Rizespor’un iyi kapanacağı ve çabuk ataklarla gol arama düşüncesinde olacağı 5 gün öncesinden belliydi. Böyle savunma anlayışı olan rakiplerle oynarken önce sakin olacaksın. “Sakin olmak” derken aceleci oyunu kastetmedim elbette. Rizespor’un birinci bölgesinde hücumun değişik alternatiflerini denemek, golü daha çabuk bulmak anlamına geliyordu. Bu yüzden rakibin dengesini bozacak santrfor lazım. Cherif’in gençliği ve deneyimsizliği gol yollarında etkisiz kalmasına sebep oldu. Talisca’ya yakın oynayıp, ona alan bırakmazsanız etkisi azalır.

Nene ilk devre sadece koştu ve hiçbir şey üretemedi. Semedo ve Brown hücumda tehlikeli olabilecek organizasyonların içinde olamadılar. Asensio olmayınca takımdaki yaratıcılık çok azalmıştı. Gol yediğiniz zaman taraftar çok üzülüp şoka girebilir. Saha içinde oynayan Fenerbahçeli oyuncuların ise böyle bir lüksü olmamalı. Sowe, Rizespor’un golünü atınca 10 dakika kendine gelemeyen bir Fenerbahçe izledik.

Bu sırada Rizespor çok iyi pas yapmaya başlamıştı. Samet’in kırmızı kart görmesi, maçı Fenerbahçe’ye döndürebilirdi. Talisca’nın penaltı golü, galibiyet için büyük umut ışığıydı. Kerem, attığı golle Kadıköy’ü ayağa kaldırmıştı. Ama futbol sürprizlerle dolu bir oyun. Hataya asla yer yok. Ederson boşa çıkınca yıkıldı Fenerbahçe. Sagnan topu ağlara gönderirken Tedesco yıkıldı.