Sözcü Plus Giriş
AYTUNÇ ERKİN

Savcı Zekeriya Öz ile tartışınca Taraf yayına başladı… AKP’li 8 vekil ve bakan yasayı onayladı

4 Şubat 2020

Başbuğ'un siyasi ayakla ilgili, “Askeri yargıyı devre dışı bırakan 26 Haziran 2009'daki kanun teklifini kim hazırladı?” sorusunu o dönemin tanığı Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok yanıtladı:

 MİT çok gizli “Karargah Evleri Bilgi Notu”nu Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na gönderiyor

 Askeri yargı hemen harekete geçiyor… Hakim Albay Üçok soruşturmayı derinleştiriyor

 Fetullahçı sivil savcılar Zekeriya Öz ve Fikret Seçen de askeri yargıya müdahale ediyor

 Taraf'ın yayınlarının ardından AKP'li vekiller kanun teklifi veriyor, Bakan Ergin onaylıyor

15 Temmuz 2016'da yaşanan darbe girişiminin ardından Türkiye'nin gündeminden düşmeyen konu “Örgütün siyasi ayağı” tartışması… CHP, ısrarla Meclis'te komisyon kurulmasını istiyor, iktidar partisi ise reddediyor! Bu arada MHP lideri Devlet Bahçeli de “Yetki verin siyasi ayağı biz buluruz” dedi. Bu konuyu Ergenekon, Balyoz kumpası mağduru emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok ile konuştuk.

10 OCAK 2009'DA DÜĞMEYE BASILDI

 FETÖ'nün siyasi ayağı tartışmasına Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ'un geçen hafta kurduğu şu cümle damga vurdu: “26 Haziran 2009'da yasalar torba yasa olarak gündeme getiriliyor. Bu TSK ile ilgili bir kanun teklifi. Bu yasa 25 Haziran'ı 26'sına bağlayan gece yarısı oluyor. 26 Haziran sabahı 2009'daki toplantıda haberimiz oluyor. Bu kanun teklifini kim hazırladı tamamen FETÖ ile ilgili bu araştırılsın.” Bu süreci yaşayan bir isim olarak İlker Başbuğ'un açıklamalarını nasıl okudunuz? 

İlker Başbuğ'un bahsettiği 26 Haziran 2009 tarihinde bir gece yarısı TBMM'de verilen kanun değişikliği önerisi ile askeri yargıyı devre dışı bırakma operasyonu, aslında 10 Ocak 2009 tarihinde Karargah Evleri belgesinde ismi geçen Kurmay Albay Cengiz Köylü'nün, tayin olduğu Kayseri 2. Hava İkmal Bakım Merkez Komutanlığı'ndaki iş yeri ile evinde arama yapılıp ve gözaltına alınmasıyla başladı.

ASKERİ YARGIYI HEDEF ALAN MANŞETLER
Taraf Gazetesi, 12 Şubat 2009'da manşet atmaya başladı ve askeri yagıyı hedef alan yayınlar yaptı.

İŞÇİ PARTİSİ’NE SIZAN KAYNAK

 Nedir bu Karargah Evleri?

Karargah Evleri, FETÖ'nün Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı MİT içerisindeki mensupları tarafından kurgulanmış ilk kumpaslardan birisidir. Güya İşçi Partisi (Vatan Partisi) içerisinde yer alan ‘Hassas Kaynak' tarafından verilen bilgiler doğrultusunda MİT tarafından hazırlanan çok gizli gizlilik dereceli Karargah Evleri Bilgi Notu Hava Kuvvetleri Komutanlığına gönderiliyor.

KARARGAH EVLERİ DİYE BİR ÖRGÜT

 Ne diyor orada?

TSK içerisinde aralarında 30 civarında üst düzey askerin yer aldığı Karargah Evleri diye bir örgüt var, emperyalist bir kalkışma olursa silahlı mücadele yapacaklar. Bunların silahları var, bu silahları lojmanlarda saklıyorlar. Bu örgütün bir siyasi parti, yani İşçi Partisi'yle illegal ilişkisi var. Siyasi partilerle senin ordun içli dışlı diyor. Diğer tarafta Balaban aşiretini koymuş, buradan da, Balaban Alevi aşiret, diyor ki senin silahlı kuvvetlerin mezhep ayrımı yapan bir yapısı var. Alevilerle işbirliği içerisinde, onlarla gizli örgütsel bağlar kurmuşlar gibi TSK'yı başıbozuk insanların silahlı çetelerin içerisinde barındıran bir kurum olarak gösteren bir belge.

 Diğer yandan birde Işık Evleri soruşturmanız var.

Evet. Işık Evleri soruşturması da TSK personelini, namaz kılan, oruç tutan, kumar oynayan, mezhep üzerinden vb… gibi fişleyen, gizlilik dereceli emirleri çalıp FETÖ veren üç astsubay ve dört abisi hakkında yani TSK içerisinde bugüne kadar FETÖ ile ilgili açılmış ilk ve tek soruşturmadır. Ben iki soruşturma hukuki ve fiili irtibat olduğu gerekçesi ile birlikte yürüttüm.

ÖZ VE SEÇEN HEMEN DEVREYE GİRDİ

 Soruşturmada ne yaşadınız?

Tam bu soruşturmaları yürütürken Zekeriya Öz, kendisi görevli olmadığı halde Albay Cengiz Köylü'yü gözaltına alıp tutuklatınca bizde yardımcım Askeri Savcı Mehmet Çelik ile beraber 2009 yılı 15-16 Ocak gibi Beşiktaş Adliyesi'ne gittik. Zekeriya Öz, Fikret Seçen ile beraber olan üç savcı ile görüşerek  yaptıklarının Ceza Muhakemesi ve Askeri Yargılama Usul Kanununa aykırı olduğunu, hatta Zekeriya Öz imzalı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 3 Nisan 2008 tarih ve 2007/1536 sayılı yazısında da soruşturma görevinin askeri yargıya ait olduğunun açıkça yazıldığını, buna rağmen Karargah Evleri soruşturmasına müdahale etmelerinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Albay Cengiz Köylü'yü serbest bırakmalarını istedik. Aynı tartışmaları dönemin Anayasal Suçlar Başsavcı vekili Turan Çolakkadı'nın odasında da yaptık ve soruşturmayı yürütmeye devam edeceğimizi söyledik.

TARAF GAZETESİ DEVREYE GİRİYOR

 Yani kılıçlar çekildi… Askeri yargı ile sivil yargı karşı karşıya geldi!…

11 Şubat 2009 tarihinde Karargah Evleri belgesinde adı geçen bazı kişileri gözaltına bazılarını da ifadelerini almak için davetiye çıkardık. Ne olduysa bundan sonra oldu. FETÖ'nün tetikçisi Taraf, 12-13 Şubat 2009 tarihlerinde sekiz sütuna manşet atarak bizi “Ergenekon Soruşturmasından Adam Kaçırmakla'', “Zekeriya Öz'e Çalım Atmakla” ve  “Ergenekon soruşturmasının önündeki en büyük engel olmakla” suçladı. TSK mensubu asker şahıslar hakkında soruşturma yürütmemizi engellemek, Ergenekon, Balyoz gibi FETÖ kumpası  soruşturmaları sadece kendileri yürütebilmek, FETÖ üyesi sivil kişiler hakkında soruşturma yapmamızı engellemek için askeri savcılıkların yetkilerinin kısıtlanması gerektiğini, bunun için TBMM bir an önce düzenlemeler yapması gerektiği, Anayasa değişikliğine gerek olmadığı, bazı kanunlarda yapılacak küçük değişikler yapılarak askeri yargının devre dışı bırakılabileceği konusunda yayınlar yaptı.

BEKİR BOZDAĞ VE SADULLAH ERGİN…

 Zekeriya Öz ile kavga başlayınca Taraf devreye girdi… AKP'li vekiller ne yaptı? 

Taraf Gazetesi'nin 12-13 Şubat 2009 tarihinde  yaptığı bu yayınlardan sadece 4 ay sonra 26 Nisan 2009 tarihinde bir gece yarısı bir gece yarısı operasyonu ile, AK Parti milletvekillerince yapılan bir değişiklik önergesiyle hiçbir alt komisyonda görüşülmeden alakasız bir kanunla askeri yargı devre dışı bırakıldı. Başbuğ'un bahsettiği ‘Askeri yargıyı devre dışı bırakan' yasal değişikliğin süreci budur. Önergeyi veren AK Parti milletvekilleri Bekir Bozdağ, Mustafa Elitaş, Ahmet Aydın, Mehmet Ceylan, Yahya Doğan, A. Müfit Yetkin. Bu yasa değişikliğine o gece onay verenler ise şöyle: Anayasa Komisyonu Başkanı AKP'li Ahmet İyimaya, Adalet Bakanı ise Sadullah Ergin.

SORUŞTURMA İZNİ VERİLİRSE

 Cemaat-siyaset beraber…

Bu değişiklik talebi kesinlikle FETÖ savcılarının talebi ile yapılan bir değişikliktir. Buna hiç şüphem yok. Değişiklik önergesini verenler FETÖ üyesidir veya değildir bilemem. Ama yıl 2009!… Bizden başka kimse FETÖ'nün farkında değil. Herkes fakir çocukları okutan, Türkçe Olimpiyatları falan düzenleyen Fetullah Gülen Cemaati olarak bakıyor. Bu nedenle değişiklik önergesi verenler aldatılmış olabilirler.

 Siyasi ayak nasıl çıkar? 

Siyasi ayağın ortaya çıkarılması ancak ve ancak TBMM'nin bu konudaki ciddiyetine bağlıdır. Eğer siyasi ayağın ortaya çıkarılmasını istiyorlarsa bunun yolu bellidir. Nasıl ki TSK içerisindeki, yargıdaki, emniyetteki ve diğer kamu kurumlarında yer alan FETÖ yapılanmasını yargı ortaya çıkardıysa siyasetin içerisindeki de üyelerini yargı ortaya çıkarır. TBMM Genel Kurulu toplanır, milletvekili ve bakanları yasal olarak soruşturma yetkisi olan Yargıtay Başsavcılığı'na soruşturma izni veren bir karar alır, Yargıtay Başsavcılığı makamı da diğer vatandaşlarımız için hangi kriterler geçerliyse aynılarını milletvekilleri ile bakanlara uygular. Eski milletvekili ve bakanlar ile parti organlarında görev alan kişiler için böyle bir izne de gerek olmadığı için mahal savcılıkları bu soruşturmaları yürütür. Böylece siyasi ayağı ortaya çıkarırsınız. Yoksa öyle komisyon kurmakla, araştırma önergesi vermekle falan hiç kimse siyasi ayak falan bulamaz. Yeter ki siz FETÖ'nün siyasi ayağını ortaya çıkarma kararlılığını Meclis iradesi olarak ortaya koyun.

SİYASETÇİ AÇIĞA ÇIKMAK İSTEMİYOR

 Meclis irade koyar mı?

Ben TBMM'nin böyle bir karar alabileceğini zannetmiyorum. Fetullahçı Terör Örgütü'nün Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ele geçirmek için siyaset kurumu da dahil olmak üzere  tüm kurumlar içerisinde örgütlendiğini düşünüyorum. İnanmak istiyorum ancak… Bu nedenle siyasetçilerin kendilerini açığa çıkaracak böyle bir karar alabileceklerine inanmıyorum.

Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok

İşte değiştirilen o madde

MADDE 6 – 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 3 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(2) Barış zamanında, asker olmayan kişilerin Askeri Ceza Kanununda veya diğer kanunlarda yer alan askerî mahkemelerin yargı yetkisine tabi bir suçu tek başına veya asker kişilerle iştirâk halinde işlemesi durumunda asker olmayan kişilerin soruşturmaları Cumhuriyet savcıları, kovuşturmaları adlî yargı mahkemeleri tarafından yapılır.”

MADDE 7 – 5271 sayılı Kanunun 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde, maddenin üçüncü fıkrasının son cümlesinde geçen “hâli dahil” ibaresi ise “hâlinde” şeklinde değiştirilmiştir.

TARAF'IN YARGITAY SAVCISI AHMET GÜNDEL
Emekli Yargıtay Savcısı Ahmet Gündel, 13 Şubat 2009'da Taraf'a böyle konuşmuştu.

‘Özel yetkili gazete' özel yetkili savcı…

YORUM: O günleri hatırlayın… Taraf Gazetesi ve Zaman Gazetesi başta olmak üzere ‘Askerden Savcı Öz'e çalım” haberleri algı operasyonunu ilk kilometre taşlarıydı. Nasılsa ‘özel yetkili gazeteler' ‘özel yetkili savcıları' için göğüslerini siper etmişti. Zekeriya Öz, Fikret Seçen (bugün firari) gibi savcılar kahramandı. Liberaller hep şu sloganı kullanıyordu: “Askeri vesayet bitecek.” Ve, Fetullahçılarla işbirliıği yapıyorlardı! Ancak… Amaç, TSK üzerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin fabrika ayarlarını değiştirmekti ve başardılar. Bugün de o liberaller ‘muhalif'! Görmedikleriyse ‘sivil vesayet'…

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more