Serpil Yılmaz
Serpil Yılmaz

Cumhuriyet alacağını söke söke nasıl aldı?

Birinci Dünya Savaşı'na girilirken İngilizler Osmanlı Donanması'na parasını ödediği gemileri teslim etmediler.

Bu gemilerin bedelini “kefaletsiz” ödeyen dönemin Bahriye Nazırı (Deniz Kuvvetleri Komutanı) Mahmut Muhtar Paşa 1929 yılında Yüce Divan'da yargılandı.

Genç Cumhuriyet aradan 17 yıl geçti demedi, gemilerin parasını Paşa'dan söke söke aldı!

★★★

Siyasi literatüre “irtica” kelimesini sokan 31 Mart ayaklanmasını bastıran, Sadrazam (Başbakan) Ahmet Muhtar Paşa'nın 1912 yılında kurduğu “Büyük Kabine”de yalnızca 90 gün görev alan oğlu Mahmut Muhtar Paşa'nın askeri kahramanlıkları, “iflasını” önleyemedi.

★★★

Bu kayıt size bir tarih bilgisi gibi gelebilir. Konumuz, Moda burnunda denize kıyısı olan 9 dönüm arazi içindeki 67 yıllık bir okulun hikayesi…

★★★

1870 yılında inşa edilen Mahmut Muhtar Paşa Konağı 1957 yılından 1999 yılına kadar “tam 42 yıl, Kadıköy Kız Lisesi (KKL) olarak kullanıldı.

Birinci derecede tarihi binanın, 20 yıldır neden metruk halde tutulduğunu anlamamız için bilgilerimizi güncellemekte yarar var…

★★★

Geçtiğimiz mart ayında Taksim'deki Gezi Parkı'nın “Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı'na devredildiğinin açıklanmasıyla başka bir gerçek de ortaya çıktı.

Türkiye genelinde 1014 taşınmazın mülkiyeti  Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne geçmiş.

İstanbul'da vakıflara devredilen 76 gayrimenkul arasında, 2008 yılında adı İstanbul Kadıköy Anadolu Lisesi (İKL) olarak değiştirilen KKL de yer alıyor.

★★★

1999 Marmara Depremi'nde zarar gördüğü gerekçesiyle İKL/KKL kampüsündeki Mahmut Muhtar Paşa Konağı'na kilit vurulmuştu.

Ancak 2002 yılında karma eğitime geçen okul KKL arazisine yapılan üç ayrı binada eğitimini sürdürüyor.

★★★

Geçtiğimiz yıl kapatılan KKL Mezunları Derneği Başkanı Fatoş Karataş'ın çabaları ve okulun öğretmenlerinden tarih yazarı Nusret Karaca'nın desteğiyle, 2011 yılında İstanbul İl Özel İdaresi konağın restorasyon çalışmasını başlatmıştı.

2017 yılında da Anıtlar Kurulu'ndan izin çıktı.

O gün, bugündür konağa tek çivi çakılmadı.

★★★

Karataş, “Ensar Vakfı'ndaki dostların desteği ile restorasyon çalışmalarını tamamlayabildik” diyor.

AKP'ye yakınlığından öte çocuklara cinsel istismar vakası ile ünlenen bir vakıftan alınan bu destek, mezunlar arasında tepkilere yol açtı.

★★★

Benim de okulum olan KKL'nin denize açılan penceresinden sınıfa dolan meltemi içimize çekerken pek düşünmemiştik…

2000'lerde “bir nesil”; her birimizin basamaklarında fotoğrafları olan mermer merdivenlerinden çıkıp sınıflarına giremeyecek…

Karşılarında koca bir kilit asılı olacak!

★★★

İtalya Murona'dan getirtilen cam panoları, saten duvarları, kristal avizeleri, kuyruklu piyanosu olan bir okuldan geriye metruk bina kalmıştı…

Sahiplerinin başına ne gelmiş de konak Milli Eğitim Bakanlığı'na geçmişti?

Mermer Konak” olarak anılan okulumuzun  hikayesi hep ilgimizi çekti.

★★★

Soyadı Kanunu'ndan sonra Katırcıoğlu soyadını alan Mahmut Muhtar Paşa, Mısır Hidivi (baş hakimi, baş vezir) İsmail Paşa'nın kızı Prenses Nimetullah ile evlenip 1897 yılında bu konakta yaşamaya başlıyor.

Ne var ki hayatının en karanlık günleri de, Anadolu yakasının ilk elektriğini getirdiği bu konakta geçiyor.

★★★

Paşa 1912'de İngiltere'de Times Iron Works şirketine “Reşadiye” ve “Sultan Osman” gemileri sipariş ediyor.

İlk taksit olan 20 bin Pound'u ödüyor; kefalet almadan!

Şirket teslimattan kısa bir süre önce “iflas” ediyor, gemiler Osmanlı'ya verilmiyor. Avans da yanıyor.

★★★

1923 yılında Cumhuriyet kuruluyor, Başkanlığını Muğla Milletvekili ve Cumhuriyet gazetesinin kurucusu Yunus Nadi'nin yaptığı TBMM Anayasa ve Adalet Komisyonu Osmanlı'nın hesaplarını incelemeye alıyor.

Komisyon Paşa'yı “Hazine'yi zarara uğratmak” suçlamasıyla, 30 Mayıs 1929'da Yüce Divan'a sevk ediyor.

Mahkeme 3 Kasım 1929'da, şirkete yapılan ödemenin Paşa'nın servetinden ödenmesine karar veriyor.

★★★

Paşa Türkiye'ye küsüyor, ailesiyle Mısır'a yerleşiyor.

1935 yılında ölüm onu gemide yakalıyor ve Napoli'de bir deniz seyahatindeyken kalp krizinden vefat ediyor.

★★★

Mısır, 1952 yılında  gerçekleşen “Hür Subaylar Darbesi” sonrası ailenin bu ülkedeki mal varlığına el koyuyor.

★★★

Genç Türkiye Cumhuriyeti'ne dönmek zorunda kalıyorlar; beş parasız!

Türkiye'ye geldiklerinde borçlarını ödemek için konak ve içindeki eşyaları satışa çıkarıyorlar.

Konak 1956'da MEB'e satılıyor, 1957'de KKL adıyla açılıyor.

Düzenlenen açık artırmada el değiştiren konağın bahçesinde at heykeli Hacı Ömer Sabancı'nın Emirgan'daki köşkünün, ceylan heykeli de Vehbi Koç'un Elmadağ'daki Divan Oteli'nin önüne yerleşiyor.

★★★

Konağın hikayesi Paşa ve ailesi için bitse de; bundan sonrasını Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı'ndan okuyacağız.