahur yemeği, oruç tutacak kişilerin imsak vaktinden önce gece yedikleri yemektir. Hz. Peygamber (s.a.s.) sahura kalkmış ve bunu ümmetine de tavsiye etmiştir. Resûl-i Ekrem (s.a.s.), sahur yemeğinde “bereket” olduğunu ifade etmiş ve sahur yemeğinin, Müslümanların orucu ile ehl-i kitabın orucu arasındaki en önemli farklardan biri olduğunu belirtmiştir. Onun sahurla ilgili söz ve uygulamalarından hareketle fakihler, sahura kalkmanın ve sahuru geciktirmenin sünnet olduğunu söylemişlerdir.

Âlimler, sahurun oruca dayanma gücü verdiğini, maddi-manevi bereketlere vesile olacağını bildirmişlerdir. Çünkü kişi sahura kalkmakla seher vaktini uyanık geçirmiş ve bu vakitte hem dua hem de istiğfar etmek suretiyle cennet ehlinin özelliklerine sahip olmuştur. Bu şekilde manevi lezzetlerle başlanan oruç daha canlı, daha şevkli tutulur. Bu tür maddi-manevi bereketleri olan sahur, ihmal edilmemelidir.

DİYANET'TEN ORUÇ AÇIKLAMASI

Din İşleri Yüksek Kurulu, Kovid-19 salgını nedeniyle Ramazan ayı ve oruç ibadetiyle ilgili vatandaşlardan gelen sorular üzerine, kimlerin oruç tutup kimlerin tutamayacağına dair bir açıklama yaptı.

Rahmet ayı Ramazan-ı Şerif’in gölgesinin üzerimize düştüğü şu mübarek günlerde içinden geçtiğimiz Kovid-19 küresel salgını sebebiyle vatandaşlarımız tarafından oruç ve Ramazan’la ilgili Din İşleri Yüksek Kurulu’na pek çok soru yöneltilmesi üzerine aşağıdaki hususların vatandaşlarımızla paylaşılması uygun görülmüştür:

Yüce dinimizin ilkelerine göre her ibadetin ifa edileceği zaman, mekân ve şartlar vahiyle belirlenmiştir. Ramazan ayında sağlıklı olan her müminin oruç tutması Allah Teâla’nın emriyle (el-Bakara, 2/183-185) farz kılınmıştır. Bu ibadetin topyekûn ertelenmesi mümkün değildir.

Alan uzmanlarından alınan bilgilere göre sağlıklı bireylerin oruç tutmaları, hastalığın yayılması bakımından özel bir risk oluşturmamaktadır. Ayrıca oruç tutmanın bağışıklık sistemini olumsuz etkilediğine dair kanıta dayalı tıbbi bir tespit bulunmazken aksine oruç tutmanın bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkiler meydana getirdiğine ilişkin bilimsel yayınlar mevcuttur.

​İslam dini, emir ve yasakların ifasında kişileri güçleri nispetinde sorumlu tutmuş, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaştırıcı hükümler koymuştur. Bu genel ilke uyarınca farz olan Ramazan orucunu, belli şartlara bağlı olarak kazaya bırakma konusunda bazı ruhsatlar tanınmıştır.

​Kur’an-ı Kerim’de Ramazan orucunu tutmamayı mubah kılan temel mazeretlerden biri olan hastalık halinde, orucun daha sonra kaza edilmesine izin verilmiştir (el-Bakara 2/185). İslam âlimleri, oruç tutulması halinde hasta olunması, hastalığın uzaması veya artması ihtimalini de bu kapsamda değerlendirmişlerdir. Buna göre;

​Kovid-19 teşhisi konulmuş olup doktoru tarafından oruç tutması sakıncalı görülenler

Oruç tuttuğu takdirde hastalığı daha ağır geçireceği doktorlarca belirtilenler

​Oruç tutamayacak derecede yaşlı olanlar

​Oruç tutmaya engel kronik hastalığı bulunanlar

Oruç tutmaları hâlinde hem sağlıklarının bozulmasından hem de sağlık hizmetlerinin aksamasından endişe eden sağlık çalışanları.

İLGİLİ HABERHadisler ve Ayetler içeren Ramazan ayı mesajları ile sevindirin… En güzel Ramazan mesajları!Hadisler ve Ayetler içeren Ramazan ayı mesajları ile sevindirin… En güzel Ramazan mesajları!
Son güncelleme: 20:23 23.04.2020
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more