Elektrikte son ihale hesapsızlığı belgeledi

Elektrik faturalarındaki artış, yılbaşından bu yana gündemden inmiyor. İnmez çünkü milyonları doğrudan etkiliyor. Son zamların ardından halk, temel hayat alışkanlıklarını “kısma” yönünde değiştiriyor. Öte yandan yüksek faturalar, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun “en acımasız vergi” diye tanımladığı enflasyonu da artırıyor. Bu ise yoksullaşmayı her geçen gün derinleştiriyor.

★★★

Enerji fiyatlarının oluşumu karmaşık bir konu. Aslında değildi. Güç sahiplerinin kurduğu ve paylaştığı düzen karmaşık hale getirdi.

Biraz AB mevzuatı, biraz Dünya Bankası talebi, üretim ve dağıtımın özelleştirilmesi uygulamaları, havuz, teşvik mekanizmaları derken, faturada gördüğümüz bedelin nasıl oluştuğunun cevabını, uzman olmayan kişilerin vermesi neredeyse imkansız.

★★★

Yılbaşında yüzde 125'lere varan artışın birden fazla nedeni olduğunu daha önce yazdım. Zammın önemli kısmı elektrik üretimi kısmından geliyor.

AB sürecine uyum amacıyla, yenilenebilir elektrik üretimine sağlanan teşviklerdeki süre uzatımı, bugünkü tablonun en önemli nedenlerinde biri. Teşvikin kendisi değil, fahiş süre uzatımı.

TEŞVİKTE SÜRE UZATIMI

Teşviklerdeki süre uzatımı ne demekti?

Kısa adı YEKDEM olan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması, kanunla kuruldu. Güneş, rüzgar, jeotermal ve diğer “temiz” enerji kaynakları için üretim yapacak girişimcilere ABD Doları üzerinden alım garantisi verildi. Yenilenebilir enerjiye dayalı üretim yapacak girişimcilere teşvik sağlandı.

Dışa bağımlılığın azaltılması açısından önemli bir politikaydı.

Süre 31 Aralık 2015'te doluyordu. Berat Albayrak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı oldu. Albayrak döneminde, sektörün talebi ve bakanlığın girişimiyle YEKDEM teşvikleri tam 5 yıl daha uzatıldı.

Doların alıp başını gittiği zamanlar… Ek 6 ay daha uzatıldı. 5.5 yıl uzatma, kaçınılmaz olarak elektrikte maliyeti yükseltti.

TL'YE GEÇİLDİ AMA

AKP, 1 Ocak 2016 tarihinde yapması gerekeni 1 Temmuz 2021'de yaptı. Dolar bazlı teşvikten TL bazlı teşvik sistemine geçti.

Ancak çok geçti. Dolardaki tırmanma faturalara yansımaya başlamıştı.

1 Ocak 2022'deki tarifelerde kendini gösteren fahiş artışın arkasında işte önemli ölçüde YEKDEM santrallerine dolar üzerinden verilmiş teşvikin birikimli faturası da vardı.

Bugün dolar teşviki süren YEKDEM santrallerinde verilen garantiye esas fiyatlar farklı. 1 Ocak 2022-31 Aralık 2022 tarihleri arasındaki YEKDEM teşvikinden yararlanan yenilenebilir enerji santrallarına uygulanan teşviklerden bir örnek: Güneş enerji santrallerine kilovatsaat başına 14,455 cent alım garantisi verilmiş durumda.

SON İHALENİN GÖSTERDİĞİ

Bunları hatırlattık. Çünkü TL bazlı teşvike geçilince, “süreyi uzatma” politikasının faturasının büyüklüğü ortaya çıktı.

Geçen hafta, GES (güneş enerjisi santrali) kapsamında Niğde Bor için, kaynak alanları tahsisi yarışmaları yapıldı. Alıma esas tavan fiyat 95 kuruş olarak belirlendi. Enerji Bakanlığı'nın açık eksiltme usulüyle yaptığı yarışmada 3 şirkete 300 MW kapasite tahsis edildi.

Yarışmada oluşan nihai fiyatlar, eleştirilerin haklılığını ortaya çıkardı. 37.5 kuruş ile 42.7 kuruş arasında değişen fiyatları dolara çevirdiğinizde kilovatsaat başına 2.9 ile 2.64 US cent gibi rakamlara ulaşılıyor.

TL bazında sağlanan bu sonuçlar AKP'nin dolar bazlı teşvikteki süre uzatımının ne kadar büyük faturaya yol açtığını da gösteriyor.

“20 milyar dolar” tasarruf mümkündü

İsmet Turan ile Prof. Dr. Güray Küçükkocaoğlu geçtiğimiz sonbaharda “Yenilenebilir Enerji Kaynakları için Uygulanan Teşvik Mekanizmalarında Süre Boyutunun Ekonomik Etkileri” başlıklı bir ortak makale yayımladı.

Uluslararası konferansta da sunulan bu makalede, süre uzatımının elektrik faturalarında yol açtığı ek artış analiz edildi.

★★★

Turan'a dolar bazlı teşvikler ilk ilan edildiği gibi 2016 yılında sona erdirilip uzatılmasaydı ne olacağını sordum:

Üç maddeyle yanıtladı:

– En az 20 milyar dolar tasarruf edilecekti.

– Elektrik zamları bu kadar yüksek olmayacaktı.

– Enflasyona yansıması bugünkünden çok daha düşük olacaktı.

★★★

Yaklaşık 300 milyar TL'den bahsediyoruz…

Ortada nazik ifadeyle bir “hesapsızlık” olduğu açık. Bu hesapsızlığın siyasi hesabının verilip verilmeyeceğin görmek için de beklemek gerekiyor.

Loading...