Aytunç ERKİN
Fehmi Koru müstear adıyla Taha Kıvanç… Türk medyasında ‘Her taşın altından çıkan gazeteci’ olarak biliniyor. En son gündeme SÖZCÜ Gazetesi’ne yapılan algı operasyonuyla geldi. Şimdi biz size ‘Her taşın altından çıkan’ bir ismi kısaca tanıtalım ve 12 Haziran 2007’de Ümraniye’de bir gecekonduda başlayan Ergenekon kumpasının 2001’de Taha Kıvanç tarafından altyapısının nasıl oluşturulduğunu anlatalım.
Tam 10 yıl önce Ergenekon adı altında başlayan kumpas yıllarca sürdü. Yüzlerce asker, siyasetçi, akademisyen gözaltına alındı ya da tutuklandı. İşte bu tutuklamalar yapılırken Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) Emniyet, yargı ve siyaset ayağı bir belgeyi gündeme getirdi: “Ergenekon: Analiz- Yeniden Yapılanma, Yönetim ve Geliştirme Projesi…”
Firari FETÖ’cü Savcı Zekeriya Öz sorgularında bu belgeyle ilgili sorular yöneltti, iddianamesini de bunun üzerine kurdu. İşte Öz’ün ‘projesi’ni ilk gündeme getiren isim o dönem Yeni Şafak Gazetesi’nde yazan Fehmi Koru-Taha Kıvanç oldu. Zaman Gazetesi’nin eski Genel Yayın Yönetmeni, 12 yıl başyazarı ve 17-25 Aralık sürecinde FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in mektubunu Ankara’ya götüren Koru, 30 Nisan 2001’de Taha Kıvanç ismiyle kaleme aldığı “Hayaller gerçek galiba” başlıklı yazısında şöyle dedi: “Önce Cüneyt Ülsever’in kurduğu ‘hayal’ dikkatimi çekti, sonra Faruk Mercan’ın katıldığı ‘yolsuzluklar ve organize suçlar ile ilgili toplantıdan aktardıkları kafamdaki bütün ampulleri yaktı. ‘Sadece bir öneri’ sanıp önemsemediğim proje, galiba, hayata geçirilmiş...”
24 SAYFALIK RAPORU YAZDI
Fehmi Koru, ‘belge’yle ilgili şöyle devam etti: “Raporun ilgili satırlarını beraberce okuyalım: ‘21. yüzyılda güçlü bir istihbarat örgütünün anahtarı, uluslararası finansal organizasyonları engellemek olacaktır. Dünya para hareketinin dikkatle izlenişi, gerek uluslararası platformda gerekse ülke içinde siyasi ve toplumsal oluşumları çok önceden görerek karşı önlemler alınmasını sağlayabilmenin en etkin çözüm yoludur. (...) Ergenekon, kaçınılmaz bir biçimde çağın ve koşulların gereği olarak ekonomi alanında çok etkin faaliyetler uygulamaya koymak ve para akışını kontrol altına almak zorunluluğu ile karşı karşıyadır.’
Bu satırları aldığım rapor 24 sayfa. ‘Ergenekon: Analiz- Yeniden yapılanma, Yönetim ve Geliştirme Projesi’ başlığını taşıyor. Üzerine, ‘İstanbul / 29 Ekim 1999’ tarihi düşülmüş.”
‘DELİ SAÇMASI SANMAYIN...’
Koru, 1 Mayıs 2001’de de “Deli saçması sanmayın” dedi ve ‘Ergenekon belgesini’ ayrıntılı bir şekilde anlattı. Koru yazısını şöyle bitirdi: “Deli saçması gibi gelse de, ‘Atatürk ilkeleri doğrultusunda, Kemalizm’in tek gerçek olduğuna inanarak’ yazılmış taş gibi bir rapor bu... Gereği yerine getirildi mi acaba?”
Gereği yerine getirildi. 12 Mayıs 2001’de FETÖ’nün Zaman Gazetesi’nden sonra en etkili yayın organı Aksiyon Dergisi, ‘Ergenekon belgesini’ kapak yaptı. Harun Odabaşı’nın ‘Sivil Ergenekon’ başlıklı haberinde “Ergenekon oluşumu, 28 Şubat sürecinin mimarıydı” denildi. Bu haberlerden sonra 3 Temmuz 2002’de MİT’e postayla iki sayfalık bir mektup ve 6 CD ulaştı. Belgelerde ‘Ergenekon/Lobi’ hakkında bilgiler veriliyordu. Ve böylece, 2007’de başlayan Ergenekon kumpasının temelleri Fehmi Koru, Aksiyon ve Zekeriya Öz üçgeninde temellendirildi…
Ergenekon kumpasını başlatan ilk yazıyı KOD adıyla yazdı
Fehmi Koru, 2001’de Taha Kıvanç kod adıyla yazdığı yazıda, ‘Ergenekon belgesi’ne yer verdi. 12 gün sonra Aksiyon dergisi belgeyi kapak yaptı. FETÖ’cü savcı Öz, iddianamesini bu belge üzerine kurdu