Sözcü Plus Giriş
NEDİM TÜRKMEN

Bangladeş mi olacağız, Çin mi?

6 Kasım 2020

Türkiye'de iş gücüne katılım oranı 2020 Haziran'ında yüzde 49 iken, Covid-19 kapsamında gelen uygulamalarla ve esnek çalışma saatleriyle temmuz ayında yüzde 50.3'e yükseldi. Ancak AB ülkeleri arasında OECD 2019 raporuna göre, iş gücü maliyetinde sondan ikinci sıradayız. Kurlar ve yıllık enflasyon oranlarına karşı eriyen asgari ücretle, dünyada döviz bazında ucuz iş gücüne sahip ülkeler listesinde ilk sıraya girmemiz yakındır. Yakın gelecekte, Türkiye'nin bir Bangladeş ya da Orta Afrika olması mümkün.

Asgari ücretin satın alma gücü açısından Türkiye, OECD ülkeleri arasında 23 ülke arasında 21'inci sırada yer alıyor. Brüt asgari ücret dolar bazında Çin'in seviyesine yaklaşırken, Türkiye ucuz iş gücüne dönüşüyor. Türkiye'deki göçmen işçiler de ucuz iş gücünü oluşturuyor. Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat'ın 2019 raporuna göre; AB ülkelerinde saatlik iş gücü maliyeti 5.4 Euro'dan 43.5 Euro'ya kadar çıkabiliyor. En yüksek iş gücü maliyetleri Danimarka, Lüksemburg ve Belçika'da, en düşük ise Bulgaristan, Romanya ve Litvanya'da ölçüldü.

TÜRKİYE UCUZ İŞ GÜCÜYLE YATIRIMCILARI ÇEKEBİLECEK Mİ?

Türkiye, AB ülkeleri ile kıyaslandığında en yoğun asgari ücretli çalışanın bulunduğu ülke. Eurostat verilerine göre, bu oran Türkiye'de yüzde 43 civarında. Bu oranla ilk sırada olan Türkiye'yi, Slovenya yüzde 19.1, Romanya yüzde 15.7, Portekiz yüzde 13, Polonya yüzde 11.7 ile takip ediyor. İspanya'da bu oran yüzde 1 iken, Belçika yüzde 0.4 ile en düşük asgari ücretli oranının bulunduğu ülke konumunda.

Peki ucuz iş gücü ve maliyet bakımından benzemeye başladığımız durdurulamayan süper ekonomi, Çin'e gerçekten benziyor muyuz? Bugün dünya ekonomisinin tartışmasız en önemli aktörlerinden biri olan Çin'in GSYH'si 1978'de 150 milyar dolardan 2018'te 14 trilyon dolar seviyesine ve kişi başına düşen geliri de aynı donemde 310 dolardan bugün 10 bin dolara ulaşmış durumda. “Asya Ejderhası”, son ekonomik raporlara göre, halen dünyanın en büyük ihracatçısı ve üreticisi, ikinci büyük ithalatçısı ve en çok sermaye çeken ikinci ülkesi olarak dünya ekonomisindeki ağırlığını arttırmaya devam ediyor.

London School of Economics'in (LSE) verilerine göre; 1978'de Çin'in ihracatı 10 milyar dolar ile dünya ticareti içinde yüzde 1'lik bir paya sahipken, bu miktar 1985'te 25 milyar dolara, bundan 20 yıl kadar sonra ise 4.3 trilyon dolara ulaşarak Çin'i dünyanın en büyük ticaret ortağı haline getirdi.

Yabancı yatırımcı şüphesiz Çin'e talep gösteriyor fakat Çin, ucuz iş gücü̈ piyasası ve düşük maliyetlerin yanı sıra ihracata dayalı ekonomik büyüme modeli, bölgesel ve küresel pazarlarla ekonomik uyum ve devlet yönetiminin ekonomiye verdiği önemle bizden farklılaşıyor. En önemlisi ise Çin son 40 yılda yaptığı bir dizi piyasa reformları sayesinde dış ticaretle yatırım akışı sağlayarak kendi ülkesindeki yüz milyonlarca kişiyi yoksulluktan kurtardı. Çin'de demokrasi yok ama hukuk var. Hukukun var olması, yabancı sermayenin Çin'i tercih etmesinde ucuz işgücünden daha çok etkili olmuştur.

İŞÇİ İÇİN CEHENNEM PATRON İÇİN CENNET…

Döviz kurlarındaki yükselişi durdurmak için, son bir yılda 120 milyar dolar Merkez Bankası rezervini erittikten sonra, artık rekabetçi kur politikasına geçiyoruz diyen iktidar sözcülerinin daha sonraki açıklamalarında ülkeye büyük yatırımlar gelecek demelerinin altındaki gerçek ortaya çıktı. Yabancı para cinsinden işçi maliyetleri neredeyse yarı yarıya düştüğü için Türkiye artık ucuz işgücü cenneti olmaya hazır. İktidar bununla da yetinmedi, Meclis Genel Kurulu'nda şu anda görüşülmekte olan yasa teklifi ile 25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanların hiçbir şarta bağlı olmaksızın belirli süreli iş sözleşmesi ile istihdam edilmesi sonucunda, kıdem ve ihbar tazminatı gibi haklarını ortadan kaldırıcı düzenleme de yapıyor. Yani, ucuz işgücü önündeki bütün engeller kaldırılmış oluyor.

Yabancı yatırımcılar için, sadece ucuz işgücü cenneti haline gelmek yeterli olmayacaktır. Ülkemizde hukukun var olduğu ve işlediğine ilişkin emareler de görmek isteyeceklerdir. Bu nedenle, ülke olarak Bangladeş olmaya daha yakınız…

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more