İstibdata hayır!

Hiç kimse, dinlemek istemeyenler kadar sağır değildir!

Günümüzün iktidarı kötü gidişatı görüyor, biliyor ama hiçbir eleştiriyi duymak ve anlamak istemiyor.

Uyarıları dinleselerdi ülkemiz bugün iflas etme noktasına gelir miydi?

Her şeye kulaklarını tıkayan AKP iktidarı şimdi halkın gerçekleri öğrenmemesi için öyle bir yasa hazırlıyor ki, buna “Sansür” bile denilemez, ancak “İstibdat yasası” denilebilir!

İstibdat, tek bir yöneticinin toplumu ağır baskı altında idare etmesine dayanan, özgürlüklerin olmadığı ezici bir düzen demektir.

Tarihteki istibdat dönemi, Padişah İkinci Abdülhamit'in 1878 – 1908 yılları arasında 30 yıl boyunca milleti mutlak monarşi ile yönettiği karanlık dönemdir.

★★★

Eleştirilere tahammül edemeyen AKP iktidarı, tüm sosyal medyanın, gazete ve televizyonların sağır ve dilsiz olmalarını, köşe yazarlarının susmalarını istiyor.

Bunu sağlamak için “Dezenformasyona karşı mücadele” adı altında hazırladıkları ilkel, çağ dışı, antidemokratik yasa tasarısının “Halkı yanıltıcı bilgiyi yayma” başlıklı 29'uncu maddesi şöyle:

“Halk arasında endişe ve korku veya panik yaratma saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bilgiyi kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”

İlk bakışta masum gibi görünen ama gerçekte esnek, muğlak, son derece belirsizlik ve keyfilik içeren tehlikeli bir ifadedir bu…

İktidarın hoşuna gitmeyen her eleştiri, her haber, her söz bu maddenin içine sokulabilir. Neyin suç kabul edileceği artık onların keyfine kalmıştır! Demokratik olduğu söylenen bir ülkede böyle yasa olur mu?

★★★

Bu tasarı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne de aykırıdır.

Anayasa'mız bakınız ne diyor?_
 “Herkes düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir” (Madde 25)

■ “Herkes düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.”  (Madde 26)

■ “Basın hürdür, sansür edilemez. Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.” (Madde 28)

Hukukçu olmaya bile gerek yok. Okuma yazma bilen herkes, bu maddeleri okuyunca, Anayasa Mahkemesi'nin “Sansür ve İstibdat Yasası”nı iptal etmesi gerektiğini anlar.

★★★

Hapse girme korkusuyla ürkek, suskun bir toplum arzulayan AKP iktidarı insanların sessiz kalıp kaderlerine boyun eğmelerini istiyor. Fakat…

Her geçen gün biraz daha yoksullaşan, alım gücü düştüğü için ıstırap çeken insanların çığlıklarını bastırmak, etkili bir yayın aracı olan sosyal medyayı, helal süt emmiş düzgün televizyonları ve ezilen insanların savunucusu olan dürüst gazeteleri susturmak o kadar kolay olmayacak!

Okul yerine cezaevi!

Tüm basın meslek örgütleri, iktidarın hazırladığı antidemokratik “sosyal medya tasarısı”nı şiddetle protesto etti.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, tek sesli toplum yaratmak isteyen iktidarın farklı düşüncelerden korktuğunu belirterek şöyle dedi:

“Türkiye'de sansür-otosansür, tehditler,  iktidarın baskıları yetmezmiş gibi bir de sosyal medyadaki insanlara kapıları kapatmak istiyorlar. Korkmasalar böyle bir şey yapmazlar!

Yıllardır bir demokrasi lafıdır gidiyor ama demokrasi yolunda bir arpa boyu bile yol alamadık.

Tasarı Meclis'te yasalaştığında cezaevlerine yeni müşteriler eklenecek. Türkiye'de okul yerine cezaevleri inşaatları hızla sürüyor. Oralara ne kadar çok insan doldururlarsa o kadar çok iktidarda kalacağını zanneden bir yönetim var. Tepkimizde haklıyız. Elimizden geldiğince mücadelemizi sürdüreceğiz.”

GÜNÜN SÖZÜ

Zulme karşı çıkmak, Tanrı'ya itaat etmektir. (Thomas Jefferson)

Loading...