Sözcü Plus Giriş
NECATİ DOĞRU

Yine Çorlu’daki cinayet üstüne!

13 Ocak 2020

Sadece bizim gazetede değil diğer gazetelerdeki arkadaşlar da birkaç kez yazdılar. Benim bu 10'uncu yazım oldu.

Suya yazmayalım.

Yazı boşa gitmesin.

Adalet istiyoruz.

Herkese adalet!

Adalet esir alındı.

Güce teslim oldu.

Adalet, iktidarın ve egemenin zincirlerinden kurtulsun, Türkiye'de herkes özellikle arkası, torpili, parası, iktidar ile yakınlığı olmayanlar da “savcılar, bilirkişiler ve yargıçlardan” zerre şüpheye düşmeden adaletin yerini bulacağına inansın.

Bunun için yazıyoruz.

★★★

Çorlu'da cinayet gibi bir tren kazası oldu. Yağmur sularının altını bir metre oyduğu traversler üzerinde giden tren kaza yaptı. 25 kişi öldü. Cinayet gibiydi kaza. Bakan, soran, uyaran, önlem alan olmamış, 300 yolcusuyla bu traversler üzerinden tren geçirilmişti. Ölenlerin yakınları en tepeden en aşağıya (Bakan-Genel Müdür dahil) tüm TCDD sorumlularının mahkemede yargılanıp ceza almalarını istediler.

Yürüyüş yaptılar.

Davalar açıldı.

Mahkemeler uzadı.

Çocukları, babaları, anneleri, eşleri Çorlu tren kazasında ölenler son duruşmalarda mahkeme kapısı önünde toplanarak “TCDD ile parasal ve iş ilişkisi olan kişilerin bu davada bilirkişi yapıldığını” ve bu yüzden de “iki-üç  günah keçisi bulunarak davanın kapatılacağını, asıl sorumluların korunacağı” duygusu taşıdıklarını belirttiler ve “nerede adalet” diye bağırdılar.

★★★

Sonra Milletvekili Ali Şeker (CHP) TCDD'nin de bağlı olduğu Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na bir soru önergesi vererek “Bu davada görevlendirilen 2 bilirkişinin TCDD ile iş ilişkisini” sordu. Gelen cevapta Mustafa Karaşahin ve Sıddık Yarman adlı bilirkişilerin TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'ne verdikleri danışmanlık hizmeti karşılığı 1 milyon 40 bin TL ödendiğini açıkladı. Ben de durumu eleştiren yazı yazmıştım. Bilirkişilerden İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sıddık Yarman cevap gönderdi. Bilirkişi olarak feci tren kazası ile ilgili verdiği raporda 4 önemli noktayı yazdığını şöyle açıkladı:

1- TCDD içinde yol yapan, yol yapım kalitesini kontrol eden ve yolu işletmeye açan ekipler maatteessüf (evet aynen böyle) aynı alabiliyor. Bu “ciddi bir aksaklık”… Avrupa'da yolu yapan resmi ekiplerle, kontrol eden ekipler ve yolu işletmeye açan ekipler farklıdır. Bilirkişi olarak biz bunu ciddi bir eksiklik olarak değerlendirdik. Büyük bir taksir budur ve tarafımızca zikredilmiştir.

2- Dünya'da iklim değişti, ama TCDD Genel Müdürlüğü içinde bir meteoroloji dairesi yok. Meteoroloji mühendisi kadrosu bile yok. Bu da ciddi bir eksiklik. İkinci büyük taksir budur ve tarafımızdan bu da raporda zikredilmiştir.

3- Ayrıca Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün Devlet Hava Meydanları'na dönük hukuki sorumluluğu vardır ama TCDD'ye dönük olarak maatteessüf yoktur. Devlet içinde veya TCDD Genel Müdürlüğü bünyesinde böyle bir yapı olsaydı Çorlu Tren Kazası olmayacaktı. Bu da bir taksirdir ve tarafımızdan zikredilmiştir.

4- Yağışların yoğun olduğu bölgelerde, demiryolu inşaat teknolojilerinin, söz konusu olguyla uyumlu olması gerekir. Buna ilişkin yönetmenlikler maatteessüf henüz yok. Bu husus da vahim bir taksirdir ve tarafımızdan zikredilmiştir. (Bilirkişi Sıddık Yarman)

★★★

Bilirkişi raporunda “taksirli suç” işlenmiştir diyor. Taksirli suç hukuk dilinde; tedbirsizlik, meslekte acemilik, buyruklara ve talimata uymamaktan doğan suç demek.

O zaman nerede adalet!

Başta Bakan, TCDD Genel Müdürü, tüm üst yönetim bu “taksirli suçun” işleyicileri değiller mi? Ayrıca bu iktidarın iki önde geleni Tayyip Erdoğan ile uzun yıllar Ulaştırma Bakanlığı yapan Binali Yıldırım, “Cumhuriyet'in 80 yılda yaptığından daha fazla tren yolu yaptık” diye oy topladılar fakat bilirkişinin altını çizdiği 4 taksirli suçun 4'ünden de onlar da sorumlu değil mi?

Balık baştan kokar.

Öyle değil mi?

Japonya'da 4 taksirli suçu taşıyan bir tren kazası olsaydı o ülkede başbakan, bakan, cumhurbaşkanı, tren işletmesi genel müdürü düzeyinde neler olurdu?

Nerede adalet?

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more