Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Elimi Bırakma oyuncuları isimleri: Elimi Bırakma dizisinin konusu nedir?
Elimi Bırakma oyuncuları isimleri: Elimi Bırakma dizisinin konusu nedir?
Elimi Bırakma dizisi yeni sezonunda izleyicileri yeniden ekran başına kilitledi. Yeni sezona yeni karakterler dahil oldu. Büyük bir oteller zincirinin sahibi olan Barış (Nihat Altınkaya), kızı Damla (Buse Meral) ve yeğeni Tanem (Sıla Sade) beklenmedik şekilde Azra (Alina Boz)'nın hayatına giriyor. Azra, tam ona hamilik eden Barış ve ailesiyle yeni bir hayat kurmuşken geçmişi ile yüzleşmek durumunda kalıyor. İşte Elimi Bırakma dizisinin oyuncu kadrosu ve konusu…
Magazin 6 Ekim 2019 - 18:41

Başrollerinde Alina Boz ve Alp Navruz’un yer aldığı Elimi Bırakma dizisi ikinci sezonda da sevenlerinin karşısına çıktı. Dizinin yeni sezonunda Nihat Altınkaya, Buse Meral ve Sıla Sade kadroya dahil oldu. İşte Elimi Bırakma dizisinin oyuncu kadrosu ve konusu…

ELİMİ BIRAKMA OYUNCU KADROSU

Alina Boz- AZRA ÇELEN

Büyük bir kebapçının kızıdır.

Zenginlik içinde büyümüş ama onun içinde kaybolmamış biridir. Vicdanı, merhameti onu değerli kılan özelliklerindendir.

Babasının iflası ve ölmesiyle hayatı bir anda tepe taklak olur ama güçlü durur. Haline şükreder.

Amerika'da aşçılık eğitimi almıştır. Okurken çalışmış, kendi parasını da kazanmıştır. Bu yüzden kendi ayakları üstünde durması kolay olur.

Hayatta en değer verdiği ve büyük hazinem dediği kardeşi Mert'tir. Otizmi bulunan Mert bir müzik dehasıdır. Onun eğitimi için her şeyi yapar. Ancak onu kayıp olması ardına tek amacı kardeşini bulmaktır!

Yardım sever bir kızdır. Biri iyilik yapması için karşılık ya da çıkar beklemez.

İnatçı yanı vardır. İnandığı ve doğru olduğuna emin olduğu konularda sonuna kadar diretir.

Hak yemez ve kendi hakkını korumak için sonuna kadar savaşır. Mücadelecidir.

Cenk'le arkadaşlığı da inatla, didişmeyle başlar. İkisi de hayatlarına birbirinden soslar katar.

Alp Navruz- CENK ÇELEN

Feride Hanım'ın büyük umutlar beslediği ilk torunudur.

Eğitim için Amerika'ya gitmiş. Uzunca bir süre orada yaşamıştır. Büyük bir zenginliğin içinde doğup büyüdüğü için yokluğun ne demek olduğunu bilmez. Parayla her şeyi elde edebileceğine inanır.

Amerika'dan dönünce şirketi satıp başka işlere yatırım yapmak ister. Bunun için karşısında en büyük engel Feride Hanım olur. Cenk'in har vurup harman savuran yapısını fark eden Feride Hanım buna izin vermez. İster istemez Cenk ve babaannesinin karşı karşıya gelmesine sebep olur.

Feride Hanım'ın zoruyla konakta yaşar ama kendi evine çıkmak istemektedir.

Günübirlik aşkların adamıdır. Cansu ile annelerinin tanışıklığından dolayı liseden beri arkadaşlığı vardır; ancak kıza aşık değildir.

Her şeyden önce kendini düşünür. Bencildir. Babasından hakkına düşen ne varsa alıp ailesinden bağımsız bir hayatın peşindedir.

Dünyanın merkezinde olduğunu düşünür. Dünyanın onun etrafında döndüğüne inanır. Taki Azra ile karşılaşana kadar.

Seray Gözler- FERİDE ÇELEN

Feride Hanım 70 yaşlarında büyük bir yemek firmasının sahibidir. Fakir bir hayattan zengin bir yaşama yelken açmış, çok çalışmış, zeki, merhametli, hak yemeyen bir kadındır.

Küçük oğluyla dul kaldığı günden beri çalışmış, bugünlere dişiyle tırnağıyla gelmiştir. Bu yüzdendir ki iş yerinde çalışanları arasında kadınların önceliği her daim ön plandadır.

Sosyal sorumluk projelerinde ön planda her daim rol alır. Adeta kanatsız bir melektir.

Feride Hanım için dokunulmaz şey “aile”dir. Ailesi onun hazinesidir. Oğlu öldükten sonra daha sıkı sarılır ailesine ancak ailesini tanımadığını fark eder. Hayatı boyunca inandığı uğurda emin adımlar atan Feride Hanım ailesini hizaya getireceğine emindir!

Oğlunun ölümünden sonra durağanlaşmıştır. Olgunluğu, inanışı oğlunun ölümünü kabullenmesini kolaylaştırmıştır. “Allah verdi Allah aldı, bu kadarmış yazısı” der içi kan ağlayarak. Onun bu güçlü tavrı aile içinde tepki almasına sebep olur.

İyi bir insan olan Feride Hanım'ın hassas olduğu konular arasında insan sağlığı gelir. Yemek işinde olduğu için bu konuda özellikle hassastır.

Dolunay Soysert- SUMRU GÜNEŞ

Mantık kadınıdır.

Duygularının onu yönetmesine asla izin vermez.

Yoksulluktan geldiği için parayı ve gücü sever. Adeta esiridir. Kendi öz kızını bile bu konuda kullanabilecek bir kadındır.

İki evlilik yapmıştır. Kocasının iflası ve yangında ölü çıkması ardına kocasının çocuklarıyla ilişkisini keser. Bunun asıl sebebi sigorta şirketinden alacağı paradır. O parayı kızının hayatını garanti altına almak için harcayacaktır.

İstediği şeyi elde etmek konusunda hırslıdır. Gözünü karartıp hedefine odaklanır. Kızı Cansu'nun Cenk ile evlenmesi için elinden gelen her şeyi yapacaktır!

Ebru Aykaç-SERAP ÇELEN

Feride Hanım'ın gelinidir. Kocası öldükten sonra depresif, içe kapanık bir hal almıştır. Kocasının trafik kazasında ölmesinin sebebi olarak Feride Hanım'ı görür. Çünkü Feride Hanım'ın ısrarı yüzünden, iş sebebiyle yola çıkmıştır. Eğer çıkmasaydı kaza olmayacaktı diye düşünür. Feride Hanım ise “vadesi bu kadarmış” dedikçe daha çok bilenir kadına.. Feride Hanım'ın vakti zamanında gelin olarak onu istememesi derinlerde hep bir yara olarak kalmıştır. Kocası öldükten sonra çocuklarından aldığı güçle dişini gösteren, sesini çıkartan biri olur. Çocuklarını Feride Hanım'a karşı doldurur. Hırsı yüzünden gözü kör olanlardandır. Bu sebeple yakın arkadaşı olarak bellediği Sumru'ya gözü kapalı inanır. Kendisini zeki olarak görse de kolay manipüle edilip, parmakta oynatılabilen bir kadındır. Kocasının ölümü ardına kalacak olan mirasın hesabını yapar. Ancak arada engel olarak Feride Hanım vardır. Her şey onun üstünedir.

Gökçe Yanardağ-HÜLYA AKGÜN

Ailesine karşı durarak Mesut'la evlenmiştir. Zengin bir aileden gelmekte ve Mesut'un parası için yanında olduğunu anlamamaktadır.

Tek istediği ailesiyle birlikte mutlu ve zengin biçimde yaşayabilmektir. Bunu koruyabilmek için de her şeyi yapmaya hazırdır.

ELİMİ BIRAKMA DİZİSİNİN KONUSU

Feride Hanım, Türkiye’nin saygın yemek şirketlerinden olan Piştim Catring Şirketler Grubu’nun sahibidir. Azı da çoğu da görmüş olduğundan açın da tokun da halinden anlayan bir kadındır. Kocasını genç yaşında kaybettikten sonra çaresiz ve parasız kalan Feride Hanım, sırtına 2 yaşındaki oğlunu alıp yaptığı “beyran” çorbasını satarak evine ekmeğini götürmüştür. Zorlu geçen yıllarla birlikte bir kadının hayatına değmesi adeta sihirli değnek etkisi yaratmıştır Feride Hanım’ın hayatında. Feride Hanım’ın yemeklerini yiyen ve müdavimi olan bir girişimci kadın, Feride Hanım’a kendi işini kurması için aracı olur. Artık her zamankinden daha fazla çalışması gerektiğini bilen Feride Hanım aldığı desteğin hakkını vermek adına çalışmış, sonunda da küçük bir dükkandan zincirler haline gelen esnaf lokantaları olan bir şirket sahibi olmuştur. Hayatına sihirli bir değnek gibi değen girişimci kadının yardımlarını unutmamıştır hiçbir zaman ve bu sebepledir ki o da her daim başka insanların sihirli değneği olmak üzere adımlar atar.

Cenk babasının ölümünden kendini mesul tutarak büyümüştür. Yaptıkları kazada kendini suçlamış, içselliğinden uzaklaşmıştır. Amerika’da okumak istemesi, vatanına döndüğünde ailesinin yanında kalmak istememesinin temelinde ailesiyle yüzleşmek, geçmişini söküp atamamak vardır. Bu sebepledir ki aile şirketini satıp başka bir işe yönelmek istemesi; bu sebepledir ki babaannesiyle geçinememesi ve bu sebepledir ki kazadan sonra çocuksu yanını kaybetmesi.

Cenk kendini ailesinden soyutlayarak büyümüştür. Bu da onun yalnız ve bencil olmasına neden olmuştur. Oysa babaannesi Feride de Arif’in ölümünden kendisini mesul tutup, aynı acıda kavrulmaktadır! Arif’e git diyen kendisidir!

Yirmili yaşların başında, son derece güzel, zeki, saygılı ve önemli bir tekstilcinin kızıdır Azra. Amerika da aşçılık eğitimi almaktadır. Babasının onu çağırmasıyla yurda döner. Üvey annesi Sumru, üvey kardeşi Cansu, müzik dehası olan otizmli kardeşi Mert ve babası ile birlikte yaşarlar. Ancak her şey tek bir gecede yerle bir olur. Eve gelen bir haber her şeyi yerle bir eder.Azra’nın babası bir yangında ölmüştür!

Azra babasını kaybettiği sırada iflas ettiklerini öğrenir. Üvey annesi Sumru ise hayat sigortasından kalan parayı Azra ve Mert’ten gizleyerek kendisine yeni bir hayat kurar.

Azra, otizmli kardeşi Mert ile birlikte hayata tutunma çabasına girer. Ancak bu yolda zorluklarla karşılaşır. Ne yapacağını şaşıran Azra kardeşiyle birlikte ölmeyi bile düşünür ama yapamaz. Ne olursa olsun yaşamalı, hayata tutunmalıdır! Kardeşinin eğitimine devam edebilmesi için kolları sıvar. Çalışması gereklidir ve aldığı eğitim dahilinde iş arar. İstanbul’daki restoranlarda kendisine fırsat kollar. En son gidip görüştüğü yerde Feride Hanım’ın catring şirketine bağlı olan Piştim Restorant’dır. Oradaki müdür Azra’nın Türk mutfağına hakim olmamasından ötürü kızı geri çevirir. Azra üzgün oradan giderken bir umut telefon numarasını bırakır.