Bugün size anlatacağım olay, Türkiye ekonomisinin nasıl bu hale geldiğinin özeti gibi. Elimde konuyla ilgili çok fazla belge ve bilgi var.

Emin olun detaylarını paylaştıkça dudağınız uçuklayacak.

Ancak ben bugün olayın genel hatlarından söz edeceğim.

Başrollerde Aşkale Çimento Fabrikası ve bir kamu bankasıyla bir Büyükşehir Belediyesi var.

★★★

Aşkale Çimento 1992 yılına kadar devlete aitti.

1992 yılında birçok devlet fabrikası gibi Aşkale Çimento San. T.A.Ş. satışa çıkarıldı.

O zamanki Erzurum Valisi Mehmet Ağar’ın teşvikleriyle Erzurumlu tüccar ve sanayiciler hemen harekete geçti ve fabrikayı satın almak için kampanya başlattı.

Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) kampanyaya öncülük etti. Erzurum Çimento Sanayi Holding A.Ş. (ERÇİMSAN) kuruldu ve 2,3 milyon dolar para toplandı.

Bu para Aşkale Çimento’yu almaya yetmiyordu. Erzurum Valiliği devreye girdi ve Erzurum Özel İdaresi de 1,25 milyon dolar koyarak ERÇİMSAN’a ‘büyük ortak’ oldu.

Yani özelleştirilen şirketteki en büyük pay sahibi yine devlet oldu.

ETSO da kurumsal olarak ERÇİMSAN’a sadece 75 hisseyle katıldı ve oda da ETSO Başkanı Lütfü Yücelik tarafından temsil edildi.

ERÇİMSAN Holding, bir kamu bankasından (İsmi belgelerde mevcut) 28 milyon 450 bin dolar kredi kullandı ve 1993’te Aşkale Çimento özelleştirilmiş oldu. Aşkale Çimento’nun yüzde 99,9’u ERÇİMSAN’a geçti, yüzde 0,1’i de tüzel kişiliği korunan Aşkale Çimento’nun oldu.

ETSO Başkanı Lütfi Yücelik, yüzde 0,1’lik hisseyle Aşkale Çimento’nun, (75 hissesi olan) Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası adına da ERÇİMSAN’ın yönetim kurulu başkanı oldu.

★★★

Özelleştirme sırasında ERÇİMSAN’ın 80 bin hissesi vardı. Şirket için konulan para miktarlarına göre Erzurum İl Özel İdaresi’nin hisse sayısı da 25 bindi (yaklaşık yüzde 31,25).

2004’te Büyükşehir Yasası çıktıktan sonra Erzurum Büyükşehir oldu. İl Özel İdaresi kapandı ve bu hisseler Erzurum Büyükşehir Belediyesi’ne geçti.

İlginçlikler tam da buradan itibaren başladı:

ERÇİMSAN 2005 ve 2007’de yüzde 50 bedelsiz sermaye artırımı yaptı. Pay sayısı 80 binden 120 bine çıkarıldı.

Bu durumda Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin pay sayısı 37 bin 500’e çıkması gerekirken (rapora göre) “anlaşılamayan ve belgeler pay sahiplerine gösterilmediğinden tespit edilemeyen bir şekilde” Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin pay miktarı 21 bin 588’de yani yüzde 17,99’da kaldı.

Buna karşın başlangıçta sadece ETSO’nun 75 hissesini ve Aşkale Çimento’nun yüzde 0,1 hissesini temsil eden Lütfi Yücelik’in hisse sayısı 2001’de 500 hisseye, 2005’ten itibaren de 10 bin hisseye çıkmış oldu.

Ne ilginç değil mi?

Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin hisseleri yüzde 13,26 oranında düşerken Lütfi Yücelik’in hisseleri yüzde 13,6 olmuş.

★★★

Bu arada ERÇİMSAN büyüme atağına geçmiş.

- 2015 yılında Bilecik’teki SANÇİM’i borçlarıyla birlikte 305 milyon dolara satın aldı.

- 2015 yılında Samsun’un Kavak ilçesindeki (yapımı 100 milyon dolara mal olmuş) KAVÇİM’i borçlarıyla birlikte 350 milyon dolara satın aldı.

- SANÇİM ve KAVÇİM’i çalışır hale getirmek için de ayrıca 30 milyon dolar harcadı.

Aynı kamu bankası bu satın almalar için şirkete 644 milyon 400 bin dolar tutarındaki krediyi hiçbir ekspertiz raporu olmaksızın sadece Aşkale Çimento’nun mal varlığına (11.4 milyar liralık) ipotek koyarak verdi. 

- Şirket, Sakarya’da çimento fabrikası kurulacağı söylenen bir araziye de 17 milyon dolar ödedi. Ancak araziyle ilgili ÇED raporu alınamadığından fabrika yapılamadı ve 17 milyon doların akıbeti belirsiz hale geldi.

★★★

2014 yılında Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Mehmet Sekmen, ERÇİMSAN’daki bu durumu fark etti ve işin peşine düştü. Yücelik ile Sekmen arasında gerilim başlayınca da ERÇİMSAN ve Aşkale Çimento’daki usulsüzlükler ortaya dökülmeye başladı.

Sekmen’in durumu yansıttığı Ticaret Bakanlığı, müfettiş görevlendirdi. Müfettişler Lütfi Yücelik’i ailesiyle birlikte (zarara rağmen bankalardan borç alınarak hissedarlara kar dağıtmak gibi) değişik yollara başvurarak genel kurulda çoğunluğu sağlamakla itham etmişti ki bakanlıktaki bir genel müdür (ismi belgelerde mevcut) açıktan ERÇİMSAN lehine hareket ederek söz konusu soruşturmayı engellemeye çalıştı. Aynı genel müdür “Bakanlık görevlisini genel kurul salonundan çekmek suretiyle” Mehmet Sekmen’in çoğunluğu ele geçireceği 2023’teki genel kurulun yapılmasını engellemekle de suçlanıyor.

Sekmen ile Yücelik arasındaki kavga daha da derinleşince Erzurum Büyükşehir Belediyesi suç duyurusunda bulundu ve Yücelik’i “değeri 2 bin lira civarında olan hisseleri 1500-2500 dolara satın alarak 32 milyon dolarlık hisse toplamakla ve bu vesileyle çoğunluğu yeniden ele geçirmekle” suçladı.

En vahim iddiaysa Yücelik’in hisseler karşılığında ödenen 32 milyon doları kendi cebinden değil, şirketin kasasından ödemiş olması.

★★★

İşin sonunda Ticaret Bakanlığı soruşturma açmakla kalmayıp, işi MASAK’a aksettirdi. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın suç duyurusuyla başlayan soruşturma da sürüyor.

İşte bu ülkede bir kamu kurumunun (Erzurum Büyükşehir Belediyesi) direnişine rağmen “servet transferinin” nasıl yapıldığına dair sadece bir örnek...

Aynı zamanda “Vatandaş neden fakirleşiyor” sorusuna verilmiş çok somut bir yanıt.

(Not: Konuyla ilgili daha çok detay var ama yerim bittiği için sonraki yazılara kaldı. 

Örneğin,

- Şirketin 305 milyon dolara aldığı SANÇİM’i “1 lira artı banka borçları” karşılığında satmasına dair detaylar,

- Kamu bankasının SANÇİM’i Aşkale’den alan şirkete sunduğu dudak uçuklatıcı borç yapılandırma imkanları,

- Bu gelişmelerin bir sonucu olarak son üç yılda çimento fiyatlarının (maliyetlerden daha hızlı artarak) 230 liradan 2 bin 140 liraya çıkması. Seçimlerden sonra bu rakam 2 bin 540 liraya çıkacağı beklentisi.)