Cumhurbaşkanı Erdoğan TOBB'daki konuşmasında Gülen Cemaati'ne çok sert eleştirilerde bulundu. Erdoğan İsrail'i kastederek 'Güney'deki sevdikleri bunları maşa olarak kullandı" dedi. İşte Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları...

"GEZİCİLER YALOVA'DA YOKTU"

Yalova'da neredeydiler? Taksim'da ağaç kesilmedi. Biri çıkıp dedi ki, "Hala anlamadın mı, sorun ağaç değil" dedi. Nerede o tencere tavacılar. Eymir gölünde kesilen ağaçlar için neden yoklar? Bahane ağaç olsaydı bu ve benzeri olayda protesto edilirdi. Taksim'de polisin göstericilere müdahalesini ulusal ve uluslararası medya günlerce verirken, bundan vermediler. İsrail'in öldürdüğü gazetecileri görmezden geldiler, Cinayeti işleyen gazetecilere destek verenler, işkence yapanlara Amerika'daki, göstermediler.

Yalan üstüne yalan yazıyorlar. Uluslararası kredi değerlendirme şirketleri. Batan ülkelerin kredi notlarını artırırken, Türkiye için yalan yanlış çizebiliyorlar. Bunlar belli merkezler idare ediliyor. Amaç ne? Bizi etkisiz hale getirmek. Millet bu oyunu gördü. Tepkisini de sandıkta gösterdi.

Milletim Cumhurbaşkanlığı seçiminde de ilk defa kendi oylarıyla Cumhurbaşkanlığı makamına taşıdı. Eski Türkiye'yi diriltme umudunu yaşayanlar, bu hayalden vazgeçsinler. Bundan bir yıl önce 17 Aralık tarihinde, yargı içindeki bir takım güçler harekete geçtiler. Bahane yolsuzluk iddiasıydı.

Algı operasyonuna başladılar. 17 Aralık'ta bu oyunu görmeseydik, dik durmasaydık, 25 Aralık'ta her şey hazırdı. Şahsımdan dönemin başbakanı olarak bahsediliyordu. O malum polisler tarafından hazırlanmış bekletiliyordu. Bir hükümeti devirecek, yerine kendi istedikleri, onlara hizmet edecek bir hükümet kuracaklardı. Bunlar elimizde. Gezi olaylarına, 17-25 Aralık'a darbe girişimi dediğimde bana şaşırıyorlar, Mısır'da işe yaradı. Gezi darbe girişimiydi. Bizde olmadı. 17 Aralık sonrasında biz ne dedik, inlerine gireceğiz dedik. İnlerine girdik ve giriyoruz.

HRANT DİNK CİNAYETİ

Eğitimden, hizmetten bahseden yapının, faili meçhul cinayetlere bulaştığını görüyoruz. Bu paralel yapı hiç bir zaman kendi başına hareket etmedi. Biz bunların inine girdik. Daha da gireceğiz. Hesabını soracağız. Karşımızda basit bir şebeke olmadığını milletimizin bilmesini isterim. Kimi zaman bakıyorsunuz, ana muhalefet partisi, diğer muhalefet bu şebeke ile iş tutuyor. Devlet içinde dahi, onursuzca bu şebekenin maşalığını yapan haince koruyanlar da var. Üzülerek söylemeliyim ki, iş ve medya dünyasında bu yapıyla iş tutanlar var. Kara para aklama, nerede derseniz bunlarda. Bunların meselesi şahsımla değil, Türkiye'nin bağımsızlığıyladır. Bu çevrelerle iş tutanlar asla başarılı olamayacaklar. Verilen himmetlerin nereye gittiğini yatırımcı kardeşim artık çok net görüyor. Bunlara giden her kuruş vatana ihanete gitmiştir. Bu mesele sadece paralel yapı meselesi değildir. Bu kadar önemli. Bu güzel ülkemizin güçlenmesini istemiyorlar.

"GÜNEYDE SEVDİKLERİ ÜLKE BUNLARI MAŞA OLARAK KULLANDI"

Paralel yapı hiçbir zaman yalnız hareket etmedi. Güneydeki sevdikleri ülke yönetimi bunları maşa olarak kullandı ve hala kullanıyor. Muhalefet partileri eski Türkiye’nin aktörleri bu yapıya destek çıktılar. İş dünyasından, medya dünyasından bu yapıya destek verenler çıktı. Bu ihanet şebekesini çökertecek ve hesabını soracağız. Kimi zaman bakıyorsunuz muhalefet bu şebekeyle iş tutuyorlar. Kimi zaman terör örgütü, onun gölgesinde siyaset yapan parti dahi bu şebekeyle iş tutuyor. İş ve medya dünyası da bugün hala bu ihanet şebekesiyle iş tutuyor. Eskiden müzik kutuları vardı, bozuk parayı atarsanız istediğiniz şarkıyı seçersiniz, 3-5 dakika orada şarkıyı dinlerdiniz. Bu şebekeye bozuk parayı atan istediği gibi kullanıyor.

“12 YILDIR NE SÖYLEDİLERSE TERSİ OLDU”

Bunlara giden her kuruş vatana ihanete gitmiştir. Bu mesele sadece paralel yapı meselesi değildir. Asıl mesele vatana kast eden çevrelerle mücadeledir. Ekonomimize ilişkin pompalanan olumsuz haberlere karşı hassas, dikkatli olmanızı rica ediyorum. Türkiye ekonomisine ilişkin çıkan haberlere temkinli yaklaşmanızı sizlerden rica ediyorum 12 yıldır ne söyledilerse tersi oldu.

Aylardır olumsuz haber yapıyorlar peki ne oldu? İhracatta Kasım sonunda yine rekor bir seviyedeyiz. Çözüm sürecini sokakla, dağ ile tehdit edenler artık Güneydoğu neznindeki vatandaşlarımızdan itibar görmüyorlar.

6-7 Ekim olaylarında ellerine bulaşan kanı temizleyecekler. Göreceksiniz ucuz ve kuru tehditlerinin altında da kalacaklardır. Senin bir derdin var mı? Varsa parlamentodasın orada hallet. Dağ ile bu hallolmaz, silah ile hallolmaz. Bu ülke gerek askeri gerek polisiyle sokakları molotofla kan gölüne çevirenlere fırsat vermeyecektir. Molotofu suç unsuru olmaktan çıkaralım. Allah aşkına bir güvenlik gücü elinde molotofla dolaşan, araçları yakanlara karşı ne diyecek? İyi yaptın mı diyecek? Asla hükümetimiz hiçbir zaman böyle bir şeye fırsat vermedi, bundan sonra da vermeyecek.

Burayla ilgili de garip garip şeyler söylüyorlardı. Giderken sarayı da götürdü diye. Buranın tekerleği yok. Başbakanlık sarayı olarak düşünülen, daha sonra cumhurbaşkanlığına. Çankaya da Başbakanlığa dönüşüyor. Bu seni niye rahatsız ediyor ki. Burası da Çankaya da bu millete hizmet edecek. Bunu anlamayacak kadar aklı muvazzanesi yerinde olmayanlar var.

“CAMERON’A SORDUM: SİZİN ORADA YAYGARA VAR MI?”

Westminster Sarayı restorasyona giriyor. 3 milyon pound ayrılan para. İngiltere gazetelerinde böyle bir yaygara görüyor musunuz. Geçenlerde Cameron buradaydı. Orada yaygara var mı. O da ‘yok, normal şeyler bunlar’ dedi. Kaçak saray olduğunu söylemek edebe, adaba sığmaz. TC yapmış olduğu sarayı ne gerekiyorsa buna göre yapmıştır. Danıştay kararları, hepsi bunun içinde var. Şu kadar ağaç kesildi falan hepsi yalan. Bunlar her şeye karşı çıktılar. Bu ülkede güzellik adına millete ne yapılıyorsa hepsine karşı çıktılar. Bir büyüğümüzün güzel sözü var. İtibardan tasarruf yapılmaz. Burası Türk milletinin itibarıdır. Sonucu 600-650 milyon dolardır.