MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında milletvekillerine seslendi.Bahçeli, konuşmasına usta tiyatro sanatçısı Nejat Uygur'un vefatını hatırlatarak başsağlığı dilekleri ile başladı.
MHP Lideri, 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü de unutmadı ve tüm öğretmenlerin yaklaşan öğretmenler gününü kutladı.
Bahçeli'nin konuşmasından satır başları şöyle:
DERSHANE TARTIŞMASI
Hükümet adına reform ve devrim denilerek milli eğitim sisteminin posası çıkarılmakta derisi yüzülmektedir. Şimdi de dershane meselesi çıkarılmıştır. Ailelerin istekleri kökten çözülmüştür de bir tek halledilmesi gereken dershaneler kalmıştır. İlke olarak dershanelerin özel okula dönüşmesi gerektiğini önceden gündeme getirmiştik. Dershanelerin kaldırılması yerinde bir uygulamadır. Dershane sahiplerini mağdur etmeyecek çare de bulmak lazımdır.
Öğrencilerin dershaneye mecbur bırakılması acizlik. Dershaneye mecbur bırakan nedenler masaya yatırılmalı. Öğrencilerin okulda bulamayıp da dershanelerde aldığı nedir? Oradaki öğretmenlerle milli eğitim sistemindeki öğretmenler aynı tedrisatın öğretmenleridir. Başbakan ve hükümetinin dershane üzerinden yürüttüğü politikanın esasen nedeni nedir? İşler şimdi mi sarpa sarmıştır?
BARZANİ-BAŞBAKAN BULUŞMASI
Türkiye Cumhuriyeti'nin 90 yıllık tarihinde bugünkü kadar ihanet görülmemiştir.
ALMANYA ZİYARETİ
14 Kasım'da Almanya'ya hareket ettik. Avrupa Türklüğü'nün sorunlarına Türk Federasyonu çözüm aramaktadır.
Almanya'daki Türkler'in en büyük beklentisi çifte vatandaşlıktır. Din adamı, Türkçe öğretmeni gibi eksiklikler acilen tamamlanmalıdır. Başbakan Erdoğan acilen gözünü açmalıdır. Türk aileleri asimile olmamak için çok direnmiştir. Deniz Feneri'nin ucunun nerelere uzandığı sır değildir. İki kültür, iki dil, iki din arasında bocalayan Türk kardeşlerimize özellikle hükümetin duyarlı olması gerekmektedir.
DİYARBAKIR ZİYARETİ
Hainlerin tarihine bakarsanız, satılmışların çarşaf çarşaf ifşa edildiğ kitaplara bakarsanız aradığınızı bulursunuz. Geçen Cumartesi günü yaşananlar kimsenin hoşna gitmemiştir. Cani ile Başbakan'ın fotoğrafları aynı pankarta konulmuştur. Biz millet olduk olalı içimizden hiç bu kadar hançerlenmedik. Hiç bu kadar köşeye sıkışmamıştır. Cehaletin bu kadar mevki ettiği başka bir dönem olmamıştır. Düşmanlığın bu kadar iltifat gördüğü bir dönem yoktur. Mazideki isyancılar gözlerini açmış, Ali Kemal yattığı yerden kalmış, Haçlılar tekrar ayaklanmış ve hükümetle bütünleşmiştir. Başbakan Erdoğan olmayan meşrebine uygun davranmıştır. Peşmerge başı bu ihamet buluşmasına gelirken, 19 Ekim'de PKK'nın takip ettiği Habur Yolu'nu takip etmiştir. Şivan Perver ile gövde gösterisi yapmıştır. Başbakan Erdoğan'ın dost dediği bu terör destekçisi sanki babasıın çiftliğine gelir gibi Türkiye girmiştir.
Öcalan terörist değil, TC devleti teröristtir diyerek İsveç'te konuşan rezil bu kişidir.
Allah Kahretsin! Türk dilini başımızdan def edelim diyen densiz bu kişidir. Sıfır sorun mucidi Dışişleri Bakanı özür dilermiştir. Tüm değerlerimize dirsek çevirmiş bir eşkiyanın bu denli sıcaklığın anlaşılabilir bir tarafı yoktur. PKK'lılara gösterdiği çoşkun aşkın sevginin kendi içinde tutarlı bir yanı vardır. Erdoğan ya Kandil yetiştirmesidir, ya Türk düşmanıdır yada Türk milletinin kanını emmeye yeminli özel çevrelerin özel görevlisidir.
Diyarbakır'daki açılış törenini 28 Ekim'de ödül alan başka bir PKK'lının ölüm yıldönümüne getirmiştir. Türk milleti için kıyamet alameti değil midir? Bu nasıl bir iştir ki, birisi ödül verecek kadar şuur kaybı yaşar, biri anma düzenleyecek kadar gözü kararır.
Ahmet Kaya'dan şiir namına zırvalar sıralarken protokolde gözyaşları sel olmuştur. Şehit için ağlamayanlar teröristler için ağlamıştır. Ahmet Kaya'ya bu kadar matemlidir o zaman en kısa zamanda bir anıt yaptırıp yakınlarında bir ev tutup anıtı seyretmelidir. Bu PKK'lının suçu saz çalmaktır. Öldürmek için ille de tabancı mı kullanmalıdır. Senin gibi zihniyetler canlı bomba olamaz mı?
MALAZGİRT RUHU CANLANIR
Zamanı gelince Malazgir ruhu da canlanır. İzmir'de denize dökülenlerin torunları da yeniden dökülür.
Teröristlerin yanında olanlar ancak hainliğin tarihini yazarlar. Diyarbakır'da Barzani'yi konuk etmek, Kürdistan'ı meşru göstermek en büyük hainlik. Başbakan Erdoğan Kürdistan için umut mu verecek sorusu kısa sürede cevap buldu.
Türkmen kardeşlerimizi peş peşe katleden, Türmen şehirlerinin ismini değiştiren, teröristleri giydiren bir alçak Başbakan'da hayalini bulmuştur.
ALLAH'TAN CEZANIZI BULACAKSINIZ
Allah'tan cezanızı bulacaksınız. Diyarbakır'ın belediye başkanı çıkıp Kuzey Kürdistan demektedir. Senin elinden tuttuğun bu belediye başkanı ne demektir. Hukuk insanları nerede? Bu ülkenin savcıları nerede?
KURTULUŞ YAKINDIR
Başbakan vatanı yalnız görmemelidir. Türk milleti hainleri tarihin çöplüğüne atmaya hazırlıklıdır. Milli mücadele yıllarında kurtarıcı Türk milleti olmuşsa, yine aynısı olacak, gökkubeyi hainlerin başına getirecektir. Kimse ümitsiz olmasın kurtuluş yakındır. Erdoğan'ın Yüce Divan'a çıkması yakındır. Bahçeli sözlerini "Ne Mutlu Türküm Diyene" sözüyle tamamladı.