Hiperrealist bir sergi mekânına adım attığınızda, gerçek olmayan bir gerçeklikle karşılaşır, içinde kaybolursunuz. Akımın en ünlü ve en iyi temsilcilerinden 1993 doğumlu Brezilyalı ressam Luiz Escanuela ile SÖZCÜ okurlarına özel röportaj gerçekleştirdik. Luiz şaşılacak bir el ustalığına sahip. Resimlerini görüp de büyülenmeyen yok. Bakmayın yaşının genç olduğuna, o yetişkin ressamları kıskandıracak ustalıkta resimler yapıyor.
Düşünün! Ben sanatçının gerçekten ayırt edilemeyecek nitelikte, adeta bir fotoğrafmış hissi veren fırça darbeleriyle yaptığı resimlerini ilk gördüğümde çok korkmuştum. Figürler adeta canlı ve nefes alıyor gidiydiler... Genellikle yağlı boya, sulu boya ve kara kalem ile çalıştığı üç boyutlu eserlerinde sanatçı; vücut kıvrımlarından sarkan derilere, ellerdeki yaşlılık lekelerinden, saç diplerindeki kepek tanelerine kadar her detayı boyamıştı.
İnsanın karmaşık estetiğini olduğu gibi yansıtan sanat formunun karşısında, uzun uzun her bir kırışıklık, kıvrım ve gözeneğe baktım... Kendi görsel algılarımı sorgulayarak!

Luiz Escanuela
Senin işlerine bakmak, baktığımız işin bir fotoğraf mı yoksa bir resim mi olduğunu anlayamadığımız, bir nevi izleyiciyi arafta bırakan, özel bir deneyim. Hiperralizme bakış açın nasıl, bu stilde özel bulduğun nedir?
Aslında tam da söylediğin gibi, gerçekten yüksek bir teknik yetenekle ve/veya takıntılı bir şekilde üretilmiş tüm işlere bakarken ortaya çıkan, kuşkunun askıya alındığı bir an var. Bir dağa tırmanmaya çok benziyor, pek çok zorluk içeren, ciddi planlama ve büyük emek gerektiren bir iş. Ancak tepeye ulaştığında gelen o başarı hissi her şeye değer.
Aynı zamanda izleyiciyle ilişkiye girmek için de mükemmel bir yöntem, onların işten estetik bir keyif almaları ve sonrasında işin altında yatan fikirlere dair düşünmeye başlamalarını sağlıyor.

Luiz Escanuela
Seni resme yönlendiren ilk duygulanım nasıl başlamıştı?
Her şey çocukluktan başlıyor. Yaramazlık yapan bir çocukmuşum. Bir gün elime kağıt kalem vermişler ve galiba sevmişim karalamayı. Sonrasında boya ve türleri de girmiş devreye. Derken çocukluğum resim yaparak geçmiş. O yılları değil ama ilkokulda öğretmen ders anlatırken, defterlerin kenarlarına resim yaptığımı hatırlıyorum. Bu hobim ortaokulda daha da artmıştı etrafımdaki insanlar ‘ne güzel resim yapıyorsun’ demeye başladıklarında.

Luiz Escanuela
Tam olarak boya ve tuvali alıp ne zaman ve nasıl resim yapmaya karar vermiştin?
Orta okuldan sonra, bu işin tekniğini öğrenmeye karar verdim. 15 yaşımda Görsel İletişim Tasarımı (Visual Communication) dersleri almaya başladım. Derslerde işlediğimiz; 1960’lar Amerikası'nda ortaya çıkan hiperrealizm ( aşırı gerçekçilik ) akımından ve ressamlarından inanılmaz derecede etkilendim. Zaten bu akıma yakın olan resim dilimin hiperrealist olması gerektiğine karar verdim ve çalışmalarımı hep bu yolda ilerlettim. 20 yaşıma daha gelmeden profesyonel olarak ilk tablomu tamamlamıştım bile.

Luiz Escanuela
Büyük başarı! Bildiğim kadarıyla da hala üniversite öğrencisisin.
Evet! Şu an hala ‘Centro Universitario Belas Artes de São Paulo’da Görsel İletişim Tasarımı okuyorum.

Luiz Escanuela
Bu yolda ilerlerken; seni etkileyen, sınırlarını zorladığını düşündüğün hiperrealist sanatçılar var mı?
Elbette! Çağdaş İngiliz sanatçı (Young British Artists/YBA'ın üyesi) Jenny Saville'in özgün üslubu beni inanılmaz derecede etkiler. İtiraf etmem gerekirse; çağdaş yaşamın ve cerrahi operasyonların korkunç travmalarının düşünsel ve yaşamsal boyutuna dikkat çeken Jenny’nin sınırları zorlayan devasa boyuttaki çalışmaları, insan bedeni üzerindeki çalışmalarımda bana ilham kaynağı olmuştur.
Onun dışında hiperrealizmin beni etkileyen diğer temsilcilerinden Macar ressam István Sándorfi’nin çalışmalarına ve Yeni Zelandalı ressam Jeremy Geddes’in hiperreal tekniklerine bayılıyorum. Hazır konusu açılmışken Brezilyalı ressam Marcos Beccari’yi de unutmamak lazım. Onun realistik tarzı ve nü çalışmaları da muazzam.

Luiz Escanuela
‘TANER CEYLAN’I TANIMAYAN YOK’
Peki Türk sanatçılardan takip ettiklerin var mı?
Taner Ceylan’ı tanımayan yoktur herhalde. Çalışmalarını beğenerek takip ediyorum. New York’da düzenlediği kişisel sergisine bile gittim. Hiperrealistik tarzdaki eserleri şahane.

Luiz Escanuela
Üretim sürecin nasıl işliyor?
Resimlerimde uzun bir emek ve işçilik var.
Benim üretim sürecim yoğun bir çalışma ile geçiyor, haftalar hattâ aylar sürebiliyor. Hiçbir zaman bir fotoğrafın birebir aynısını kopyalamıyorum, üretimim içerisinde epey emprovizasyon var.

Luiz Escanuela
Tablolarında insan teninin ve ellerin büyük rolü var. Bunun özel bir nedeni var mı?
Evet, doğru! Yaşamın gerçeklerini resmetmek istiyorum. İnsan teninin yaş aldıkça neye benzediğini aktaran tablolarımla; hem kendi vücudumuzun hem de başkalarının bedenlerinde gündelik hayatta bakmadığımız ve aslında görmek istemediğimiz her detayı tüm çıplaklığıyla ortaya koymak istiyorum. Bana göre insan teni çok özel. Ve yaş aldıkça daha anlamlanıyor... Kırışıklıkların, lekelerin, gözünüze insanın defosu gibi görünen yaraların güzelliğini görebiliyorum. Bizi en iyi onlar anlatıyor.
Ellere gelince; o kadar önemliler ki... Sokakta donan insanı da ilk elleri ele veriyor. Uzun saatler çalışan insanı da... Kendi dünyamızı ve bedenimizi öncelikle el aracılığı ile tanıyabiliyoruz... Ayrıca nesneleri tutup kavrayabilen el, kültürün oluşmasında önemli bir yere sahip. İnsanın “insanlaşması” elin sayesinde gelişim gösterebildi. İnsanı diğer hayvanlardan ayıran bir özellik olan dik durabilme yeteneği; dik durmanın yardımıyla ön ayakların özgür kalışı ve beynin büyümesi eller sayesinde gerçekleşti... Bu yüzden insan teni de, elleri de çok önemli.

Luiz Escanuela
Eserlerini yakından görmek isteyenler nereden ulaşabilirler?
Latin Amerika’daki en büyük Art Fair SP-Arte benim tablomla açılış yaptı. Ayrıca önümüzdeki Kasım ayında Brezilya’daki ‘Luis Maluf Art Gallery’ de çok özel bir sergim olacak. Brezilya’ya yolu düşen herkesi beklerim.

Luiz Escanuela
Brezilya biraz uzak bize.
Türkler çok fazla seyahat ediyor. Sergilerime Türkiye’den gelenler oldu daha önce. Hem de çok! Instagram’dan görüp geliyorlar.

Luiz Escanuela
Peki sen daha önce Türkiye’ye geldin mi?
Henüz fırsatım olmadı fakat ilk fırsatta gelmek istiyorum.

Luiz Escanuela
Buradan SÖZCÜ okurlarına söylemek istediğin bir şey var mı?
Fotoğraflarına bakmaktan bile büyülendiğim güzel bir ülkeniz var. Kıymetini bilin.
My sincere thanks to all of you for this. ♥