Toplumsal fırtına

Coronavirüs salgını nedeniyle yaşanan toplumsal fırtına, siyaset alanındaki çarpıklıklarla artarak sürüyor. Yöneticilerin davranışlarındaki yanlılık ayrı, konuşmalarındaki saldırganlık, sıfatları ve makamlarıyla bağdaşmayacak çirkinlikler içeriyor. Yurttaşlara örnek olacak tutumlar yerine hırçınlık ve sertlik ötesi kaba ve yakışıksız sözler, kendilerini kötüleştiren eylemler olarak niteleniyor. Toplumsal barışa önem vermeyen, yurttaşları birbirine karşı ötekileştiren durumlar “vatana hizmet, ulusa hizmet” sözünü geçersiz kılan ilkelliklerdir. Kavgadan, karşıtlıktan ve karışıklıktan yarar uman gerici anlayışın neden olduğu zararlar ve yitikler, sorumluları düşündürmelidir. Yönetimin başındakilerin daha düşünceli, daha olumlu, daha yansız ve daha birleştirici olması gerekirken kavgalarda öncülük yaparcasına atakları, ulusal birliğin yıkımına katkıdan başka bir şey değildir.

Gazetecilerin tutuklanması endişeyle karşılandığı gibi “yargıya etki, yanlı yargı, yönetimin buyruğu ve isteği” gibi eleştirilere ve tartışmalara neden oluyor. İnsan onuruna saygı anlayışı gibi yargı bağımsızlığı da devletin onuru olduğu için o konudaki özen de herkesten beklenen erdemli bir davranıştır. Buna da öncelikle yargıdaki görevlilerin onurlu duruşları, tartışmasız yansızlıkları, bilgili ve anlayışlı tutumlarıyla örnek olmaları gereği herkesin paylaşacağı bir durumdur. Yargı bağımsızlığı, bir erdem bayrağı gibi herkesin gurur ve kıvanç duyacağı, özlemlerin en yakıcı olgusudur.

Toplumun duyarlığı yöneticilere ışık tutmalıdır. Beklentileri ve gereksinimleri karşılayacak çözümler-çâreler üretmek yöneticilerin öncelikli görevi olmalıdır. “İktidar yanlıları suç işleseler de serbest kalabiliyorlar” kanısı yaygın. Yargıyı da bu anlayışla, bu görüşle eleştirenler az değil. Bir ülkenin silâhlı kuvvetleri dışarıya karşı, yargı organları da içerdeki düzen için en etkin devlet güçleridir. Bilime,  sağlığa, yargıya siyaset girmez ama maalesef, siyasetin girmediği yer kalmadı. Aile birliğini bile olumsuz etkileyebiliyor. Sorunun temelinde eğitim, terbiye ve hepsinin üstünde insanlık var. Birbirlerine karşıtlıklarını görüşlerinde ve tutumlarında ayrılıkla değil, başkalarına kötü örnek olacak biçimde düşmanca tutumlarla eyleme dönüştürüyorlar. Aynı ülkenin insanları, aynı devletin yurttaşları, yapay nedenlerle birbirlerinin varlığına kıyacak biçimde sertliklerle yaşamlarını karartıyor. Siyaset yaptıklarını sanarak bu durumlara düşenlerin insanlık değerlerinden kuşku duymakta herkes haklıdır.

Siyasal görüş karşıtlıklarına, ayrılıklarına karşın birbirlerine insan ve yurttaş olarak anlayışlı, hoşgörülü, saygılı olması gerekenlerin yapay nedenlerle ayrılıkları ve karşıtlıkları uygarlık dışı düşüren ilkellikler, kabalıklar ve bozukluklardır. Hele birbirinin yokluğuna neden olmak ve bundan mutluluk duymak tümüyle insanlık dışı düşmektir.