Sevgili okurlarım Türkiye’de bugüne kadar eşi menendi görülmemiş bir olaylar dizisine tanık oluyoruz. Bu olayları yaşayan herkes yıllar sonra bile çocuklarına, torunlarına “Ben o olayların içinde yaşamıştım” deme hakkına şimdiden sahip oldu bile... Bu olanların sorumlusu kimdir? KK ve yanına topladığı birtakım çığırtkan, sorumsuz, yaygaracı tiplerdir. Bunlar desteklerini halktan değil Saray’dan, AKP yargısından ve Tayyipgillerden alıp kendi partilerine ihanet edenlerdir. Seçimlerde CHP’ye oy veren milyonlarca insanımıza ihanet etmekten utanmadılar. ★★★ Bu KK’ya birkaç gün öncesine kadar hakaretler yağdıran o bizim meşhur yandaş medya nasıl oldu da şimdi aynı şahsa ve çevresindeki kısıtlı tiplere övgüler düzer oldu? Bunu sekiz yaşında çocuklar bile anladı da partilerini tarihten ve siyasetten silmek için çaba harcayan KK ve ekibi anlamadı mı? Adam çıkmış ortaya, partisini ‘arındırmaktan’ söz ediyor. Partisine sızmış olan Fetöcülerden, partinin parasını gece alemlerinde meze yapanlardan yakınıyor. Doğru olabilir. Kitle partilerinde böyleleri de bulunabilir. Hırsızı, yobazı, cemaatçisi, üçkağıtçısı... Peki ama bizim KK bunların çoğu ile uzun yıllar boyunca birlikte çalışmadı mı? Bugüne kadar bu konuda kamuoyu önünde herhangi bir yakınması oldu mu? Hayır olmadı. O halde şimdi niçin yakınıyor, bunun anlamı nedir? ★★★ Dışarıda kumpas planları kurulduğunu bütün Türkiye biliyor ancak bu beyefendiden haftalardır ses seda çıkmıyordu. Bu suskunluğun nedeni neydi, niçin konuşmuyordu? Özgür Özel yönetimine karşıydı ama ses vermiyordu. En sonunda, günün birinde konuştu ve CHP yönetimine bindirdi. Ve rastlantıya bakın ki tam da ertesi gün mahkemeden butlan kararı çıkıverdi! Bunun başka anlamı yoktu, demek ki birileri onun kulağına “Parti kapatılacak, ona göre önlem al ve hemen konuş” diye fısıldamış ve o da konuşmuştu. ★★★ Partisini ve partili arkadaşlarını Fetöcü olmakla, milletin paralarını pavyonlarda meze yapmakla suçlayan bir eski genel başkan!.. Ve bunlara göz yumduğu için milletten sözüm ona özür dileyen bir eski genel başkan! Adama sormazlar mı “Sen bunlara niçin müdahale etmedin, yoksa ayakta mı uyuyordun” diye! Amacı belliydi... Partisine el konulduğunda CHP’nin bütün malına mülküne ve parasına da el konulacak ve bunları ekibiyle birlikte kendisi yönetecekti. Burada defalarca yazmıştım... KK hırsız değildi, bugüne kadar ismi herhangi bir yolsuzluğa bulaşmamıştı. Ama partisi üzerinde oynanan oyunların, kurulan kumpasların ya farkında değildi ya da bütün bunları yanındaki ekipte yer alan bazılarının önünü açmak için kurguluyordu. Ancak tam bu aşamada ortaya bazı yeni sorular çıktı... Eski genel başkan sıfatıyla bile partisine gitmeyen KK, Ankara’nın en seçkin semtlerinden birinde, görkemli bir apartmanda ofisler kiralamıştı. Kapısında son model siyah renkli makam araçları bekliyordu. Yanında bazı kimseleri çalıştırıyor ve bunlara maaş ödüyordu. Ofislerine her gün yüksek tutarlı faturalar geliyor ve borçları düzenli olarak ödeniyordu. Varlıklı bir insan değildi, bugüne kadar yolsuzluklara bulaşmamıştı, her şey tamamdı! Ama kendisine bir soru sorulduğunda KK orada tıkanıyor ve yanıt veremiyordu. “Yani bu değirmenin suyu nereden geliyordu?” Bu sorulara belki günün birinde tutarlı yanıt verir. Verebilmesini dilerim. ★★★ Geçtiğimiz cumartesi günü Ankara’da çok ilginç olaylar oldu. CHP’nin her iki kesiminin de aynı gün ve aynı saatte ‘bayramlaşma’ adı altında düzenlediği iki ayrı miting vardı. KK parti genel merkezinde. Özgür Özel Kızılay’da Güven Parkta. Geçtik televizyonların başına ve her ikisini de baştan sona izledik. Sonuç hemen ortaya çıktı. Özgür Özel maçın tartışmasız galibi idi. Kendisini çok büyük kalabalıklar izlerken parti genel merkezinde KK adına sayıca çok daha küçük bir kalabalık toplanmıştı. İzleyen günlerde KK yönetimi yine akıl almaz oyunlar sergiledi. Özgür Özel ekibinin Parti Meclisi, Kurultay ve dünkü Grup toplantısı çabalarını iptal ettirmek için gerçekten yüz kızartıcı sahneler yarattı ve hepsinden de yenik çıktı. Ama çok daha önemlisi, halk indinde, seçmen indinde mücadeleyi yitirdi. Bu gelişmeler KK’ya ders olsun, Saray’a, yargıya ve Tayyipgiller iktidarına güvenip bir daha böyle işlere kalkışmasın, böyle hatalara düşmesin.