
Başbakan Ahmet Davutoğlu partisinin grup toplantısında konuştu. İşte Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları:
SABAH BAHÇELİ'Yİ DİNLEDİM
Sabah Bahçeli’yi dinledim. Bir sembol var ki o da al bayrak. Aydın’da Muğla da al bayrak AK parti kongre salonunu nasıl güzel süslediyse Diyarbakır’da Batman da da aynı güzellikle süslemişti. Kimse bize milliyetçilik dersi vermeye kalkmasın. O dersi vermek isteyenler al bayrağı önce ülkenin her yerinde sonra da dünyanın her yerinde dalgalandıracak. Ey Bahçeli Somali de de Brüksel de de o bayrağı biz dalgalandırıyoruz. Rahatsız olmuşlar. 28 Şubat gazetelerini açın bakın. Türk Baasçıları, Türk demekten haya ediyorum ama, hilali bayraktan kaldırmak istediler. Hilal İslam’ın sembolü ya.
"OPERASYON YAPILDIĞINDA NEREDEYDİN"
Milliyetçilik, ülkücülük ancak ve ancak bu ülkenin sembolünü yüceltmekle mümkün olur. IMF temsilcisinin arkasındaki al bayrakla Somali’ye bir kalemde 300 milyon dolar verenin arkasında olan al bayrak ne anlama gelir onun bir düşünsünler. MİT Tırlarına operasyon yapıldığında neredeydin. O tırlar Bayırbucak Türkmenlerine gidiyordu. Neden sesini çıkarmadın. Neden bir kez dahi Suriye Türkmenlerine yardım konusunda bizim yanımızda durmadın. Yeni bir Ortadoğu hedefliyoruz. Bizim Ortadoğu anlayışımız birlik beraberliğe vahdete dayalı yeni bir kardeşlik coğrafyası. Biz Ortadoğu’daki kardeşlerimizin davasına acısına sahip çıkmaya onlarla birlikte bu tarihi yürüyüşü devam ettirmeye kararlıyız. Onlar bölmeye tahrik etmeye devam edecek biz birleştirmeye devam edecek. İnşallah seçime kadar 81 vilayetimizin hepsine gideceğiz.
MHP TAHRİK EDİYOR
"HDP o bölücü anlayışın artık zemin kaybetmeye başladığını görmekten rahatsız. MHP de Kürtçe üzerinden sanki Türkçe'ye sahip çıkıyormuş gibi davranarak bazı yerleri tahrik ediyor. Kimse bize Türkçe dersi vermesin, biz Karamanoğlu Mehmet Bey'in diyarındanız. O Türkçe'yi biz biliriz, biz konuşuruz, dünyaya biz yayarız."
"İster Arapları istismar eden IŞİD terör yapsın, ister Kürtleri istismar eden PKK terör yapsın; hepsine karşı çıktık, karşı çıkmaya devam edeceğiz."
"Cumhurbaşkanımızın bizimle bu kadar yakın temas ve çalışma temposu içinde olmasından daha doğal bir şey yok. Kıskanmasınlar. Kimse herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanımızla benim, Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık veya Bakanlar Kurulu arasında ihtilaf çıkacağı ve buradan hareketle de Türkiye'de bir siyasi kriz olup onlara alan açılacağı hesabı içine girmesin. Biz onların bildiği siyasetçiler değiliz. Biz hem dava ahlakını hem devlet geleneğini aynı kararlılıkla sürdürürüz."
YÜCE DİVAN OYLAMASI HAKKINDA
"(4 eski bakanla ilgili Meclis Soruşturma Komisyonu raporunun Genel Kurul'da oylanması) Soruşturma Komisyonu Raporu, TBMM Genel Kurulu'nda teyit edildi. Bu ne anlama geliyor? 17 Aralık, 25 Aralık operasyonlarının bir darbe teşebbüsü olduğunun genel kurulumuzca da tescil edildiği anlamına geliyor. Birincil mahmekede alınan takipsizlik kararının genel kurumuzca da tescil edildiği anlamına geliyor."
"HESAP VERECEK OLAN BİZİZ"
"Cumhurbaşkanımızla yaptığımız Bakanlar Kurulu toplantısı tam bir istişare, fikir zenginliği içinde cereyan etmiştir. Ama hesap sorma ve sorumluluk anlamında, yetki anlamında muhatap Bakanlar Kurulu'dur. Bu konuda da ola ki, olmaz ama, eleştirilecek bir husus olursa hiçbir şekilde cumhurbaşkanımızla ilzam edilemez. Hesap verecek olan biziz. Cumhurbaşkanımızla istişare ederek bu kararlı yola devam edecek olan biziz."