Sözcü Plus Giriş
EGE CANSEN

Fırsat maliyeti

1 Temmuz 2021 Yazarlar

İktisadi düşünmek, iktisadi karar almak için iktisatçı olmaya lüzum yoktur. İktisadi davranmak yani “az enerjiyle çok iş yapmak” canlılarda içgüdüseldir. Ama “halkın parasını” harcama yetkisine sahip, seçilmiş veya atanmış kamu yöneticileri için durum farklıdır. Onlar, özellikle yatırım kararları alırken içgüdüsel değil iktisadi davranmaya mecburdur.

Çünkü harcadıkları para kendilerinin değildir. Üstelik yatırımlar gelecek nesillere de “fayda ve külfet” bırakır. Peki nasıl oluyor da, en müsrif kamu yöneticisi bile yaptığı her harcamanın iktisadi olduğunu ileri sürebiliyor? Ben, uzun süre iktisat kelimesi ile maksat kelimesinin aynı kökten (k,s,d) geldiğini bilmiyordum. İktisat “kısıt”tan gelir, bu da iktisadın “Kısıtlı kaynakların sonsuz ihtiyaçlar arasında en yüksek hasılayı sağlayacak şekilde tahsisidir” tanımına uyuyor derdim.

Bu düşüncemi Memduh Yaşa Hoca'ya da söyledim. O da bana “İktisat(d) maksat(d)la aynı kökten gelir” dedi. Bu açıklama beni uyandırdı. O zaman anladım ki; bir kararın iktisadiliği maksadına göre olurmuş.

SAVURGANLIK ABİDELERİ

Uçakların iniş kalkışı ile yolcu ve yüklerin limana ulaşımı açısından ideal bir konumda olan İstanbul Yeşilköy'de kurulu Atatürk Havalimanı öldürüldü. Sabiha Gökçen Havalimanı'nın gelişmesi önlendi. Bunun yerine 10 milyar dolar dış borç alınarak Karadeniz kıyısına her bakımdan gayri iktisadi dev bir havalimanı yapıldı. Savunulacak tek bir yönü olmayan bu karar da, kararı alanların maksadına uygun olduğu için iktisadidir. Çünkü maksat Atatürk Havalimanı arazisini imara açmaktır.

Çamlıca Tepesi'nin denizden en yüksek noktasında inşa edilmiş bir anten kulesi varken ve bu kuleyle ortak çalışacak Beylikdüzü anten kulesi seyir terası ve döner lokantasıyla boş dururken, Küçük Çamlıca'nın düşük bir kotuna yeni bir kule yapıldı. Bu bir duplikasyondu. Ama mevcut kule, Büyük Çamlıca Camisi'nin tepesinden baktığı için yıkılmalıydı. Onun yerine bir kule yapılmalıydı. Dolayısıyla yeni bir kulenin yapılma kararı iktisadiydi.

KANAL İSTANBUL İNADININ MAKSADI

Şimdi gündemde “İstanbul Kanalı” veya alafranga deyişiyle “Kanal İstanbul” var. Akla ziyan bu projenin fizibilite tartışmasına hiç girmeyeceğim. Ortaya başka bir değerleme kıstası koymak istiyorum. Bu kanal için harcanacak parayla başka neler yapılabilir? Yani bu projeyi gerçekleştirmek için, hangi projelerden vazgeçiliyor? İktisadi tabiriyle bu yatırımın “fırsat maliyeti” ne?

Birkaç örnek vereyim. Aynı parayla (1) İstanbul'daki riskli binalar, depreme dayanıklı hale getirilebilir. (2) İstanbul'un ve daha 10 kentin su ve kanalizasyon sorunu çözülebilir. (3) Metro ağları tamamlanabilir. (4) Marmara Denizi kirden kurtarılabilir. (5) Türkiye'nin kuru tarım alanları, barajlar ve su kanalları inşa edilerek sulu tarıma dönüştürülebilir. Bunları yapmamanın topluma maliyeti hesaplandı mı? Ya da şöyle sorayım: Bunların ülke ekonomisine getirisi, Kanal İstanbul'dan daha az mıdır?

Son söz: Her gayri iktisadiliğin bir maksadı vardır.

YAZARIN TÜM YAZILARI