Batum şu anda Türklerle dolu!
Bilmem Batum’a hiç gittiniz mi?
Havasıyla, suyuyla, deniziyle, mimarisiyle güzel bir kenttir.
Doğumuzda, bizim sınırın hemen yanında... Gürcistan’a bağlı...
Sert bir deniz olan Karadeniz’in kıyısında olmasına rağmen Batum’un iklimi yumuşaktır, ılımandır. İzmir’e benzer...
Türk Hava Yolları, 2008 yılından beri Batum’a düzenli seferler yapıyor. Uçaklar hep dolu...
* * *
Yalnız Bayram günleri değil, oraya ne zaman giderseniz, sokaklarda birçok Türk’le karşılaşırsınız.
Batum’un ekonomisini Türkler kurtarıyor.
Yalnız havayolu ile değil, karadan arabalarıyla giden Türkler de çok...
Sarp Sınır Kapısı’nı geçtikten 20 kilometre sonra (15 dakikada) Batum’a varıyorsunuz. Bizim Hopa’nın komşusu...
Türkiye’den, tabii ki özellikle Karadeniz illerimizden Batum’a neredeyse akın var.
Sebep: KUMAR
Lüks otellerin kumarhaneleri tıklım tıklım Türklerle dolu...
* * *
Batum kumarhanelerinde yemek, içki, sigara bedava! Önemli olan kumar oynamanız...
Az para ile ya da çok para ile oynamanız fark etmiyor. Oynayın yeter!
Nasıl olsa kaybedeceksiniz!
Türkiye’de içki, sigara ve benzin üzerinde anormal vergiler olduğu için, Batum’daki alışverişler çok ucuza geliyor. Karadenizliler arabalarının benzinini Batum’da dolduruyor, sigara ve içki alışverişlerini Batum’da yapıyorlar.
İçki, sigara ve benzinin fiyatları Türkiye’den en az iki kat daha ucuz!
Bizde yasaklanan kumar turizmi Batum’u ihya ediyor... Bizim vatandaşlar oraya koşuyor çünkü...
Adamlar akıllı...
Kazanacaklarını sanarak oynayan Türk vatandaşların paralarını yolup duruyorlar!
Bayram’da bizimkiler, Batum’a iyi para bırakmakla meşguller!
Kazanma umuduyla ve hırsla oynuyorlar ama...
Kumardan kim kazanmış ki!
Bayram’ın hatırlattıkları!
Dün birkaç milyon küçükbaş ve büyükbaş hayvanın kanı aktı...
Kurban Bayramı kanlı bir bayram ama kurban kesenler bundan mutlu oluyor.
Ne diyelim, Allah kabul etsin.
Bayram, insanlar için mutluluktur, neşedir, kavuşmaktır, kazanmaktır.
Her şeyden önce umuttur.
Bayramlarda, neşeyi, sevinci, hüznü, kederi, yenilgiyi galibiyeti, her şeyi hatırlamalıyız.
Can veren kurbanları görüp, her hayatın bir sonu olduğunu, günün birinde canın bedenimizden uçup gideceğini düşün- meliyiz.
Bayramlarda, fakir fukaralar, yoksullar, yalnızlar, kimsesizler gelmeli aklımıza...
Sakatları, engellileri, öksüzleri, yetimleri düşünmeli, şükretmeliyiz halimize...
Bayramda, sevgi de var kıskançlık da, gurur da var hüsran da, ayrılık da var, hasret de...
Bayramlar, acı ve tatlı, tüm bunları hatırlatıyor bana...
“Bal bal” demekle ağız tatlanmayacağı gibi “Kutlu olsun, mutlu olsun” demekle de mutluluk olmuyor ama biz yine de hüznü, kederi bırakıp sevinçli olalım.
Ulusça tüm güçlükleri yenmek zorundayız. Yaşadığımız şu kötü günler mutlaka geçecektir umudundayım... Nice bayramlara...
Bu kadar da palavra olmaz ki!
Denizli’de, bir belediye başkan aday adayı:
“Denizli’ye deniz getirerek burayı bir liman kendi yapacağız!” demesin mi?
Yahu, adı Denizli ama denizden kilometrelerce uzak... Kentin, denizle hiçbir bağlantısı yok! Nasıl yapacak bunu?
Adam pişkin! “Denizli’ye nasıl deniz getirileceğini uzmanlara inceletiyorum.” diyor.
1946 yılındaki ilk demokratik seçimde de, propaganda gezisi yapan bir Demokrat Parti milletvekili adayı, orta Anadolu’daki kentin seçmenine:
“İktidar olalım, buraya denizi getireceğiz!” diye vaatte bulunmuştu.
Demek ki, palavra yarışında o günden bu yana (geçen 67 yılda) değişen fazla bir şey yok!
Necip seçmenimiz her masala, her palavraya inanıyor nasıl olsa!
Tebessüm
İradesi güçlü kumarbaz!
İki kumarbaz, sabaha karşı kumarhaneden sokağa çıkarlar. Birinin üzerinde sadece külotu vardır. Ötekinde ise atlet ve külot kalmıştır.
Soğukta titremektedirler...
Sadece tek külotu olanı, arkadaşına takdirle şöyle der:
“Ulan, senin bu iradene de hayranım be! Nerede duracağını, oyunu nerede bırakacağını doğrusu çok iyi biliyorsun!”
Günün Sözü
İyiliği gizli yapanlar, Tanrı’ya inananlardır.