Sözcü Plus Giriş
NECATİ DOĞRU

Bir fincan kahve!

3 Mart 2021 Yazarlar

Gazetelerin birinci sayfalarını hazırlayan yazı işleri müdürleri ile editörleri, özenle ve bir çeşit özlemle Canan Kaftancıoğlu ile Osman Nuri Kabatepe'nin güler yüzlü fotoğraflarını yan yana koyup haberin başlığına “kahve daveti” yazdılar.

Gel bize.

İçelim bir kahve.

Damgalamak, düşmanlaştırmak, iftira atmak, şeytanlaştırmak, lekelemek, dövdürmek, linç ettirmek, hapse attırmak başköşeye oturtulmuştu. İktidar, bu tür berbat duygulardan beslenerek iktidarını korur olmuştu. Şimdi berbatlık bitiyor ve politikanın iklimine “gel bir kahve içelim” nezaketi, empatisi, uygarlık eli, medeniyet dili mi geliyordu? AKP'nin yeni İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabatepe, CHP'nin İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'na, sosyal medya üzerinden, “Buyursun gelsin, memnun olurum. Konuşmamız İstanbul'a güç katar. Ağırlamak, güzel bir kahve içmek istiyorum” daveti gönderdi. Kaftancıoğlu'nun yıllardır söylediği ilk kez karşılık bulmuştu.

Kişiler tartışılmasın.

Fikirler yarışsın.

Biz partiler:

Hizmetle övünelim.

Bir araya gelelim.

Konuşalım diyordu.

★★★

Korkarım.

Ve umarım.

Canan Kaftancıoğlu'na “Kahve daveti…” yapan İl Başkanına “Sen ne yapıyorsun… Reis'in stratejisini yüzde yüz terse çevirerek, nereye varmaya çalışıyorsun” diye azarlayarak adamı, henüz ısıtamadığı koltuğundan kovup atmazlar.

Fincanı alıp.

Başına vurmazlar.

800 bin oy farkıyla yönetimi ancak devredebildikleri İstanbul'un yeni Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na “astığı bir afişten dolayı” soruşturma açmışlar, 800 bin oy farkının doğmasında önemli katkısı olan Canan Kaftancıoğlu için ise yıllar önce (2012-2017) yaptığı birkaç paylaşımdan ötürü 9 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptıran sürecin alt yapısını döşemişlerdi.

İstinaf!

9 yıl 8 ayı onadı.

Hapse koyacaklar.

Şimdi ne değişti?

Samimiyet.

Pişmanlık.

Özür dileme.

Bunlar iktidar partisinde hiç olmadı. Bugüne kadar değişmediler. Kemal Kılıçdaroğlu'nu şehit cenazesinde linç edip öldürmeye kalkışan inek hırsızı birini “kahraman ilan edip” elini öptüler. İktidar Partisi Başkanı ve Cumhurbaşkanı, Kemal Kılıçdaroğlu'nu evinde ziyaret etme demokratik inceliğini göstermedi.

Üzüldüm demedi.

Kılıçdaroğlu'nu linç etmeye yani öldürmeye kalkanları ağır cezada yargılamayıp Canan Kaftancıoğlu'nun ise paylaşımları yüzünden ağır cezalık suçla yargılanması izlendi.

Şimdi kahve daveti!

Neyin göstergesi?

★★★

Bu kahve daveti!

Bir sistem, düzen bina ettik. Yanlış yaptık, halktan ve muhalefetten özür dileriz demeye karar vermiş olmanın mı işareti? Aklımızca muhalefete  “tuzak” kurduk fakat kurduğunuz Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi bugün geldi “bizi sandığa gömecek tuzağa” dönüştü, şimdi “muhalefete gel bir fincan kahve içelim” diye kendi hazırladığımız tuzaktan sıyrılacak bir stratejiye dönmeye karar verdik mi demek?

Kahve daveti:

Tek adamlık yanlıştı.

Tek liderlik yanlıştı.

Tek reislik yanlıştı.

Bu mu demek?

Böyle ise iyi!

Değilse!

Yazık kahveye!

TARİHLE RÖPORTAJ (Unutkanlığa ilaç)

Çin aşısında 3 mutasyon soru!

Çin aşısının 1 milyon dozluk bölümü uçakla Türkiye gümrüğüne “bedelsiz” olarak girdi. Gümrükten aracı ya da temsilci şirket Keymen İlaç tarafından çekilip devlet şirketi DMO'ya 12 milyon dolara fatura edildi. Muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP milletvekili Murat Emir “bedelsiz yani bedava gelen aşı devlete 12 milyon dolara neden satıldı” diye soruyor. Ben de bu köşede bir hafta boyunca cevap arayan mutasyonlu soruları ısrarla yazıyorum. Son geldiğimiz noktada emekli hesap uzmanı Şenol Sarrafi, şu 2 soruyu da sormam için beni uyardı: 1- Çin'den 1 milyon doz aşıyı gümrüğe bedelsiz olarak gönderme ihtiyacı nereden doğdu? 2- 12 milyon dolar değerindeki bir mal (doz aşı) bedelsiz ithalat kapsamına alınabilir mi? Nasıl alınır? 3- Bedelsiz ithalat kaleminden gümrüğe gelen 1 milyon doz aşı 12 milyon dolar bedelle devletin şirketi DMO'ya fatura edildiğine göre doz aşıların CİF değeri üzerinden yüzde 18 KDV, yüzde 20 ÖTV ve gümrük vergisi alındı mı? Bu üç vergi gümrüğe gelen malın (doz aşının) değerinin yaklaşık yüzde 50'si yani 6 milyon dolar tutuyor. Aracı ya da temsilci şirket bu vergileri devlete ödedi mi? Maliye Bakanı bize bu 3 mutasyon sorunun cevabını açıklasın.

YAZARIN TÜM YAZILARI