Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Simge: Daha da cesur olmak istiyorum
Simge: Daha da cesur olmak istiyorum
Son dönemin öne çıkan pop yıldızlarından Simge Sağın, son albümü ‘Ben Bazen’i müzikseverlerle buluşturdu. 14 şarkıdan oluşan albümde poptan vals’e, türküden rock’a birçok türde şarkılarını seslendiren Simge, “Derdim mutlu olmak, insan gibi yaşamak, güzel müzik yapmak, konser vermek, özgürce hareket edebilmek. O yüzden bazen kendimden bile kaçmak, uzaklaşmak istiyorum” diyor...
Sercan MERİÇ
Kültür Sanat 30 Haziran 2018 - 02:21

14 şarkıdan oluşan Ben Bazen’i yayınladınız. Albümün kompozisyonunu nasıl özetlersiniz?
Birbirinden bağımsız 14 hikaye olarak görüyorum şarkıları. Çok hazırlandım. 4-5 yıllık bir süreçti. Tek şarkı, tek şarkı olarak gittim uzun süre. Bir albüm yapmam gerekiyordu. Dinleyicinin yerine kendimi koyduğumda “Bir albüm yapmam gerekiyor” dedim. Müzikal ruhumu yansıttığım da bir albüm oldu. İçinde şarkılarım ve bestelerim var. Yankı’dan sonra ilk defa bu kadar çok heyecanlandım. Bir sürü kıymetli müzisyenle bunu gerçekleştirdim. Her şarkı bir şey anlatıyor. Pes Etme’de ayakta dimdik kalmamız, bir aşkın arkasında nasıl durmamız gerektiğini anlatıyorum. Ram Ta Tam’da da öyle bir hikaye var. Kendi aldığım klasik Türk müziği eğitimini de bu albümde göstermek istedim. İçimden geçen ruhu yansıtmak istedim. Geri dönüş de çok güzel. O yüzden 14 şarkılık hikayeyi anlatırken çok heyecanlanmıştım.

Müzikal anlamda yelpazenin geniş olduğunu görüyoruz. Birçok müzik türüyle karşılaşıyoruz albümde…
Tek bir yoldan yürümek istemedim. Ekibimle birlikte uzun süre bir sound oluşturmaya çalıştık. Bu süreçte bu sound’u besleyecek şarkılar var ama istedim ki, albümün içinde vals, türkü olsun, başka türler olsun. Karadeniz’de oturan bir amca, şarkımı duyduğumda beni dinlesin istiyorum. Kendi özümüze ait olan müziğin arkasındayım. 90’lardaki albümlerde de böyle temalar vardı. Biz de bu şekilde tasarladık albümü.
simge2 RİSK ALMAYI HEP SEVDİM

2000’lerdeki pop müziğe “Çok kolay kulağa giriyor ama, çok çabuk unutuluyor” eleştirisi yapılıyor genelde. Siz, şarkılarınızın çabuk unutulmaması için hangi kriterleri gözettiniz?
Bu albümde klişeye kaçan herhangi bir şey duymayacaklar. Çok ezbere giden, aynı yapılan şarkıların çok hızlı tüketildiğine de şahit oldum. Çıkış şarkımız Ben Bazen’de hayatla ilgili bir şey anlattım. Aşk ya da ayrılık anlatmadım. Risk aldım tabii ki. Risk almayı de hep sevdim. Hep beni aynı müzikle dinlemesinler istiyorum. Burada bunu tasarlarken, gerçekten istediğim şey “Simge bize bir şey anlatıyor” denmesi. Şimdi, yeni yeni insanlar farkına varıyor. Geç patlayan şarkılar, çok da uzun süre çalıyor, akılda kalıyor. O yüzden kendimi yaptığım şeyle alakalı olarak çok mutlu hissediyorum. Bir farkındalık yarattığımı düşünüyorum. Dinleyici kitleme hak ettikleri kaliteli müziği sunmak istedim.

Tek düze şeylerden sıkılır mısınız genelde?
Evet, sıkılıyorum. Aynı yemeği yemekten, aynı müziği dinlemekten sıkılıyorum. Yeni bir şeyler katmak istedim o yüzden. Bunu müzik adına da yapmak istedim. Dünya müziğini de çok iyi takip ediyorum. Arkamdan gelecek olanlar var diye düşünüyorum. Çok güzel bir yolculuğa başladık…

ARTIK KARARLARIMI KENDİM VERİYORUM

Ben Bazen’in klibi de aslında bir yol hikayesini anlatıyor… Yola başlarkenki Simge ile şimdiki Simge arasında ne fark var?
O zaman başkalarının lafını dinleyip yürüyen bir Simge vardı. Şimdi kendi kararlarını veren, kendi ayaklarının üzerinde olan bir Simge var. Kendi yöneticiliğimle, kendi yöneticiliğim arasında fark var. Prodüktörlüğü de kendim yapıyorum. Kendi hayallerini kurmuş, kendiyle derdi olan bir Simge görüyorum şimdi.

simge3Derdiniz ne peki?
Derdim mutlu olmak, insan gibi yaşamak, güzel müzik yapmak, konser vermek, özgürce hareket edebilmek. O yüzden bazen kendimden bile kaçmak, uzaklaşmak istiyorum. Ben Bazen’in hikayesi bana o yüzden iyi geliyor. Rahatlatıcı bir etkisi var.

Sanatçılar son dönemlerde kendi işlerinin yöneticiliğini ele alıyorlar, sizin gibi. Bu değişimi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dönem değişti. Eskiden yapım şirketleri her şeyi sağlıyordu sanatçılara. Bu değişti. Artık plak şirketlerinden bir destek alınıyor ama iş yönetimi sanatçı tarafında gerçekleşiyor. Yapımcılar bizden çok farklı gözle bakıyorlar dünyaya. İş satsın, daha hızlı şarkı patlasın gibi bir mantıkları var. Ben daha sanatçı gözüyle bakıp, kariyerimi daha uzun yıllara yaymak doğrultusunda karar alıyorum. Tabii onların da fikirlerini dinliyoruz ama son kararı sanatçı veriyor. İnsan, yolculuğunda kendi kararlarıyla yüz yüze gelmeli. Başkalarının kararları olunca, “Keşke kendi yolumdan gitseydim” diyebiliyorsun. Bundan dolayı çok mutluyum. Kendi kararlarım doğrultusunda gittiğim sürece mutlu oluyorum. Başkalarının kararları da beni çok mutlu etmiyor galiba.

DAHA DA CESURLAŞMAK İSTİYORUM

Albümde birçok şarkıda cesaret olgusu öne çıkıyor. Siz cesur bir insan mısınız?
Cesurum! Daha da cesurlaşmak istiyorum. Korkunun ecele faydası olmadığını biliyorum. Korkunun hayattan çok şey götürdüğüne inanıyorum. Şunun şurasında sadece müzik yapıyoruz. En fazla dinleyici anlamayabilir. Kendi fikrimle yolculuk yapmak çok iyi geldi bana.

14 yaşında yaptığınız Gülümseyişinle Uyandım isimli bir şarkı da var albümde. Kayıttayken, 14 yaşındaki halinizle yüzleştiniz mi?
14 yaşında babam vardı. Babama çalmıştım. Bu albümü kaydederken babam yok, ama yine şarkıyı ona çaldım. 14 yaşımda yaptığım şarkıyı albüme koymam, babamla tekrardan bütünleştiğimi hissettirdi. Onun benim için çok büyük bir anısı var. İlk gitar çalmaya başladığımda öğrendiğim akorlarla yaptığım bir şarkıydı. Yanlış akorlar da vardı ama güzel tınlıyor. Yüzümü gülümseten bir şey.

simge4Babanızdan da hep bahsediyorsunuz…
Babam müzisyendi. Bana gitar çalmayı o öğretmedi, başkalarından öğrendim. Ben öğrenince karşısına geçip, “Bak sen öğretmedin ama ben öğrendim, al sana şarkı yaptım” demiştim. Şaşırmıştı. Hepimizi heyecanlandırmıştı, sonra sonuç konservatuvarda bitti zaten.

Şimdi de kendinize mücadele alanları belirliyor musunuz?
Müzik dışında çok bir planlamam yok. Ama tekliflere açığım. Gücümün yettiğince bir şeyleri yapmak istiyorum. Amacım müzikle ilgili bir şeyler yapmak istiyorum. İşimle alakalı enerjimi kaybettiğim zaman prodüktörlük yapmak istiyorum. Gençlere bir kapı olmak istiyorum. Türkçe caz albümü ve elektronik albüm yapmak istiyorum. Hiçbir hırsım yok. Derdin ne diye sordun ya, yine müzik, yine müzik…

KIRILGAN BİR İNSANIM

Dışarıdan bakınca kırılgan bir insan gibi gözüküyorsunuz…
Kırılganım evet. Buraya gelene kadar, zorlukları atlattık. Herkesin bir kırılganlığı var. Sanatçı oluşumdan dolayı ekstra sağduyuluyum. Bir yerde bomba patlasa bu benim derdim oluyor. Bir kedinin canına zarar geldiğinde dert ediniyorum. Fazla insanım galiba. Bazen de bundan dolayı üzülüyorum.

Hem cesur hem kırılgan olmak da yine cesaret istiyor herhalde?
Hem duruyorum ayakta diyorum ama yumruk geliyor, düşmemeye çalışıyorum. Bu da biraz yorucu bir şey oluyor.

KAYPAK OLMAYACAĞIM

Simge’nin kırmızı çizgileri nedir, neleri yapmam der?
Kaypak olmayacağım bu hayatta. Bildiğim yolda ilerleyeceğim. Tek düze olmayacağım. Hep beni yenilikçi, taze bir şeyler yapmaya çalışan kız olarak bilsinler istiyorum. Elimden geldiğince kötü klipler çekmeyeceğim. Olduğum gibi duracağım.

Ben Bazen 9 milyonu aşkın izlenmiş YouTube’da. Bu rakamların bir anlamı var mı sizin için?
Bir zamanlar bir önemi vardı benim için. Ama şimdi o düşünceden çok uzaklaştım. Şimdi her platformun bir dinleyicisi var. Bazen YouTube’da dinlenen bir şarkı radyoda çalmayabiliyor. Benim şarkılarım da radyolarda çok çalıyor. O tıklamalar birileri için çok önemli. Bazen hiç bilmediğim birisinin 100 milyon tıklandığı oluyor. Ama çok önemsemiyorum. Gerçek müzik yapan insan ortaya bir şey koyar, yürürse yürür. Şu anda aldığım tepkiler beni çok mutlu ediyor. YouTube’un gerçek olduğuna inanmıyorum.

simgeUMUTSUZLUĞA KAPILDIĞIM OLDU

Umutlu bir insan mısınız?
Hep çok umutluydum. Hafif umutsuzluğa kapıldığım oldu. Kitlesel bir umutsuzluk olduğunu düşünüyorum bunun. Umut kaybedilecek bir şey değil. İçimde küçücük bir umut da olsa, onu kendime saklıyorum, evladım gibi bakıyorum ona. Onu da kaybedersem tutunacağım bir şey olmayacağını düşünüyorum. Bu da beni ürkütüyor.

EVLİLİK İÇİN ZAMAN VAR

Ozan Bayraşa ile birlikteliğiniz de sürüyor. “Hayata karşı kendimizi ispat ettiğimiz zaman. Her şey yoluna girdiği zaman evleneceğiz” demiştiniz. İspat etme hali sürüyor mu?
Daha hala evlilik için zaman var. Evlilik konuşmak çok sevdiğim bir şey değil aslında. Özel bir durum. Onun bir de anı var. Ben de bilmiyorum ki, ne zaman olacağını. Ama şu anda öyle bir fikirde değilim.

HAYVAN HAKLARIYLA İLGİLİ YASA HEMEN ÇIKARILMALI

Antalya’daki konserinizde Sakarya’da ayakları kesildikten sonra ölen köpek için seslendirdiniz şarkılarınızı. Bu hayvan haklarıyla ilgili yasaya dair görüşünüz nedir?
Hayvan haklarıyla ilgili yeni bir yasanın hemen çıkmasını istiyorum. Hayvanların ağzı var, dili yok. Onları korumamız gerekiyor. Doğa zaten bize bunu kötü bir şekilde geri döndürecek. İnsanların hayvanlara şiddet göstermesini anlayamıyorum. Bunun durması için de ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Hayvanlarla ilgili iyi bir yasanın sadece bize değil, dünyaya iyi geleceğini düşünüyorum. Kötü haberlerden dolayı işimizi yapamayacak kadar kötü duruma geliyoruz. Devlet büyüklerimizin bu yaşanılanlara bir “dur” diyeceklerine inanıyorum.

Son güncelleme: 12:49 - 30.06.2018

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.