Sözcü Plus Giriş

Tarihçiler kılıç ile okunan hutbeyi yorumladı: İstanbul’u kurtaranı da anmak lazım

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ndeki cuma hutbesine kılıç geleneğiyle çıktı. Tarihçiler ise Sözcü’ye kılıç ile okunan hutbeyi yorumladı. Prof. Dr. Hakkı Uyar, "Cumhuriyetin kurucu kültürüyle bu kadar ters düşmemek, bu kadar çatışmamak gerekiyor diye düşünüyorum” değerlendirmesinde bulunurken, Sözcü yazarı Tarihçi Sinan Meydan ise, "Osmanlı İmparatorluğu döneminde kılıç hakkı kavramı çerçevesinde bir yaklaşımın yansıması. 21’inci yüzyılda kılıç hakkı kavramının yeri nedir onu iyice tartışmak gerekir" yorumunda bulundu.

Sozcu.com.tr
17:13 -
Tarihçiler kılıç ile okunan hutbeyi yorumladı: İstanbul’u kurtaranı da anmak lazım

Danıştay kararıyla müzeden camiye çevrilen Ayasofya'da bugün ilk kez Cuma namazı kılındı. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ndeki cuma hutbesine elinde kılıç ile çıktı.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın hutbeye elinde kılıç ile çıkmasını değerlendiren Dokuz Eylül Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hakkı Uyar şöyle konuştu:

“CUMHURİYET İLE İLİNTİLİ OLAN BİR ŞEY DEĞİL”

* Cumhuriyet öncesi tarihe gönderme içeriyor, cumhuriyet ile ilintili olan bir şey değil. Çünkü Atatürk'ün söylediği cumhuriyetin devlet politikasının iki tane temel kavramı var.

* Birisi 1931'de kullandığı ‘yurtta barış dünyada barış' sözü. ‘Yurtta barış dünyada barış için çalışıyoruz' hatta cümlenin tamamını söyleyecek olursak eğer. Onun için çalışıyorsanız elinizde kılıç olmaz zaten.

* İkincisi yine 1923'te Atatürk'ün İzmir İktisat Kongresi öncesi söylediği bir cümle var: ‘Yeni Türkiye cihangir bir devlet olmayacak.' Yani fetihçi, fetheden, Ortaçağ'daki devlet gelenekleri gibi olmayacak. ‘Yeni Türkiye bir iktisat devleti olacak' diyor.

* Dolayısıyla hem cihangir olmayacağız, hem barış içerisinde yaşayacağız diyorsunuz. Bu cumhuriyete biraz reklam arası olarak bakma mantalitesinin yansıması olarak da bakmak lazım.

* Atatürk'ün şu boyutunu da görmezden gelmememiz gerekiyor. Bugün Diyanet İşleri Başkanı'nın konuşmasını okudum. Fatih Sultan Mehmet'i anmış.

* Haklı tabii ki anmak gerekir ama İstanbul'u fetheden kadar İstanbul'u kurtaranı da anmak lazım. Eğer 1918'den 1923'de kadar, 5 yıl boyunca İstanbul'un işgal altına olduğunu, bırakın Ayasofya'yı cami yapmayı, İstanbul'u bile kaybetme durumunda olduğumuzu unutmamak gerekir diye düşünüyorum.

* Cumhuriyetin kurucu kültürüyle bu kadar ters düşmemek, bu kadar çatışmamak gerekiyor diye düşünüyorum.

‘KILIÇ HAKKI' KAVRAMINI DA HATIRLATTI

SÖZCÜ yazarı Tarihçi Sinan Meydan ise şu ifadeleri kullandı;

* Siyasal İslamcı iktidarın tetikçi anlayışını sembolize ediyor. Osmanlı İmparatorluğu döneminde kılıç hakkı kavramı çerçevesinde bir yaklaşımın yansıması.

* 21'inci yüzyılda kılıç hakkı kavramının yeri nedir onu iyice tartışmak gerekir. Başka da bir anlamı yok.

* Tamamen bence siyasi bir şov. Tıpkı açılışta sergilenen görüntüler gibi, namazın canlı verilmesi gibi, cami içinden yayın yapılması gibi, sürekli Erdoğan'ın gösterilmesi gibi tamamen şovun bir parçası.

* Maalesef dinin siyasete alet edildiği bir şova tanık oluyoruz. Kılıç da bu şovun bir parçasıdır.

İLGİLİ HABERDiyanet İşleri Başkanı Erbaş'tan 'kılıçlı hutbe' sorusuna cevapDiyanet İşleri Başkanı Erbaş'tan 'kılıçlı hutbe' sorusuna cevap İLGİLİ HABERCuma namazında neden kılıçla hutbe verilir? Hutbede kılıç geleneği nedir?Cuma namazında neden kılıçla hutbe verilir? Hutbede kılıç geleneği nedir?
Son güncelleme: 09:13 31.07.2020
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more